|
İstanbul Mahkemesi 211 Numaralı Sicil (H. 1278-1279 / M. 1862-1863) cilt: 98, sayfa: 55 Hüküm no: 10 Orijinal metin no: [3b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şerife Hadice Hürmüz Hanım bt. Seyyid Mustafa ile boşandığı eşi Seyyid Mehmed Said Efendi arasındaki davada sulh olduğu
Nushateyn. Husûs ilehibeve eşyâ mübâya‘ası
Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde ketb ü tahrîri için savb-ı şer‘-i enverden bi’l-iltimâs me’zûnen irsâl olunan Kâtib es-Seyyid el-Hâc Ahmed Aziz Efendi mahmiye-i İstanbul’da Ebü’l-feth Sultan Mehmed Hân aleyhi sicâlü’l-gufrân hazretleri Câmi’-i şerîfi civârında Kameriyeli Mescid nâm-ı diğer Mimar Sinan mahallesinde vâki‘ sâbıkā medîne-i Trabzon kādısı fazîletlü es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi b. el-merhûm Kastamonulu Hoca Ömer Efendi’nin sâkin olduğu menziline varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i âlî etdikde mahmiye-i merkūmede Şeyh Ebu’l-vefâ kurbünde Molla Hüsrev mahallesinde sâkine zâtı müslimûn-ı merkūmûn ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan Şerife Hadice Hürmüz Hanım bt. es-Seyyid Mustafa Raif Efendi vâlidesi kezâlik zâtı müslimûn-ı merkūmûn ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan Hadice İnci Hanım bt. Abdullah hâzıra olduğu hâlde meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda zevc-i mutalliki işbu bâ‘isü’l-kitâb mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Said Efendi mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi evvelâ bin bir guruş mehr-i mü’eccel tesmîyesiyle beni tezevvüc ve duhûl ve bâyinen tatlîk edip ba‘dehû iddetim içinde yüz bir guruş mehr-i müeccel tesmîyesiyle beni tezevvüc ve duhûl ve işbu târih-i kitâb günü beni bâyinen tatlîk etmekle mûmâ-ileyhin zimmetinde iki def’ada mütekarrir ve ma‘kūdun-aleyh mehreyn-i mezkûreynim olan cem‘an bin yüz iki guruş ve nafaka-i iddet-i mu‘ayyene-i ma‘lûmem ve me’ûnet-i süknâm mukābelelerinde bi’t-terâzi beynimizde ta‘yîn olunan bin doksan sekiz guruş ki cem‘an iki bin iki yüz guruş ile bâ-defter-i müfredât eşyâ-i ma‘lûmemi mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi işbu meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda bana tamamen def‘ u teslîm edip ben dahi yedinden bi’t-tamâm ve’l-kemâl ahz u kabz eylediğimden sonra mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi bundan mukaddem zevciyet beynimizde kāime iken malından bana hibe ve teslîm ben dahi ittihâb ve kabz [u] kabûl edip ba‘dehû mûmâ-ileyhin bi-gayrı hakkın fuzûlî ahz u kabz eylediği cem‘an yedi bin üç yüz beş guruş kıymetli altından masnû‘ elmaslıca bir çift dut küpe ve altın halkalı Felemenk elmas taşlı bir yüzük ve altından masnû‘ bir gerdanlık ve sırmalı ve incili iki çiçek ve bir sîm orta şam’dan ve bir sîm ayna ve kara kulak ve zerdeva iki tulum kürk ve bir top Acem şalı ve bir değirmi Acem şalı iki top telli sevâî ve kılabdan işlemeli parlak şalâkî yorgan yüzü ve kılabdan işlemeli parlak şalâkî üç yüz yasdığı yüzü ve Trabzonkârî iki nuhâs sagīr sini ve bir sagīr güğüm ve bir lamba ve on yedi zirâ‘ basma ve üç basma entari ve bir Emrûdî altını aynen bana teslîme ve verâseti benimle mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi’ye münhasıra olduğu hâlde bundan mukaddem vefât eden sagīr oğlumuz es-Seyyid Mehmed Mazhar’ın mâl-ı mevhûbu olup ba‘de vefâtihî benimle mûmâ-ileyhe mevrûs olan iki aded yüzlük mecîdiye altını ve on yedi aded yirmilik memdûhiye altını ve bir yirmilik nısf memdûhiye altınını dahi mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi bi-gayrı hakkın fuzûlî müstakillen ahz u kabz ve ketm ve istihlâk etmekle sâlifü’l-beyân iki aded yüzlük mecîdiye altını ve on yedi aded yirmilik memdûhiye altını ve bir nısf memduhiye altınından dahi sülüs hisse-i irsiyemi damânen bana edâya mûmâ-ileyh el-Hâc Mehmed Said Efendi’ye tenbîh olunmak murâdımdır deyu tasaddî eylediğim da‘vâmdan bâ-tavassut-ı muslihîn mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi ile kat‘ân li’n-nizâ‘ an inkâr iki bin sekiz yüz guruş üzerine bi’t-terâzi sulh olduğumda ol dahi sulh-ı mezkûru ba‘de’l-kabûl bedel-i sulh-ı mezkûr iki bin sekiz yüz guruşu meclis-i sulhda kable mufârakati’l-ebdân bana tamamen def‘ u teslîm ben dahi yedinden tamamen ahz u kabz edip ziyâde müdde‘âma ve bi’l-cümle husûs-ı mezkûra ve işbu târih-i kitâba gelince sâir cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye müte‘allika âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebâtdan ben vâlidem hâzıra-i mezbûre Hadice İnci Hanım ile ma‘ân mûmâ-ileyh es-Seyyid el-Hâc Mehmed Said Efendi’nin zimmetini ibrâ-ı âmm-ı sahîh-i şer‘î ile ibrâ vü ıskāt eylediğimizde ol dahi kezâlik bi’l-cümle husûs-ı mezkûra ve târih-i kitâb-ı merkūma gelince sâir cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye müte‘allika âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebâtdan benimle vâlide-i hâzıra-i mezbûre Hadice İnci Hanım’ın zimmetimizi ibrâ-yı sahîh-i şer‘î ile ibrâ vü ıskāt ve tarafeynden her birimiz âharın ber-minvâl-i muharrer ibrâsını kabûl eyledik, dedikde gıbbe’t-tesâdukı’ş-şer‘î vâki‘ hâli ilh.
Fî 17 Zilka‘de sene 1278
Şuhûdü’l-hâl: Zikr olunan Kameriyeli Mescid mahallesi imâmı es-Seyyid eş-Şeyh Abdüllatif Efendi b. es-Seyyid eş-Şeyh Mehmed Şükrü Efendi, Ahâlisinden müderrisînden Abdullah Mesud Efendi b. Halil Sırrı Efendi, Nuvvâbdan ve müderrisînden Mehmed Emin Efendi b. Ahmed, Attâr Aydınlı Hâfız Süleyman Efendi b. Mehmed, Şekerci Mahmud Ağa b. ( ), Çukadâr İbrahim Ağa b. ( ), Muhzır Mustafa Ağa b. ( ), ve gayruhum
|