.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 19 Numaralı Sicil (H. 1109-1110 / M. 1698-1699)
cilt: 58, sayfa: 344
Hüküm no: 235
Orijinal metin no: [62a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vefat eden Duacızade Abdullah Efendi’nin Sinan Ağa, Kadı Alaeddin ve Hatice Hatun vakıflarına olan borcunun terekeden ödenmesi

Mahmiye-i İstanbul’da Hoca Üveys mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Du‘âcızâde denmekle şehîr Abdullah Efendi b. Mustafa b. Himmet’in verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Râbia bt. Abdülbaki ile sulbiye sagīre kızı Âişe’ye ve li-ebeveyn ammi oğlu İsmail b. Osman’a münhasıra olduğu şer‘an zâhir oldukdan sonra mahmiye-i mezbûrede merhûmân Sinan Ağa ve Kādı Alaeddin ve merhûme Hadîce Hatun vakıflarına bâ-berât-ı sultânî bi’l-fi‘il mütevellî olan işbu râfi‘ü’l-kitâb İbrahim Çelebi b. Ahmed meclis-i şer‘de tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘u’l-yed olan mezbûr İsmail ile sagīre-i mezbûre Âişe’nin vasiyy-i muhtârı olan Esirci Şa‘bân Çelebi b. Ömer mahzarlarında üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Du‘âcızâde Abdullah Efendi b. Mustafa b. Himmet benden mukaddem evkāf-ı mezbûrenin mütevellîsi olmağla merhûm-ı mezbûr Sinan Ağa Vakfı’nın asıl malından üç yüz guruş ve Kādı Alaeddin Vakfı’nın asıl malından yüz elli guruş ve merhûme-i mezbûre Hadîce Hatun Vakfı’nın asıl malından iki yüz elli guruş ki min-haysü’l-mecmû‘ yedi yüz guruşu bi’t-tevliye ahz u kabz edip hattâ meblağ-ı mecmû‘-ı mezkûr yedi yüz guruş ber-vech-i muharrer evkāf-ı mezkûre malından makbûzu olup zimmetinde olduğunu târîh-i kitâbdan bir sene mukaddem hâl-i kemâl-i sıhhatinde alâ-ruûsi’l-istişhâd ikrâr ve işhâd eylediğinden sonra dâmin olmadan mücehhelen vefât etmeğin mezbûrân İsmail ve Şa‘bân’dan suâl olunup meblağ-ı mecmû‘-ı mezkûr yedi yüz guruşu evkāf-ı mezbûre içün bana teslîme tenbîh olunmak bi’t-tevliye matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûrân İsmail ve Şa‘bân Çelebi cevâblarında fi’l-vâki‘ [ber-] vech-i muharrer tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vaz‘-ı yedlerini ikrâr lâkin mütevellî-i mezbûrun minvâl-i muharrer üzere müdde‘âsı ma‘lûmumuz değildir deyü inkâr <> eylediklerinde mütevellî-i mezkûr İbrahim Çelebi’den müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden ve mahmiye-i mezbûrede Edirnekapısı kurbünde Hadîce Sultan mahallesi ahâlîsinden Muhâsebe kâtibi Abdurrahman Efendi b. Mehmed ve Pîr Mehmed Efendi b. Ali nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr Du‘âcızâde Abdullah Efendi b. Mustafa b. Himmet evkāf-ı mezbûrenin işbu müdde‘î-i mezbûr İbrahim Çelebi’den mukaddem mütevellîsi olmağla merhûm-ı mezbûr Sinan Ağa Vakfı’nın asıl malından üç yüz guruş ve merhûm Kādı Alaeddin Vakfı’nın asıl malından yüz elli guruş ve merhûme-i mezbûre Hadîce Hatun Vakfı’nın asıl malından iki yüz elli guruş ki min-haysü’l-mecmû‘ yedi yüz guruş bi’t-tevliye ahz u kabz edip hattâ meblağ-ı mecmû‘-ı mezkûr yedi yüz guruş evkāf-ı mezbûre malından makbûzu olup zimmetinde olduğunu târîh-i kitâbdan bir sene mukaddem hâl-i kemâl-i sıhhatinde bizim huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eylediğinden sonra meblağ-ı mecmû‘-ı mezkûr yedi yüz guruşu evkāf-ı mezbûre dâmin olmadan mücehhelen vefât eyledi biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettikde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın husûs-ı mezkûrda mütevellî-i mezbûrun sun‘u olmamağın yemîn dahi lâzım gelmemeğin mûcebiyle ba‘de’l-hükm ve’t-tenbîh mâ-vaka‘a kayd-şüd.

Fî 20 Safer sene 1110

Şuhûdü’l-hâl: Mustafa b. Mehmed, fahrü’l-müderrisîni’l-kirâm es-Seyyid Abdülmuti Efendi, Mehmed Efendi b. Ahmed İmâmzâde, Hasan Çelebi b. Ahmed el-Muhzır, el-Hâc Abdullah ve gayruhum.