.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Kısmet-i Askeriye Mahkemesi 19 Numaralı Sicil (H. 1109-1110 / M. 1698-1699)
cilt: 58, sayfa: 807
Hüküm no: 653
Orijinal metin no: [150b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Fatıma adlı çocuğun mirastan olan ev hissesinin Ümmügülsüm Hanım’a satıldığı

Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde ketb ü tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘den irsâl olunan Mehmed Efendi b. Mahmud mahmiye-i İstanbul’da Demirkapı kurbünde Dâye Hatun mahallesinde Fâtıma bt. Mehmed nâm sagīrenin tasarrufunda olan menzile varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i şerîf ettikde mahalle-i mezbûrede sâkin iken bundan akdem vefât eden Hüseyin Ağa b. Abdullah’ın verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Âişe Hatun bt. Abdullah’a ve sagīre kızı Safiye’ye ve sagīr oğulları Abdullah ve İbrahim ve İsmail’e münhasıra olup kable’l-kısme mezbûr Abdullah dahi vefât edip verâseti li-ebin kız karındaşı mezbûre Safiye ile li-ebin er karındaşları mezbûrân İbrahim ve İsmail’e münhasıra olup kable’l-kısme mezbûr İbrahim dahi vefât edip verâseti li-ebin karındaşı merkūm İsmail’e münhasıra olup kable’l-kısme mezbûr İsmail vefât edip verâseti vâlidesi Fâtıma bt. Abdullah’a münhasıra ve tashîh meselesi bi-hükmi’l-münâsahati’ş-şer‘iyye dört yüz seksen sehmden olmağla sihâm-ı mezbûrenin yetmiş dört sehmi mezbûre Âişe Hatun’a ve dört yüz altı sehmi merkūme Fâtıma Hatun’a isâbeti tahakkukundan sonra mezbûre Âişe dahi vefât edip verâseti zevc-i metrûku Abdurrahman Efendi b. Mehmed ile sadrî oğlu Mehmed nâm müteveffânın sagīre kızı mezbûre Fâtıma’ya münhasıra ve tashîh meselesi dört sehmden olmağla sihâm-ı mezbûrenin bir sehmi merkūm Abdurrahman Efendi’ye ve üç sehmi farzen ve redden sagīre-i mezbûre Fâtıma’ya isâbet ettikden sonra mezbûr Abdurrahman Efendi bi-tarîkı’t-tehârüci’ş-şer‘î tashîh-i mezbûr üzere kendüye isâbet eden rub‘ hakkı mukābelesinde tereke-i menkūleden iki bin iki yüz on akçe alıp aradan çıkmağla zikri âtî menzil müştemilâtından zikr olunan yetmiş dört sehm-i şâyi‘ müstakılleten sagīre-i mezbûre Fâtıma’nın mülk-i mevrûsu oldukdan sonra sagīre-i mezbûrenin vasiyy-i muhtâresi olup zâtı Mehmed Ağa b. Mehmed ve el-Hâc Mehmed b. Süleyman ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan diğer Âişe bt. Ali Efendi meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda mahalle-i mezbûrede sâkine Ümmühani Hatun bt. Abdullah b. Abdullah tarafından husûs-ı âti’l-beyânda vekîl olduğu zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân mu‘arrifân-ı mezbûrân şehâdetleriyle sâbit olup vekâletine hükmolunan hâfizü’l-kitâb Mustafa Ağa b. Ali mahzarında bi’l-vesâye ikrâr ve takrîr-i kelâm edip evvelen vefât eden merkūm Hüseyin Ağa’nın hîn-i fevtine gelince yedinde mülk ve hakkı olup mahmiye-i mezbûrede Sultan Hamamı kurbünde Hoca Kasım Gönânî mahallesinde vâki‘ üç tarafdan tarîk-i âmma ve bir tarafdan Râbia Hatun mülküne müntehî iki göz at değirmeni ve bir horos değirmeni ve bir ekmekçi fırını ve sekiz bâb fevkānî oda ve altı aded anbâr ve bir samanlık ve su kuyusu ve bir kebîr hamur teknesi ve bir kenîfi müştemil mülk menzilden vech-i meşrûh üzere sagīre-i mezbûre Fâtıma’ya isâbet eden yetmiş dört sehm-i şâyi‘in ifrâzı mümkün olmamağla şer‘an bey‘i lâzım gelmeğin bi’l-izni’ş-şer‘î münâdîlerden Yusuf b. Abdullah yediyle sûk-ı sultânîde otuz gün mikdârı nidâ ve müzâyede olunup rağabât-ı nâs bi’l-külliye munkatı‘a oldukdan sonra vekîl-i mezbûr üzerinde altı yüz guruşda karâr edip ziyâde ile tâlib-i âhar zuhûr etmeyip meblağ-ı mezbûr yevm-i akîdde semen-i misli olduğu sikāt-ı sahîhatü’l-kelimât haberleriyle mukarrer oldukdan sonra tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî şurût-ı müfsideden ârî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile sehm-i şâyi‘-i mezkûru kâffe-i hukūk ve merâfıkı ile vekîl-i mezbûra altı yüz bir guruşa bey‘ u temlîk ve teslîm ol dahi müvekkilesi mûmâ-ileyhâ Ümmühani Hatun’un malıyla onun içün iştirâ ve temellük ve tesellüm edip semeni olan meblağ-ı mezbûr altı yüz bir guruşu yedinden alıp kabz eyledim zikr olunan sihâm-ı şâyi‘a müvekkile-i mezbûrenin mülk-i müşterâsıdır keyfe mâ teşâ mutasarrıfe olsun dedikde gıbbe’t-tasdîk vâki‘ hâli mevlânâ tahrîr ma‘an mürsel Hüseyin b. Mehmed ile meclis-i şer‘a takrîr etmeğin mâ-vaka‘a ketb-şüd.

Fî 19 Rebî‘ülâhir sene 1110

Şuhûdü’l-hâl: es-Seyyid Ahmed Çelebi b. Osman, Ahmed Çelebi b. Ali, Yusuf b. Abdullah.