.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 156 Numaralı Sicil (H. 1246-1247 / M. 1831-1832)
cilt: 92, sayfa: 88
Hüküm no: 47
Orijinal metin no: [8b-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ayşe Hanım’ın kocası Hasan Şükrü Efendi’den anlaşarak boşandığı

Tatlîk

Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde ketb ü tahrîri’çün cânib-i şerî‘at-i garrâdan bi’l-iltimâs mezûnen irsâl olunan Kâtib es-Seyyid Mustafa Nazif Efendi mahmiye-i İstanbul’da Karagümrük kurbünde Hadice Sultan mahallesinde vâki‘ Rumeli kuzâtı eşrâfından Hasan Şükrü Efendi b. Ali Efendi ile zevcesi Şerife Âişe Sıdıka Hanım bt. es-Seyyid Ali’nin bi’l-münâsafe tasarruflarında olan ma‘lûmü’l-hudûd bir bâb menzile varıp zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i âlî ettikde menzil-i mezkûrda sâkine ve zâtı Müslimûn-ı merkūmûn ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan mezbûre Şerife Âişe Sıdıka Hanım meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda zevc-i mutallıkı işbu bâ‘isü’l-vesîka mûmâ-ileyh Hasan Şükrü Efendi mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip mûmâ-ileyh Hasan Şükrü Efendi dört yüz elli guruş mehr-i mehr-i muaccel-i müstevfâ ve dört yüz elli bir guruş mehr-i müeccel tesmiyeleriyle zevc-i dâhilim olup târîh-i kitâbdan iki gün mukaddem beni tatlîk etmekle mehr-i müeccel-i mezkûrum olan dört yüz elli bir guruş ile nafaka-i iddet-i ma‘lûmem ve meûnet-i süknâm mukābelelerinde bi’t-terâzî beynimizde ta‘yîn olunan yüz yirmi guruş ki cem‘an beş yüz yetmiş bir guruşu zevcim efendi-i mûmâ-ileyh işbu meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda bana def‘ ü teslîm ben dahi yedinden tamâmen ve kâmilen ahz u kabz edip hukūk-ı zevciyyete ve zevcim efendi-i mûmâ-ileyhin mâlı olup bi-a‘yânihâ kendiye teslîme müte‘ahhide olduğum üç Mısır hasırı ve bir nühâs mangaldan mâ‘adâ ibtidâ-i zevciyyetden işbu târîh-i kitâba gelince sâir beynimizde cereyân eden cemî‘ hukūk-ı şer‘iyeye müte‘allika âmme-i da‘vâdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ile ibrâ ve iskāt ve her birimiz ber-vech-i muharrer âharın ibrâsını kabûl eyledik dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î vâki‘ hâli kâtib-i mezbûr mahâllinde ketb ü tahrîr ve ma‘an meb‘ûs ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘-i şerîfe gelip alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fî 25 Şa‘bân sene 1246

Şuhûdü’l-hâl: Muhzır Mustafa Çelebi b. Hüseyin, Çukadâr es-Seyyid İbrahim Edhem Ağa b. es-Seyyid Süleyman, Anadolu muhzırânından Salih Ağa Anadolu kuzâtından Abdullah Kâmil Efendi.