|
Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 19 Numaralı Sicil (H. 1109-1110 / M. 1698-1699) cilt: 58, sayfa: 696 Hüküm no: 557 Orijinal metin no: [129b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Halil Ağa’nın hayatta iken Molla Şeref Camii Para Vakfı’ndan istiğlâl yoluyla aldığı paranın çoğunu ödediğinden kalan kısmın terekeden tahsil edilerek rehinin kaldırılması
Mahmiye-i İstanbul’da Molla Şeref mahallesinde vâki‘ mescid-i şerîfin nukūd-ı mevkūfesine bi’l-fi‘il mütevellî olan bâ‘isü’l-kitâb Mehmed Ağa b. Şa‘bân mahfil-i kazâda mahmiye-i mezbûrede Camcı Ali mahallesi ahâlîsinden olup vakf-ı mezbûrun bundan akdem mütevellîsi iken vefât eden Halil Ağa b. Mustafa b. Mehmed’in sulbî kebîr oğlu olmağla terekesine bi’l-verâse vaz‘-ı yed eden Abdullah Ağa mahzarında bi’t-tevliye üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Halil Ağa b. Mustafa b. Mehmed zimmetinde asl-ı mal-ı vakf-ı mezbûrdan dört yüz altmış dört guruş deyni olmağla mukābelesinde zikr olunan Camcı Ali mahallesinde vâki‘ bir tarafdan İbrahim Ağa menzili ve bir tarafdan kendi mülk menzilinin dâhiliyesi ve iki tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd fevkānî ve tahtânî büyût-ı adîdeyi müştemil hâriciye ta‘bîr olunur mülk menzilini bin yüz üç senesi Saferi’l-hayrının ikinci günü târîhiyle müverraha mahmiye-i mezbûre kādısı es-Seyyid Mehmed Efendi imzâ ve hatmiyle mümzât ve mahtûme mazmûnu müsbete işbu istiğlâl hücceti mûcebince bi-tarîkı’l-istiğlâl ol târîhde vakf-ı mezbûra kāimmakām-ı mütevellî olan işbu İbrahim Efendi b. Hüsrev’e bey‘ ve teslîm ve deyn-i mezbûre takas ol dahi ber-vech-i muharrer vakf içün iştirâ ve tesellüm ve mukāssa ve kabûl eyledikden sonra meblağ-ı mezbûru kable’l-edâ ve’l-fek fevt olmağla terekesinden vakfa edâ ve fekk-i rehne tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr Abdullah Ağa cevâbında fi’l-hakīka babam müteveffâ-yı mezbûrun asl-ı mal-ı vakf-ı mezbûreden zimmetinde ol kadar guruş deyni olduğunu ikrâr ve mukābelesinde hüccet-i merkūme nâtık olduğu üzere zikri mürûr eden hâriciye ta‘bîr olunur menzili meblağ-ı mezbûr mukābelesinde bi-tarîkı’l-istiğlâl bey‘ ettikden sonra babam müteveffâ-yı mezbûr Halil Ağa vakf-ı mezbûra mütevellî olduğu halde vakf-ı mezbûrun mühimmâtına bi’l-izni’ş-şer‘î kendi malından bi-şartı’r-rücû‘ para üç akçe hesâbınca on yedi bin sekiz yüz kırk yedi akçe harc ve sarf ve işhâd edip hattâ bin yüz beş senesinde mahmiye-i mezbûrede muhâsebeci olan Mehmed Efendi babam müteveffâ-yı mezbûrun mürtezika-i vakf huzûrunda muhâsebesini gördüğünde bi’l-izni’ş-şer‘î kendi malından bi-şartı’r-rücû‘ mühimmât-ı vakfa sarf ve işhâd eylediği meblağ-ı mezbûr on yedi bin sekiz yüz kırk yedi akçeyi kabûl ve yedine verdiği işbu mümzâ ve mahtûm muhâsebe defterine tahrîr edip ba‘dehû yine bi’l-izni’ş-şer‘î kendi malından hâric ez-defter mühimmât-ı vakfa bi-şartı’r-rücû‘ hesâb-ı mezbûr üzere dört bin iki yüz otuz üç akçe dahi harc ve sarf ve işhâd etmekle ancak zimmetinde asl-ı mal-ı vakf-ı mezbûrdan iki yüz seksen guruş kalmışdır deyü def‘le mukābele ve istintâk olunsun dedikde gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûr Abdullah Ağa’dan def‘-i meşrûhuna beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimînden zikr olunan Molla Şeref mahallesi sükkânından Mustafa Efendi b. Nimetullah ve Hüseyin Efendi b. Ahmed li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr Halil Ağa b. Mustafa b. Mehmed zimmetinde asl-ı mal-ı vakf-ı mezbûrdan deyni olan dört yüz altmış dört guruş mukābelesinde hudûd-ı mezbûr ile mahdûd hâriciye ta‘bîr olunur menzili işbu istiğlâl hücceti nâtıka olduğu üzere târîh-i mezbûrda mütevellî olan mezbûr İbrahim Efendi bi-tarîkı’l-istiğlâl bey‘ ve teslîm eylediğini huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledikden sonra mezbûr Halil Ağa vakf-ı mezbûra mütevellî olduğu halde vakf-ı mezbûrun mühimmâtına bi’l-izni’ş-şer‘î kendi malından bi-şartı’r-rücû‘ para üç akçe hesâbı üzere on yedi bin sekiz yüz kırk yedi akçe sarf ve bizi işhâd edip hattâ bin yüz yetmiş senesinde mahmiye-i mezbûrede muhâsebeci olan Mehmed Efendi mürtezika-i vakf huzûrunda müteveffâ-yı mezbûrun muhâsebesini gördükde meblağ-ı mezbûr on yedi bin sekiz yüz kırk yedi akçeyi kabûl ve yedine verdiği işbu muhâsebe defterine tahrîr edip ba‘dehû yine bi-şartı’r-rücû‘ kendi malından hâric ez-defter mühimmât-ı vakf-ı mezbûra dört bin iki yüz otuz dört akçe dahi harc ü sarf ve kezâlik bizi işhâd etmekle ancak zimmetinde asl-ı mal-ı vakf-ı mezbûrdan iki yüz seksen guruş bâkī kalmışdır biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettikde gıbbe ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle ve husûs-ı mezbûrda müteveffâ-yı mezbûra yemîn teveccüh etmemekle mûcebiyle müteveffâ-yı mezbûrun terekesinden meblağ-ı mezbûrdan bâkī deyn-i mezbûr iki yüz seksen guruşu edâ ve fekk-i rehne ba‘de’t-tenbîh mâ-vaka‘a kayd şüd.
Fî gurre-i Rebî‘i’l-âhir li-sene aşer ve mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: es-Seyyid Abdülmuti Efendi, Mehmed Ağa b. Mustafa, Mehmed Çelebi b. Salih, es-Seyyid Seyfullah Çelebi b. Ahmed
|