|
İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826) cilt: 89, sayfa: 144 Hüküm no: 118 Orijinal metin no: [34b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mustafa Sıdkî Efendi b. el-Hâc Mehmed’in Efdalzade mahallesindeki bostan ve odadaki kiracısı Yusuf b. Talib’in kira akdini feshettiği
Ma‘rûz
Efdalzâde mahallesinde bostan fesh-i îcârı
Anadolu kuzâtı eşrâfından sâhib-i arzuhâl Mustafa Sıdkî Efendi b. el-Hâc Mehmed bi’l-ma‘iyye istimâ‘a memûr nezâret-i hazret-i şeyhülislâmîde âsûde evkāf müfettişi müderrisîn-i kirâmdan Meşreb Efendi hafîdi fazîletlü Mehmed Ârif Efendi tarafından mürsel kâtib Ali Rıza Efendi [35a] hâzır olarak akd olunan meclis-i şer‘-i münîrde derûn-ı arzuhâlde ismi mezkûr Yusuf b. Talib nâm kimesne muvâcehesinde nezâret-i hazret-i müşârun-ileyhde âsûde merhûm Üçbaş Nûreddin Vakfı mütevellîsi Mehmed Şakir Efendi kendi nefsinden asâleten ve nezâret-i dâ‘îlerinde vâkı‘ merhûm Neylîzâde Ahmed Efendi Vakfı’nın mütevellîsi müderrisîn-i kirâmdan Hammâmîzâde hafîdi Ali Rıza Efendi tarafından vekîl-i mürseli olmağla vekâleten hâzır olduğu hâlde vakfeyn-i mezkûreyn müstağallâtından İstanbul’da Karagümrük kurbünde Efdalzâde mahallesinde Zincirli Kuyu cânibinde kâin menzilime muttasıl derûnunda bir bâb bahçıvan odasını müştemil bâ-temessük-i mütevellî bi’l-icâreteyn müstakillen mutasarrıf olduğum bir kıt‘a bostana mukaddemâ rağbet verip havâî gediğini iki yüz guruş semen-i makbûza merkūm Yusuf’a bey‘ ve zikr olunan bostan ve odayı dahi otuz dört senesi Cumâdelûlâ gurresinde aded-i şühûr ve sinîn beyân olunmaksızın şehriye beşer guruş kirâ kavliyle yine mezbûr Yusuf’a îcâr ve teslîm etmişdim lâkin zikr olunan oda ve bostanın menzilime katmak için eşedd-i lüzûm olduğundan târih-i i‘lâm şehri gāyetine izâfetle fesh-i akd-i icâre etmemle gedik-bahâ nâmıyla aldığım meblağ-ı mezkûr iki yüz guruşu yedimden geri ahz ile gāyet-i şehr-i merkūmda bostan ve oda-i mezkûreden çıkıp bana teslîme mezbûr Yusuf’a tenbîh olunmak matlûbumdur deyu da‘vâ ettikde ol-dahi cevâbında kaziyye minvâl-i muharrer üzere olduğu bi-tamâmihâ ikrâr ve i‘tirâf edip lâkin mücerred havâî gediği benim olduğuna binâen bostan ve oda-i mezkûreden çıkmam deyu tahliye ve teslîmden imtinâ‘ etmeğin evvelâ mutlakā gedik maddesi hilâf-ı şer‘-i şerîf olup ancak bir husûsun devâm ve istikrârı zımnında taraf-ı saltanat-ı seniyyeden i‘tibâr ile aklâm-ı hümâyûndan birinde mukayyed olan gedikler kānûnen mu‘teber ise de bu makūle mukayyed olmayıp yalnız mütevellî ve mutasarrıf ve müste’cirlerinin rağbetleriyle olan havâî dekâkîn ve mehâzîn ve besâtîn gedikleri kānûnen dahi mu‘teber olmadığı ve ol-vechile mücerred havâî gedikdir deyu bostan ve oda-yi mezkûreyi tahliye ve teslîmden imtinâ‘ı hilâf-ı şer‘-i şerîf ve mugāyir-i kānûn-ı münîf idüğü mezbûr Yusuf’a tefhîm olunmağın bu sûretde bostan ve oda-yi mezkûreyi gāyet-i şehr-i mezbûrda tahliye ve mutasarrıfı merkūm Mustafa Sıdkî Efendi’ye teslîm iktizâ eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.
Fî 22 Z sene [12]41
|