.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826)
cilt: 89, sayfa: 143
Hüküm no: 117
Orijinal metin no: [34b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ayşe bt. Murâd’ın, dükkân sahibi Hasan Ağa’nın, eşini dükkândan çıkarmasına itiraz ettiği

Havâî süpürgeci gediği men‘i

Ma‘rûz

Müteveffâ süpürgeci es-Seyyid Mustafa b. Mehmed’in zevce-i metrûkesi ve sulbiye sagīre kızı Şerife Hâfıze’nin vasîsi sâhibe-i arzuhâl zâtı mu‘arrefe Âişe bt. Murâd nâm hatun meclis-i şer‘-i münîrde derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism Simkeş es-Seyyid Hasan Ağa muvâcehesinde İstanbul’da Lâleli Çeşme kurbünde Koska nâm mahalde mezbûr es-Seyyid Hasan Ağa’nın pederi müteveffâ el-Hâc Hüseyin Ağa’nın sağlığında mutasarrıf olduğu menzili ittisâlinde vâkı‘ bir bâb dükkân dahi müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa’nın tasarrufunda ve dükkân-ı mezbûr baş muhâsebede kurabiyeci dükkânı olmak üzere mukayyed ise de dükkân-ı mezbûrda zevcim müteveffâ-yı mezbûr süpürgeci Mustafa müste’cir ve derûnunda mevcûde süpürgeci gediği ta‘bîr olunur mukayyed olmayan âlât-ı ma‘lûme dahi zevcim mezbûrun malı iken mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa menzil-i mezkûr dayyik olup ilâveye eşedd-i ihtiyâc ile muhtâc olduğundan dükkân-ı mezkûru zevcim mezbûrun izniyle menziline ilhâk edip zevcim mezbûr dahi mâlik olduğu süpürgeci âlâtını rızâsıyla civârında âhar dükkâna nakl ettikden sonra mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa fevt oldukda menzil-i mezkûr ile ilhâk eylediği dükkân-ı mezbûr mahalli âdiyen oğlu merkūm es-Seyyid Hasan Ağa’ya intikāl etmişdi lâkin ben mücerred zevcim mezbûrun ol-târihde dükkân-ı mezkûru menzile ilâveye râzı olduğunu tutmam? öyle olıcak dükkân-ı mezkûr mahallini menzilinden ayırıp yerine bir dükkân binâ ve bize îcâra merkūm es-Seyyid Hasan Ağa’ya cebr olunmak bi’l-asâle ve bi’l-vesâyâ matlûbumdur dedikde evvelâ tasaddî eylediği da‘vâsı takrîri üzere ber-muktezâ-yı şerî‘at-i garrâ mesmû‘a olmadığı ve sâniyen bu makūle dükkânların sâhibleri eşedd-i lüzûmuna binâen menzillerine katmaları örf-i belde ve nizâm-ı esnâfa mutâbık olmağla derûnundan malı olan gedik âlâtını dahi kaldırıp âhar dükkâna nakl etmişiken ilhâk eylediği mahalli menzilinden ayırıp dükkân binâsına cebr olsun demek kānûna dahi mugāyir olup ol-vechile îrâd eylediği kelâmı kānûnen dahi iltifâta şâyân olmadığı mezbûre Âişe Hatun’a tefhîm ve bî-vech-i şer‘î mu‘ârazadan men‘ olunduğundan mâ‘adâ işbu arzuhâle merbût diğer arzuhâl hâmişinde mastûr iki yüz otuz sekiz senesi Muharremi’nin on birinci günü târihiyle müverraha ve ol-târihde İstanbul kādısı bulunup hâlâ Anadolu sadâreti pâyesiyle tekrîm buyurulan Dürrîzâde sa‘âdetlü fazîletlü el-Hâc Mehmed Âbid Efendi hazretlerinin hatmiyle mahtûm mezbûre Âişe Hatun’un mazmûnunu mu‘terife olduğu bir kıt‘a i‘lâm-ı şer‘îde tasrîh olunduğu üzere târih-i mezkûrda dahi kādı-yı mûmâ-ileyh huzûrunda merkūm es-Seyyid Hasan Ağa ile lede’l-murâfa‘a husûs-ı mezkûru bi-tıbkıhî da‘vâ ettikde ol-târihde dahi bu vechile cevâb-ı şer‘îsi verilmiş olduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.

Fî 28 Z sene [12]41