.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827)
cilt: 90, sayfa: 416
Hüküm no: 363
Orijinal metin no: [69a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


İstimlak edilerek Bâbıâli’ye ilave olunan on dört aded berber dükkânlarının gedik nakli

Bâb-ı Âsafî civârında olan on dört bâb berber gediklerini mahâll-i âhara nakli husûsu

Ma‘rûz

Sâdır olan fermân-ı âlîlerine imtisâlen sa‘âdetlü defterdâr efendi bendelerinin işbu takrîri mütâla‘a olundukda Bâb-ı Âlî’ye ilâve olunmak üzre bu def‘a bâ-irâde-i aliyye tefevvüz olunan on dört bâb berber dükkânları gediklerinin Ayasofya-i Kebîr civârında vâki‘ mesdûd kahve dükkânlarına nakline ruhsat buyurulmasını dekâkîn-i mezkûre gedik ashâbı Bâb-ı Âlîlerine arzuhâl takdîmiyle istid‘â etmeleriyle keyfiyet ve iktizâsı ifâde olunmak üzre defterdâr-ı müşârün-ileyhe lede’l-havâle kuyûda mürâca‘at olundukda Bâb-ı Âlî civârında kâin on dört bâb berber dükkânları gedikleri mukayyed olduğu ve bu makūle gedik naklinde muahharan naklolunacak gedik sahibinin rızâsı munzam olmak nizâmından idüğü Başmuhâsebe’den derkenâr olundukdan sonra keyfiyeti mi‘mâr ağa kullarından lede’l-isti‘lâm zikrolunan dükkânlar mutasarrıflarından tefevvüz ve mu‘acceleleri tamamen i‘tâ ile Bâb-ı Âlî’ye ilâve olunmuş ve gedikleri ashâbına terk kılınmış ve gediklerinin mahâll-i âhara nâkli va‘d buyurulmuş olduğundan ber-mûcib-i istid‘â mahâll-i mezkûra yahud mahâll-i sâireye nizâmları mûcibince nakl ve küşâd husûsu taraf-ı dâ‘iyâneme havâle ile tanzîmi re’y-i âlîlerine menût idüğünü i‘lâm etmeğin zikrolunan gediklerin nizâmına tatbîkan münâsib olan mahallere mülk sahiblerinin re’y ve rızâları munzam olarak nakilleri husûsunun iktizâ-yı nizâm i‘lâm olunmasını takrîr etmeleriyle ol bâbda sudûr eden fermân-ı âlîleri mûcibince berber esnâfının kethudâsı İbrahim Ağa ve şeyhi Abdi Efendi ve du‘âcısı İsmail Efendi ve yiğitbaşısı Nuri Ağa ve çavuşu Molla Mustafa ve köşe ustaları ve sâir müsinn ü ihtiyârları nezd-i dâ‘iyâneme celb ile suâl olundukda ber-mûcib-i va‘d-i âlî her biri bir mahâlde kahvehâne şeklinde olmayarak bir münâsib dükkân tedârik etmekde olduklarını ve ber-vech-i istid‘â nakil husûsu dahi şurût-ı nizâmlarına muvâfık olduğunu ihbâr etmeleriyle bu sûretde keyfiyet Başmuhâsebe’ye kayd ile her biri dükkânlarını tedârik ve nakil istid‘â ettikçe şurût-ı nizâmına tatbîkan i‘lâm olunup mûcibince kaleminden ashâbı yedlerine sûret i‘tâsı’çün ifâde-i hâl siyâkında İstanbul Mahkemesi’ne ilm u haberi i‘tâ olunmak iktizâ eylediği huzûr.

Fî 25 min-Şevvali’l-mükerrem sene 1242