.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827)
cilt: 90, sayfa: 203
Hüküm no: 141
Orijinal metin no: [30b-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mehmed Ağa b. Ali’nin, Kefçe mahallesindeki Çiçekçi Bahçesi’ni, bahçıvan Tanaş v. Yani’ye kiraladığı

Bağçe îcârı

Ma‘rûz

Zikri âtî bağçenin bi’l-icâreteyn mutasarrıfı Mehmed Ağa b. Ali meclis-i şer‘-i münîrde bağçevan tâifesinden Tanaş v. Yani zimmî muvâcehesinde Üsküdar kādısı fazîletlü efendi dâ‘îleri nezâretinde olan evkāfdan galle ve tevliyeti medîne-i Üsküdar’da vâki‘ Kefçe Câmi‘-i şerîfi imâmlarına meşrûta Kefçe Dede Vakfı’nın bi’l-meşrûta mütevellîsi câmi‘-i mezkûr imâmı sahib-i arzuhâl Halil Efendi b. Musa ile bağçevanlar kethudâsı Süleyman Ağa ve bağçevan tâifesinin mazbûtü’l-esâmî Müslim ve zimmî hazır oldukları hâlde vakf-ı mezkûr müsakkafâtından sâlifü’z-zikr Kefçe mahallesinde Ağa Hamamı kurbünde kâin Çiçekçi Bağçesi demekle meşhûr bir kıt‘a bağçe ile derûnunda mebnî bir bâb bağçevan odası ve bir sakız dolabı ve kadîm mağrûs olan doksan aded eşcâr-ı müsmire ve gayrı müsmire vakf-ı mezkûrdan olarak bi’l-icâreteyn tasarrufumda ve sonradan bi’l-işhâd ve bâ-izn-i mütevellî gars olunan eşcâr-ı mütenevvi‘a ile sâir âlât-ı lâzıme ve edevât-ı ma‘lûme dahi bâ-hüccet-i şer‘iye şirâen mersûm Tanaş zimmînin yedinde mâlı olup lâkin hâmiş-i arzuhâlde mastûr derkenâr nâtık olduğu üzre bağçe-i mezkûrenin gediği Başmuhâsebe’de mukayyed olmadığından mesfûrun ihrâcı sadedinde olmuşdum el-hâletü hâzihî beynimiz ıslâh olunup ben bağçe-i mezkûreyi şehr-i âtî Cumâdelûlâ gurresinden aded-i sinîn beyân olunmaksızın senevî yetmişer guruş kirâ kavliyle mersûm Tanaş zimmîye îcâr ve teslîm ol dahi istîcâr ve kabûl etmekle fîmâ-ba‘d kirâ artırmak ve sâir bahâne ile ihrâc sadedinde olmamak üzre ben ta‘ahhüd eylediğimde mersûm Tanaş zimmî dahi zikrolunan oda ve dolabın iktizâ eden ta‘mîr ve termîmini teberru‘an li’l-vakf-ı rü’yetihî ve bağçe-i mezkûre<> derûnuna fîmâ-ba‘d gars edeceği eşcâr ve sebze ve şükûfe ve nebâtât-ı sâire kendi mâlı olmak üzre gars ve ilkāya ta‘ahhüd ve tarafeynden her birimiz âharın ta‘ahhüdünü kabûl ve mütevellî-i hâzır-ı merkūm dahi bu vechile râzı olup külliyen kat‘-ı nizâ‘ eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 18 R sene 1242

Nüshateyn