.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 156 Numaralı Sicil (H. 1246-1247 / M. 1831-1832)
cilt: 92, sayfa: 94
Hüküm no: 54
Orijinal metin no: [10a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Üsküdar’da ekmekçi fırını gedik hisselerinin satışı

Ekmekçi fırını Üsküdar’da

Medîne-i Üsküdar’da vâki‘ habbâzân esnâfından Haçador ve Kiragos veledey Kigork nâm zimmîler taraflarından husûs-ı âti’l-beyânda ikrâr ve takrîre vekîlleri olduğu esnâf-ı mezkûre nizâm ustalarından Filibos v. Agop ve Agop v. Kazer nâm zimmîler şehâdetleriyle sâbit olan nizâm ustalarından Haçador v. Agop nâm zimmî meclis-i şer‘-i hatîrde esnâf-ı mezkûreden işbu hâmilü’r-rakīm Ağik v. Bogos nâm zimmî muvâcehesinde bi’l-vekâle ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip müvekkillerim mersûmân Haçador ve Kiragos zimmîler medîne-i mezkûrede Rum Mehmed Paşa mahallesinde kâin her biri ma‘lûmü’l-hudûd ve’l-müştemilât Çatalfırın denmekle şehîr bir bâb ekmekçi fırını ve ona merbût değirmen derûnlarında mevcûde beyne’l-esnâf gedik ta‘bîr olunur eşyâ ve âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin yirmi sekiz sehm i‘tibârıyla yedi sehmi Ohan ve yedi sehmi Karabet zimmîlerin ve dokuz sehmi mesfûr Ağik zimmînin ve ikişer buçuk sehmden beş sehmi bizim yedimizde ale’l-iştirâk mülkümüz olmağla biz gedik-i mezkûrdan akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin ber-minvâl-i muharrer mâlikler olduğumuz beş sehm hisse-i mezkûremizi tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî şurût-ı müfside ve muvâza‘adan ârî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ve safka-i vâhide ile bâ-izn-i şürekâ mersûm Ağik zimmîye beş bin guruşa bey‘ ü temlîk ve vech-i lâyıkı üzere teslîm eylediğimizde ol dahi ber-minvâl-i muharrer iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabz ve kabûl eylediğinden sonra semen-i mezkûr beş bin guruşu bize tamâmen def‘ ü teslîm ve biz dahi yedinden bi’t-tamâm ve’l-kemâl ahz u kabz edip mebî‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine müte‘allika âmme-i da‘vâdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ile kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt eyledik fî-mâ ba‘d gedik-i mezkûrda olan hisse-i mezkûremizde bizim aslâ ve kat‘â alâka ve medhalimiz kalmamışdır dediler dedikde gıbbe[‘t-tasdîki’ş-şer‘î mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu]

Fî 19 Şevvâl sene 1246

Şuhûdü’l-hâl: Kethüdâ Mehmed İzzet Efendi, Salıcı Abdülgani Ağa, Molla Kadri, Kethüdâ-i muhzırân İsmail Ağa, Odacı Molla Hüseyin ve gayruhum.