.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827)
cilt: 90, sayfa: 385
Hüküm no: 333
Orijinal metin no: [63b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Rukiye bt. Mehmed’in, Müftü Hamamı civarında bir aded evdeki hissesini kardeşi Mustafa Arif’e devrettiği

Müfti Hamamı’nda menzil hissesi ferâğı ve bey‘i

Ma‘rûz

Sahibe-i arzuhâl mu‘arrefetü’z-zât Rukiye bt. Mehmed nâm hatun bi’l-ma‘iyye rü’yete me’mûr Haremeyn-i şerîfeyn müfettişi Emin Beyefendi-zâde fazîletlü Abdülkadir Beyefendi tarafından mürsel Kâtib es-Seyyid Mehmed Efendi dâ‘îleri ma‘iyyetiyle akd olunan meclis-i şer‘-i münîrde li-ebeveyn er karındaşı derûn-ı arzuhâlde mezkûru’l-ism Hâfız Mustafa Ârif muvâcehesinde Dârü’s-sa‘âdeti’ş-şerîfe ağası hazretleri nezâretlerinde âsûde merhûm Keresteci el-Hâc Mehmed Ağa Vakfı mütevellîsi es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi hazır olduğu hâlde hâmiş-i arzuhâlde mastûr defter-i vakfdan muhrec derkenâr nâtık olduğu üzre vakf-ı mezkûr müstagallâtından İstanbul’da Müfti Hamamı kurbünde Zincirli zukākda kâin ma‘lûmü’l-hudûd ve’l-müştemilât beher şehr otuz akçe icâre-i müecceleli bir bâb menzil babamız merkūm Muhammed’in bâ-temessük-i mütevellî bi’l-icâreteyn tasarrufunda ve verâsında kâin bir mikdâr açıklık mahalli dahi şirâen mülkü iken bundan akdem babamız merkūm fevt oldukda mahâll-i memlûk-i mezkûrun mes’ele-i mirasımız üzre yirmi dört sehm i‘tibârıyla üç sehmi vâlidemiz gāibe ani’l-meclis Âişe Hatun’a ve on dört sehmi karındaşımız mezbûra ve yedi sehmi dahi bana mevrûs ve menzil-i mevkūf-ı mezkûr dahi benimle karındaşım mezbûra nısfiyet üzre âdiyen müntakıl olmağla menzil-i mezkûrun taksîmini istid‘â etmişdim lâkin ümenâ-i şer‘-i şerîf ve mi‘mâr halîfeleri irsâliyle keşfettirildikde kābil-i kısmet olmadığından beynimiz ıslâha ba‘de’l-havâle muslihûn tavassutuyla beynimiz ıslâh ve tevfîk olunup ben mahâll-i memlûk-ı mezkûrdan hisse-i irsiyem olan sâlifü’z-zikr yedi sehm-i şâyi‘i tarafeynden bi’l-îcâb ve’l-kabûl bey‘-ı bâtt-ı sahîh-i şer‘î ve vâlidem mezbûrenin izniyle karındaşım mezbûr Hâfız Mustafa Ârif’e yüz guruşa bey‘ ve temlîk ve menzil-i mevkūf-ı mezkûrdan dahi hisse-i müntakılem olan mârrü’z-zikr nısf-ı şâyi‘i hüsn-i rızâ ve tayyib-i hâtırım ve ferâğ-ı mu‘teber-i kat‘î ve mütevellî-i mezbûrun re’yi ile karındaşım mezbûra dokuz yüz yetmiş beş guruş bedel mukābelesinde ferâğ ve tefvîz ve teslîm eylediğimde ol dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve temellük ve teferruğ ve tefevvüz ve tesellüm ve kabz ve kabûl edip semen ve bedel cem‘an bin yetmiş beş guruşu tamamen ve kâmilen bana def‘ ü teslîm ve bedel-i mezkûru umûruma sarfla istihlâke emreylediğinde ben dahi ahz ü kabz ve bedel-i mezkûru emri üzre umûruma sarfla istihlâk etmemle mebî‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine ve ferâğ-ı mezbûrda şurût-ı müfside müdde‘âsına ve bedel-i müstehlek-i mezkûrun istirdâdına ve bi’l-cümle menzil-i mezkûr husûsuna müte‘allika âmme-i da‘vâdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini ibrâ-i âm ile kabûlü hâvî ibrâ ve ıskāt eyledik fîmâ-ba‘d mahâll-i memlûk-i mezkûrun ber-i‘tibâr merkūm on dört sehmi ırsen ve bedel-i sehmi dahi şirâen ki cem‘an yirmi bir sehm-i şâyi‘i karındaşım mezbûrun mülk-i mahzı ve menzil-i mezkûrun dahi nısfı intikālen ve nısfı tefevvüzen mecmû‘u dâhil-i havza-i tasarrufu ve hakk-ı müfevvazı olup benim kat‘a alâka ve medhalim kalmamışdır deyü mukırre-i mezbûre Rukiye Hatun’un cemî‘ takrîr-i meşrûhunu karındaşı merkūm Mustafa Ârif tasdîk ve mütevellî-i merkūm dahi menzil-i mezkûru mezbûr Mustafa Ârif’in müstakillen tasarrufuna bi’t-tevliye izin verip bu vechile beynleri te’lîf olunduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 27 min-Şa‘bâni’l-mu‘azzam sene 1242

[Beyaz Beyaz]