|
İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827) cilt: 90, sayfa: 383 Hüküm no: 331 Orijinal metin no: [63a-4] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Zeliha bt. Mustafa’nın, eşinin kapatılan kahvehanesinde başka bir dükkân açamayacağı
Galata’da kahvehâne gediği men‘i
Sahibe-i arzuhâl mu‘arrefetü’z-zât Zeliha bt. Mustafa nâm hatun Çarşamba günü Arz Odası’nda huzûr-ı lâmi‘u’n-nûr-ı düstûrânelerinde ma‘kūd meclis-i şer‘-i münîrde derûn-ı arzuhâlde mezkûru’l-ism tüccârdan Şahinzâde el-Hâc Ahmed Ağa b. el-Hâc Abdürrezzak muvâcehesinde mahrûse-i Galata’da Kürkçülerbaşı’nda çörekçi fırını verâsında köşede kâin merkūm el-Hâc Ahmed Ağa’nın bi’l-icâreteyn tasarrufunda olan bir bâb vakıf kahvehânede zevcim İsmail Çavuş mukaddemâ müşâhereten müste’cir iken zevcim merkūm bâ-fermân-ı âlî vatan-ı asliyesi olan Erikli kasabasında ikāmete me’mûr ve kahvehâne-i mezkûr dahi sâir mecmû‘-ı kahvehâneler ile ma‘an sedd ü bend ve ocağı hedm ve derûnunda kahveci âlâtı ref‘ ve akd-i icâre fesholunup ol vechile mesdûd olduğu hâlde terk oldukdan sonra bu def‘a nefs-i Galata dâhilinde olan mecmû‘-ı kahvehâneler esnâf-ı sâire dükkânları olmak üzre tâliblerine îcâr ve füruht yahud ashâbı mahzen ve hâne ve sâir münâsib sûretlere tebdîl ederek i‘mâl olunması bâbında müekkeden sâdır olan fermân-ı âlî-şânı lede’l-istimâ‘ ben mezbûr İsmail Çavuş’un zevcesi olduğumdan mukaddemâ zevcim mezbûr dükkân-ı mezkûr derûnunda olan kahveci âlâtını tamamen ahz ve ref‘ edip bir nesnesi kalmamış ise de mücerred fi’l-asl zevcim hevâî gedik sahibi müste’cir olduğuna binâen mutasarrıf-ı mezbûrun emr ve izni olmaksızın mâlımdan üç yüz guruşdan mütecâviz meblağ sarfla iki bâb manav dükkânı binâsına şürû‘ eylediğimde mezbûr el-Hâc Ahmed Ağa dahi beni hâlâ Galata Kādısı Âşir Efendi-zâde [63b] fazîletlü Mehmed Tâceddin Efendi huzûruna ihzâr ve ber-vech-i muharrer mutasarrıf olduğum dükkân-ı mezkûru âhar dükkân olmak üzre ben binâ ve inşâ ederim deyü benim mümâna‘atdan men‘imi da‘vâ ve masrûfumu dahi ba‘de’l-keşf vermeğe rızâsıyla ta‘ahhüd ettikde kādı-i mûmâ-ileyh dahi benim îrâd eylediğim kelâmım meşrû‘â olmadığını bana tefhîm ve dükkân-ı mezkûru âhar dükkân olmak üzre mülk sahibi mezbûr el-Hâc Ahmed Ağa’nın binâ ve inşâsına benim mümâna‘at etmemem iktizâ eylediğini huzûr-ı âlîye i‘lâm etmekle bâlâsına i‘lâmı mûcibince amel olunmak bâbında sahh-ı âlî ile müveşşah fermân-ı celîlü’ş-şân sâdır olmuşdu lâkin benim bundan gayrı geçineceğim olmadığına mebnî dükkân-ı mezkûr mutasarrıfı merkūmûn yedinden bana alıverilip zevcimin gediği olmak üzre ben isti‘mâl ederim deyü takrîr-i meşrûhu üzre dükkân-ı mezkûrda hiçbir vechile hak ve alâkası yoğiken tesâddî eylediği da‘vâsı iltifâta şâyân olmadığından gayrı bir def‘a şer‘le rü’yet ve fasl u hasm olunan da‘vânın tekrar istimâ‘ı şer‘an câiz olmadığı müdde‘iyye-i mezbûre Zeliha Hatun’a tefhîm ve bî-vech mu‘ârazadan men‘ olunmağın bu sûretde mantûk-ı i‘lâm-ı şer‘î ve muktezâ-yı fermân-ı âlîleri üzre amel ve hareket olunmak iktizâ eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.
Fî 29 min-Ş sene [1]242
|