|
Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 19 Numaralı Sicil (H. 1109-1110 / M. 1698-1699) cilt: 58, sayfa: 332 Hüküm no: 223 Orijinal metin no: [59b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hüseyin Ağa’nın müteveffa babası Osman Ağa’nın vefat eden Kaz Ahmed Ağa’da alacağı olduğunu ispat ettiği
Vilâyet-i Rumeli’nde İştib kasabasında sâkin iken bundan akdem vefât eden Osman Ağa b. ( ) kebîr oğlu ve hasren vârisi bâ‘isü’l-vesîka Hüseyin Ağa b. ( ) meclis-i şer‘-i hatîr-ı lâzımü’t-tevkīrde mahmiye-i İstanbul’da İskender Paşa mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Kaz Ahmed Ağa b. Yunus’un tesviye-i umûruna vasiyy-i muhtârı olmağla terekesine vaz‘-ı yed eden eş-Şeyh Ebubekir Efendi b. Ali Efendi mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip babam mezbûr Osman Ağa hayâtında kendi malından müteveffâ-yı mezbûr Kaz Ahmed Ağa b. Yunus’a işbu yedimde olan mu‘anven ve mersûm deyn temessüğü nâtık olduğu üzere iki yüz elli guruş ikrâz ve teslîm ol dahi iktirâz ve kabz ve mesârifine sarfla istihlâk edip meblağ-ı merkūmu kable’l-ahz babam fevt oldukda ben sagīr bulunmağla ammim ve vasiyyim Mahmud Paşa meblağ-ı merkūmun yüz guruşunu merhûm Kaz Ahmed Ağa’dan ahz u kabz edip bâkī kalan yüz elli guruşu yüz beş senesinde mezbûr Kaz Ahmed Ağa’dan taleb eylediğimde meblağ-ı bâkī-i merkūm yüz elli guruş cihet-i merkūmeden zimmetimde sana edâsı vâcib deynimdir deyü kendi menzilinde huzûr-ı Müslimînde ikrâr ve işhâd ettikden sonra kable’l-edâ vefât etmeğin hâlâ terekesinden taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl ve’l-inkâr müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimînden mahmiye-i mezbûrede el-Hâc Bayram mahallesinde Mehmed Beşe b. Hızır ve diğer Mehmed Beşe b. Hüseyin li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân [olup] isre’l-istişhâd fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr Kaz Ahmed Ağa b. Yunus hayâtında târîh-i merkūmda kendi menzilinde işbu müdde‘î-i mezbûr meblağ-ı bâkī-i merkūm yüz elli guruşu kendiden taleb eylediğinde mezbûr Kaz Ahmed Ağa dahi meblağ-ı bâkī-i mezbûr yüz elli guruş cihet-i merkūmeden zimmetimde vâcibü’l-edâ deynimdir deyü huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettikde ba‘de’t-ta‘d[îl] ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın gıbbe’t-tahlîfi’ş-şer‘î mûcebiyle ba‘de’l-hükm mâ-vaka‘a kayd-şüd.
Fî 8 Rebî‘ülevvel sene 1110
[60a] [Şuhûdü’l-hâl]: es-Seyyid Abdülmuti Efendi, Hüseyin Ağa b. İbrahim, Hüseyin Çelebi b. Mehmed, el-Hâc Süleyman Çukadâr, Ali Efendi b. Abdüllatif, Abdurrahman Efendi b. el-merhûm Ahmed Efendi.
|