|
İstanbul Mahkemesi 211 Numaralı Sicil (H. 1278-1279 / M. 1862-1863) cilt: 98, sayfa: 67 Hüküm no: 18 Orijinal metin no: [5a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Astârcı esnâfından Mustafa Efendi b. Hacı Halil Efendi’nin vasiyeti
Husûs-ı vasiyyet
Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde ketb ü tahrîri için cânib-i şerî‘at-ı garrâdan bi’l-iltimâs me’zûnen irsâl olunan Kâtib es-Seyyid Hafız Osman Nuri Efendi mahmiye-i İstanbul’da Sarachane kurbünde Haydarhâne mahallesinde vâki‘ astârcı esnâfından Mustafa Efendi b. el-Hâc Halil Efendi’nin müste’ciren sâkin olduğu menzile varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i nebevî etdikde mezbûr Mustafa Efendi meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrde zikr-i âtî vesâyâ-yı mu‘ayyene ve gayr-i mu‘ayyenesini tenfîze vasiyy-i muhtâr nasb ve ihtiyâr eylediği astârcı esnâfı kethüdâsı işbu bâ‘isü’l-kitâb es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi b. es-Seyyid Hüseyin mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip ben bi-emri’llâhi te‘âlâ vefât eylediğimde cemî‘-i terekem ve zimem-i nâsda olan hukūku mahz u kabz olunup evvelâ sünnet-i seniyye-i nebevîyye üzere techîz ve tekfîn ve levâzım-ı defnim görülüp duyûn-ı müsbetem zuhûr eder ise ba‘de’l-edâ bâkī kalan terekemin sülüsü ifrâz ve sülüs-i mezkûrdan bin beş yüz guruş iskāt-ı salâvat-ı fâ’item ve kefâret-i yemîn ve savm ve nuzûrat-ı sâirem için ber-nehc -i şer‘î ba‘de’d-devr fukarâ-i müslimîne tasadduk oluna ve vefâtım gecesi on nefer huffâz-ı kirâm celb ve da‘vet ve bir hatm-i şerîf tilâvet etdirdip hâsıl olan ucûr u mesûbâtını benim ve ebeveynim ve sâir mü’minîn mü’minâtın ervâhımıza ba‘de-l ihdâ sülüs-i mezkûrdan beş yüz guruş hüffâz-ı mûmâ-ileyhîma seviyyen tevzî‘ ve taksîm oluna ve sülüs-i mezkûrdan üç yüz guruş harc u sarfla leyle-i mezkûrede tabh-ı helvâ ve it‘âm-ı fukarâ oluna ve yine sülüs-i mezkûrdan altı yüz guruş ile ta‘mîr-i kabrim görüle ve sülüs-i mezkûrdan yüz guruş vefâtım günü kabrimde hâzır bulunan fukarâ-i müslimîne tasadduk oluna ve sülüs-i mezkûrdan her ne fazla kalır ise fazla-i merkūme dahi sülüsân-ı terekem ile ma‘ân verese-i münhasıram beynlerinde alâ mâ farazallâhu’l-alîmü’l-hakîm tevzî‘ ve taksîm oluna deyu vasiyyet ve tenfîzine ve sulbiye-i sagīre kızım Ayşetü’s-sıddıka’nın vakt-i rüşd ve sedâdına değin emvâlini hıfz ve umûr-ı husûsunu idâre ve rü’yete mezbûr es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi’yi vasiyy-i muhtâr nasb ve ihtiyâr eylediğimde ol dahi vesâyet-i mezkûreleri kabûl ve hizmet-i lâzimelerini vaktinde edâya ta‘ahhüd eyledi dediğini kâtib-i mûma-ileyh mahallinde ketb ü tahrîr ve ma‘ân meb‘ûs ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘e gelip alâ vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî 10 Zilka‘de sene 1278
Şuhûdü’l-hâl: Esnâf-ı merkūmeden Ömer Efendi b. Mehmed Emin, Yine esnâf-ı merkūmeden el-Hâc Ali Efendi b. Osman, Yine esnâf-ı merkūmeden Ali Efendi b. Abdülaziz, Yine esnâf-ı merkūmeden Mehmed Nuri Efendi b. Reşid, Yine esnâf-ı merkūmeden Hasan Efendi b. Hüseyin, Yine esnâf-ı merkūmeden el-Hâc Hurşid Ağa b. Abdullah, Mahalle-i merkūme imâmı Hafız Ahmed Rüşdü Efendi (b.) Hasan, Mahalle-i merkūme bekçisi Hasan b. Osman, Mukırr-ı mezbûr Mustafa Efendi’nin sulbî kebîr mahdûmu talebe-i ulûmdan Mehmed Necib Efendi, Ve Mehmed Efendi b. Abdullah, Ve muhtâr-ı sânîsi sırıkçılar kethüdâsı Ali Ağa b. Hafız Mustafa, Ve muhtâr-ı evveli Yorgânî Mahmud Efendi b. Osman, ve gayruhum
|