.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827)
cilt: 90, sayfa: 325
Hüküm no: 271
Orijinal metin no: [53a-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Haçador v. Zakar’ın, değirmen gediği hissesi bedeli adı altında aldığı 2300 guruşu Lorsik v. Sahak ile Avakim v. Nikogos’a iade edeceği

Değirmen gediği semeni nâmıyla aldıkları 2300 guruşu red ve teslîme tenbîh

Ma‘rûz

Âsitâne-i aliyyede vâki‘ uncu esnâfından Lorsik v. Sahak ve Avakim v. Nikogos zimmîler meclis-i şer‘-i münîrde esnâf-ı merkūmeden kendi nefsinden asîl ve şerîki İstefan v. Bedros zimmî tarafından husûs-ı âtîde husûmetihî vekîl olduğu Ohan v. Kirkor ve Kapril v. Atam zimmîler şehâdetleriyle sâbit olan Haçador v. Zakar zimmî muvâcehesinde mahrûse-i Galata’da Azep Kapısı’nda vâki‘ habbâz fırınına merbût beş horosu ekmekçi ve bir horosu uncu olarak kadîmi ve el-yevm altı horoslu bir bâb değirmenin ekmekçi olan beş horos yirmi re’s bargir ve sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmesinin üç bargir ve sekiz mıh hissesi Artin ve üç bargir sekiz mıh hissesi Serkiz v. Mankik ve altı bargir on altı mıh hissesi Melkon ve üç bargir hissesi Kirkor v. Artin ve iki bargir hissesi Sandek v. Agop ve bir bargir hissesi Karabet v. Agik ve sekiz mıh hissesi Ohannes ve sekiz mıh hissesi Bedros v. Bayacan zimmîlerin ve uncu olan bir horos dört re’s bargir ve sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin on altışar mıhdan otuz iki mıh hissesi mesfûrân Artin ve Serkiz ve kezâlik on altışar mıhdan otuz iki mıh hissesi mesfûrân Avanes ve Bedros ve otuz iki mıh hissesi dahi mersûm Melkon zimmîlerin tedâvül-i eydî ile bi’l-irs ve’ş-şirâ el-yevm iştirâken ve şâyi‘an yedlerinde mâlları idüğü bi’l-ihbâr mütehakkık oldukdan sonra mersûm Serkiz zimmî asâleten ve mersûm Bedros zimmî dahi kendi nefsinden asâleten ve mersûmûn Artin ve Melkon ve Kirkor ve Sandek ve Karabet ve Avanes zimmîler taraflarından ber-vech-i âtî vekîlleri olduğunu şâhidân-ı mersûmân şehâdetleriyle sâbit olmağla vekâleten ve habbâzân kethudâsı Ali Ağa ve uncular kethudâsı es-Seyyid Abdülbaki Ağa ve reisler kethudâsı es-Seyyid el-Hâc Veliyüddin Ağa ve esnâfından Bedirzâde İsmail Ağa ve Osman Ağa ve Kapan-ı dakīk tüccârından Çeteci-zâde İbrahim Ağa ve el-Hâc Edhem Ağa ile nizâm ustalarından Pandeli oğlu Todori ve Tavit zimmîler ve sâirleri hazır oldukları hâlde zikrolunan Azep Kapısı Değirmeni fi’l-asl altı horoslu iken bin yüz doksan sekiz senesi Rebî‘ülâhirinin yirmi beşinci günü bâ-i‘lâm ve bâ-fermân-ı âlî İstanbul’da Kırk Çeşme Değirmeni’nden bir horos uncu gediği dahi naklolunup ol vechile beş horosu ekmekçi ve iki horosu uncu olarak yedi horosa iblâğ ve mâliki Aleksan v. Karabet zimmî ismine tashîhan Başmuhâsebe’den sûret i‘tâ olundukdan sonra gedik-i mezkûru mersûm Aleksan zimmîden semen-i ma‘lûma mesfûr Haçador zimmî iştirâ edip yedinde mâlı olduğu hâlde sonradan gelen bir horos uncu gediğini bin iki yüz on bir senesi Şevvalinin on birinci günü kezâlik bâ-i‘lâm ve bâ-fermân-ı âlî Galata’da Yeşil Direkli Hamam zukāğında vâki‘ Kethudâ Değirmeni demekle meşhûr yine kendi mâlı olan iki horoslu bir bâb uncu değirmenine nakletmekle ol vechile zikrolunan Azep Kapısı Değirmeni kadîmi üzre altı horos ile kalmış ve sâlifü’z-zikr Kethudâ Değirmeni’ne nakl husûsunda verilen sûrete mârrü’z-zikr yedi horos ile Azep Kapısı Değirmeni gediğine mersûm Haçador zimmînin mâlik olduğu derc olunmuş ise de mersûm Haçador zimmî gedik-i mezkûru yirmi iki târihinde on beş bin guruşa âhara bey‘le tedâvül-i eydî bulunarak el-hâletü hâzihî asîl ve müvekkilûn-ı mesfûrûn Serkiz ve Bedros ve Artin ve Melkon ve Kirkor ve Sandek ve Karabet ve Avanes zimmîlerin vech-i meşrûh üzre mâlları iken kaleminde mersûmân Aleksan ve Haçador zimmîlerin isimlerine olan kayd-ı atîklerine ta‘arruz olunmadığını ser-rişte ederek otuz dokuz senesi Zilka‘desi’nin on sekizinci günü asîl ve şerîki müvekkil-i mesfûrân İstefan ve Haçador zimmîler sonradan gelen bir horos uncu gediğinin muahharan Kethudâ Değirmeni’ne naklini ketm ve ihfâ ile zikrolunan Azep Kapısı Değirmeni’nde bir horos uncu gediğimiz vardır deyü iki bin üç yüz guruş semen-i makbûza bize bey‘ etmişler idi lâkin bize [53b] bey‘ eyledikleri nesnenin vücûdu olmayıp ma‘lûm olduğundan mâ‘adâ değer olunan Azep Kapısı Değirmeni gediklerinde kat‘a hak ve alâkaları olmayıp asîl ve müvekkilûn-ı mesfûrûnun mâlları olduğu zâhir olmağla semen nâmıyla mâlımızdan bi-gayr-ı hakkın aldıkları meblağ-ı merkūm iki bin üç yüz guruşu asîl ve vekîl-i mersûm Haçador zimmîden istirdâd ederiz deyü da‘vâ ettiklerinde asîl ve vekîl-i mersûm Haçador zimmî dahi cevâbında ber-minvâl-i muharrer bey‘ eyledikleri şeyin vücûdu olmayıp ma‘dûm olduğunu ve değirmen-i mezkûr gedikleri vech-i meşrûh üzre asîl ve müvekkilûn-ı mesfûrûnun mâlları olup kendilerinin kat‘a hakk-ı alâkaları olmadığını bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ikrâr ve i‘tirâf etmeğin ber-muktezâ-yı şerî‘at-i garrâ vekîl bi’l-husûmenin kādı huzûrunda ikrârı müvekkili üzerine nâfiz ve mu‘teber ve bey‘-ı ma‘dûm dahi bâtıl olup semen-i mezkûrun reddi lâzım gelmeğle mûcibince semen nâmıyla aldıkları meblağ-ı merkūm iki bin üç yüz guruşu müdde‘iyân-ı mesfûrân Lorsik ve Avakim zimmîlere red ve teslîme asîl ve vekîl-i mersûm Haçador zimmîye şer‘an tenbîh olunmağın bu sûretde zikrolunan Azep Kapısı Değirmeni’nin mersûmân Aleksan ve Haçador zimmîler isimlerine olan kayd-ı atîkleri kaleminden ref‘ ve terkīn-birle el-yevm kadîmi üzre beşi ekmekçi ve biri uncu olarak yalnız altı horoslu idüğü zikr ve tasrîh ve bâlâda tafsîl olunduğu vechile mesfûrûn Serkiz ve Bedros ve Artin ve Melkon ve Kirkor ve Sandek ve Karabet ve Avanes zimmîlerin isimlerine tashîh olunarak yedlerine bir kıt‘a sûret i‘tâsını hâzırân-ı asîl ve vekîl-i mersûmân Serkiz ve Bedros zimmîler asâleten ve vekâleten istirhâm ve istid‘â ve hakīkat-i hâl ve sıhhat-i makāl bu vechile olup istid‘âları şurût-ı nizâma dahi muvâfık olduğunu kethudâ ve esnâf ve tüccâr ve nizâm ustaları hâzırûn-ı mersûmûn alâ-tarîkı’ş-şehâde ihbâr ve inhâ eyledikleri ma‘lûm-ı devletleri buyruldukda ber-vech-i istid‘â kaydı tashîh olunarak işbu i‘lâm bi-ibâretihâ derciyle yedlerine müceddeden bir kıt‘a sûret i‘tâsı muktezâ-yı şurût-ı nizâm idüğü İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.

Fî 21 B sene 1242

Nüsha-i sâniye verilmişdir

Mukābele-şüd