İstanbul Mahkemesi 148 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826-1827) cilt: 90, sayfa: 455 Hüküm no: 403 Orijinal metin no: [76a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fesçi esnafına, Salih Ağa b. Hammûde’nin kethuda nasbedildiği
Fesçi esnâfına kethudâ nasbı
Ma‘rûz
Âsitâne-i aliyyede vâki‘ fesçi esnâfının İstanbullu tâifesine bu def‘a kethudâ nasb olunan el-Hâc Salih Ağa b. Hammûde ve yiğitbaşısı es-Seyyid Mehmed Ağa b. Hasan ve yazıcısı Mehmed Ağa ve çavuşu Ramazan Ağa b. Hammûde ve baş ihtiyâr el-Hâc Salih Ağa b. Yunus ve ihtiyârlarından sâbık kethudâ Süleyman Ağa b. el-Hâc Yusuf ve Mehmed Ağa b. Kasım ve Süleyman Ağa b. Osman ve sâirleri meclis-i şer‘-i münîrde Galatalı tâifesinin kethudâsı el-Hâc Süleyman Ağa b. Said ve yiğitbaşısı es-Seyyid Mustafa Ağa b. Hasan ve yazıcısı Mehmed Ağa b. Abdullah ve çavuş el-Hâc Mesud Ağa b. el-Hâc Ömer ve baş ihtiyâr el-Hâc İsmail? Ağa b. Mehmed ve ihtiyârlarından Ramazan Ağa b. Şerif ve el-Hâc Yahya Ağa b. Ahmed ve el-Hâc Mehmed Ağa b. İbrahim ve sâirleri hazır oldukları hâlde sâbıkā İstanbullu baş ihtiyârı Said Ağa b. Sasî muvâcehesinde İstanbullu esnâfından Süleyman b. Feyzullah ve el-Hâc Said b. Süleyman ve Selim b. Kasım ve el-Hâc Ahmed b. Receb ve Mehmed b. Hızır ve Abdurrahman b. Ebî Zeyd ve Mehmed b. el-Hâc Kasım ve sâirleri hazır oldukları hâlde kethudâmız hazır bi’l-meclis Said Ağa b. Süleyman ile sâbık baş ihtiyâr merkūm Said Ağa b. Sasî beynlerinde hukūk-ı şer‘iyeye dâir nizâ‘ları olup ber-nehc-i şer‘î terâfu‘ esnâsında biz ve Galatalı tâifesi hâzırûn-ı merkūmûn mezbûr Said Ağa b. Sasî’den kendi hâlinde olmayıp şurût-ı nizâmımıza münâfî hareketde olduğundan bahisle iştikâ ve esnâfdan ihrâc olunmasını istid‘â eylediğimizde ol dahi kendüye tâbi‘ olan İstanbullu tâifesi hâzırûn-ı merkūmûn ile kethudâmız merkūm Said Ağa b. Süleyman’dan [76b] der-dest olan emr-i âlî-şâna mugāyir gelen fes metâ‘ını fiyât-ı mevzû‘ası üzre bey‘ etmediklerinden hem ibâdullâha ve hem esnâfımıza gadri mûcib hareket eder deyü şikâyet ve ol vechile beynimizde münâza‘ât-ı kesîre sebkat etmişdi el-hâletü hâzihî def‘an li’n-nizâ‘ merkūm Said Ağa kethudâlıkdan azl ve yerine cümlenin muhtârı mezbûr el-Hâc Salih Ağa b. Hammûde kethudâ nasb olundukdan sonra beynimizde tahaddüs eden nizâ‘ ber-taraf ve beynlerinde olan hukūk-ı nizâ‘ı dahi diğer arzuhâle tahrîr olunan i‘lâm-ı şer‘î mantûkunca lede’l-mürâfa‘a muktezâ-yı şer‘-i kadîm üzre fasl u hasm ile munkatı‘ olarak beynimiz te’lîf olunmağla fîmâ-ba‘d merkūm Said Ağa b. Sasî hilâf-ı şer‘i şerîf ve mugāyir-i şurût-ı nizâm hareket etmemeğe ve loncamıza karışmamağa müte‘ahhid ve eğer hilâf-ı ta‘ahhüd hareket eder ise tedîbe râzı oldukda biz dahi gerek ibâdullâha ve gerek esnâfımız fukarâsına zerre mikdârı gadri mûcib harekete cesâret etmemeğe ve fîmâ-ba‘d gelen fes emti‘asını dahi vürûd ettikçe ma‘rifet-i şer‘-i şerîf ve ihtisâb ağası ma‘rifetiyle vakt-i hâle nazaran vaz‘ olunacak fiyât-ı mu‘tedile ile bey‘ ve şirâya ta‘ahhüd ve tarafeynden her birimiz âharın ta‘ahhüdünü kabûl ve külliyen kat‘-ı nizâ‘ eyledik deyü takrîr ve tesâdukları İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.
Fî 12 min-Za sene 1242
Nüshateyn
|