.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 19 Numaralı Sicil (H. 1109-1110 / M. 1698-1699)
cilt: 58, sayfa: 732
Hüküm no: 588
Orijinal metin no: [136a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Hakime Hatun’un vefat eden Hatice Hatun’un tek varisi olduğu

Kezâlik menzil-i mezbûrda sâkine iken bundan akdem vefât eden Hadîce Hatun bt. Mustafa’nın ber-vech-i âtî li-eb kız karındaşı kızı ve zî-rahm-ı mahrem cihetinden hasren vârisesi olduğunu iddi‘â edip zâtı ta‘rîf-i şer‘î ile mu‘arrefe mahrûse-i Galata’ya tâbi‘ kasaba-i Tophane’de el-Hâc Memi mahallesinde sâkine hâfızü’l-kitâb Hâkime Hatun bt. Mehmed meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda müteveffât-ı mezbûrenin zâhirde vâris-i ma‘rûfu olmayıp mecmû‘ terekesi cânib-i beytülmâle âid olmak üzere mahmiye-i mezbûrede bi’l-fi‘il beytülmâl emîni olan Mustafa Ağa b. Abdullah tarafından vekîl-i müsecceli ve vech-i âtî üzere husûmet ve redd-i cevâba me’zûn olan Mehmed Çelebi b. Mustafa mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffât-ı mezbûre Hadîce Hatun bt. Mustafa benim için, li-eb kız karındaşım kızı ve zî-rahm-ı mahrem cihetinden hasren vârisemdir deyü muvâcehemizde huzûr-ı Müslimînde ikrâr ve işhâd ben dahi tasdîk edip ba‘dehû alâ-ikrârihâ fevt oldukda terekesine zâhirde cihet-i merkūmeden benden gayrı vâris ve âhar müstahık yoğ iken vekîl-i mezbûr bi-gayr-ı hakkın vaz‘-ı yed eder suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl ve’l-inkâr müdde‘iye-i mezbûreden müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimîn’den Çerâğī Hamza mahallesinden Mehmed Çelebi b. Ali ve el-Hâc Memi mahallesinden es-Seyyid Mustafa b. es-Seyyid Mehmed nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ şahsı rü’yetimiz ile ma‘lûmumuz olan müteveffât-ı mezbûre Hadîce Hatun bt. Mustafa b. Abdullah müdde‘iye-i mezbûre içün hâl kemâl-i sıhhatinde kız karındaşım kızı ve zî-rahm-ı mahrem cihetinden hasren vârisemdir deyü huzûrda ikrâr ve bizi işhâd eyledi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz ilâ-âhirihî.

Hurrire fi’t-târîhi’l-mezbûr li-seneti’l-mezbûre.

Şâhidûnü’s-sâbikūn