|
İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827) cilt: 90, sayfa: 372 Hüküm no: 317 Orijinal metin no: [61b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fâtımatüzzehra bt. Mehmed Salih’in, tasarruf ettiği vakıf saka gediği hususunda mağduriyetini dava ettiği
Vakıf sakā gediği maddesi
Ma‘rûz
İstanbul’da Sultân Bâyezid kurbünde Gurabiyeciler [Kurabiyeciler] içinde Camcı Ali mahallesinde sâkine zâtı mu‘arrefe Fâtımatüzzehra bt. Mehmed Salih nâm hatun meclis-i şer‘-i münîrde nezâret-i dâ‘îlerinde olan evkāfdan çavuşlar emîni esbak-ı merhûm Şeyhî Mehmed Ağa Vakfı’nın mütevellîsi es-Seyyid Ali Ağa b. es-Seyyid Halil muvâcehesinde hâlâ sakābaşı es-Seyyid Osman Ağa b. es-Seyyid Hüseyin ve bölükbaşı İsmail b. Halil ve es-Seyyid Ali b. Mehmed ve yiğitbaşı İsmail ile İstanbul’da Fenâr Kapısı dâhilinde Tahtaminâre mahallesi ahâlîsinden Taşçı Ali Ağa ve el-Hâc Reşid Efendi ve Hüseyin ve Hâfız Mehmed Efendi ve sâirleri hazır oldukları hâlde işbu yedimde olup bin iki yüz yirmi altı senesi şehr-i Rebî‘ülevvelinin yirmi dokuzuncu günü târihiyle müverrah Çarşamba günü Arz Odası’nda bi’l-mürâfa‘a nâzır-ı vakf i‘lâmıyla Başmuhâsebe’den i‘tâ olunan bâlâsı tuğrâ-yı garrâ-yı şehin-şâhî ile müzeyyen bir kıt‘a fermân-ı âlî-şânda zikr ve beyân olunduğu üzre vâkıf-ı merkūm hayatında yüz kırk sene mukaddem mâlından İstanbul’da Fenâr Kapısı hâricinde vâki‘ çeşmeye dört kırba ve iki sakā arkalayıcı gedik olmak üzre vaz‘ ve vakf edip zikrolunan kırba ve arkalayıcılar ecr-i misilleriyle çeşme-i mezkûrelerde olan sakālara îcâr ve hâsıl olan icâresiyle balmumu iştirâ ve sâlifü’z-zikr Tahtaminâre Mescid-i şerîfinde îkād ve fazlası dahi mescid-i mezkûrun sâir levâzımı ve tulumba ta‘mîrine sarf olunmak üzre şart ve ta‘yîn etmiş olmağla zikrolunan kırba ve arkalayıcılar sinîn-i mezkûreden beri vakf-ı mezbûr tarafından ta‘mîr ve tecdîd olunarak ecr-i misliyle sakālara îcâr ve icâresi mesârif-i mezkûreye sarf olunarak te‘âmül olunagelip zikrolunan iki aded çeşmelerde beş aded mu‘teber angarya sakā gedikleri dahi bin yüz doksan yedi senesinde bâ-i‘lâm Başmuhâsebe’ye kayd ve sûret i‘tâ olunup her biri sakābaşı temessüküyle ashâbının şirâen mülkleri olarak târih-i mezbûrdan beri vakıf kırba ve arkalayıcılar ile ma‘an sakābaşı ve bölükbaşılar ma‘rifetleriyle kavî küfelâya rabt olunan emîn ve mu‘temed ve müstakīm sakālara cümleten şehriye kırk iki buçuk guruşar îcâr ile icâre-i mezkûrenin altı guruşu zikrolunan Fenâr Çeşmesi’nde olan vakıf kırba ve arkalayıcılar için altı guruşu dahi mârrü’l-beyân Tahtaminâre Çeşmesi’nde olan vakıf kırba ve arkalayıcılar için cem‘an on iki guruşu beher şehr vakf-ı mezkûr mütevellîsine ve mâ‘adâsının dahi yedi guruşu ol târihde mârrü’z-zikr Tahtaminâre Çeşmesi’nde bir angarya sakā gediği mâliki Şâtır Mehmed Ağa b. Osman ve altı guruşu sâlifü’z-zikr Tahtaminâre Çeşmesi’nde bir angarya sakā gediği mâliki sagīr Mustafa’ya ve iki buçuk guruşu yine Fenâr Çeşmesi’nde nısf angarya sakā gediği mâlikesi Hadîce bt. Mehmed nâm hatuna ve beş guruşu yine Fenâr Çeşmesi’nde bir angarya sakā gediği mâlikleri sagīrân Süleyman ve Osman ibney Süleyman’a ve sekiz guruşu yine Tahtaminâre Çeşmesi’nde nısf angarya sakā gediği mâliki Ebûbekir b. Halil’e vermek üzre tanzîm olunmağla merkūm Şâtır Mehmed şehriye yedi guruş kirâlı bir aded ve mezbûre Hadice’nin dahi kezâlik yedi guruş kirâlı bir aded ki cem‘an iki aded mukayyed ve mu‘teber sakā gediği tedâvül-i eydî ile benim şirâen mülküm iken el-hâletü hâzihî icâre-i mezkûre emr-i âlî-i merkūmda tasrîh olunduğu üzre taksîm olunmayıp mütevellî-i mezbûr vakıf için bâlâda beyân olunan on iki guruş yerine hâlâ otuz dört guruş ahz eylediğinden bana nesne vermeyip ol vechile mağdûr olmuşdum el-hâletü hâzihî hâzırûn-ı merkūmûn ma‘rifetleriyle sûret verilip ber-vech-i muharrer mâlike olduğum iki aded sakā gediğimin şehriye ücreti olan on dört guruşun beş guruşunu mütevellî-i mezbûr ve dokuz guruşunu sakābaşı-i merkūm beher şehr bana vermeğe ta‘ahhüd eylediklerinde ben dahi râzıye olup bu vechile beynimizde tanzîm olundu deyü takrîrini mütevellî ve sakābaşı ve hâzırûn-ı merkūmûndan her biri tasdîk eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.
Fî-Selh-i B sene 1242
Nüshateyn
|