|
Mahmudpaşa Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1240-1242 / M. 1825-1827) cilt: 91, sayfa: 446 Hüküm no: 528 Orijinal metin no: [82a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ebubekir Ağa’nın Hacı Mehmed ve kızı Hatice aleyhindeki miras davasında sulh olması
Tehârüc sulhu 200 guruş
Mahmiye-i İstanbul’da Kemal Paşa mahallesinde sâkine iken bundan akdem fevt olan Esma nâm-ı diğer Gülizar bt. Abdullah’ın verâseti zevci el-Hâc Mehmed b. Mehmed Salih ile sadriye kebîre kızı Hadice’ye ve kendüyü i‘tâk eden müteveffâ Abdullah b. Halil’in karındaşı Ebûbekir Ağa b. el-mezbûr Halil’e inhisârı tahakkukundan sonra mezbûr Ebûbekir Ağa meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde tereke-i müteveffiye-i mezbûreye bi’l-verâse ve bi’l-emâne vaz‘-ı yedleri mütehakkık olan işbu bâ‘iseyü’l-vesîka zevc-i mezbûr el-Hâc Mehmed ile sadriye kebîre kızı mezbûre Hadice Hatun mahzarlarında ikrâr-ı tam ve takrîr-i kelâm edip mûrisem müteveffiye-i mezbûrenin hîn-i vefâtında bi’l-cümle terekesi nukūd ve urûz olup ve hîn-i vefâtında cemî‘ terekesini zevc-i merkūm ile kızı mezbûre bi’l-verâse ve bi’l-emâne kabz ve vaz‘-ı yed etmeleriyle ben dahi merkūmânın vaz‘ eyledikleri tereke-i müteveffiye-i mezbûreden hisse-i irsiye-i ma‘lûmemi bu esnâda mezbûrân el-Hâc Mehmed ile mezbûre Hadice Hatun’dan taleb ve da‘vâya tasaddî ve ol-vechile beynimizde münâza‘ât-ı kesîre cereyân etmiş idi. El-hâletü hâzihî beynimize muslihîn tavassut edip beni ber-vech-i muharrer tasaddî eylediğim da‘vâ-yı mezkûremden şerâit-i sulhu kabûlümü hâvî mevânî‘-i müfsideden ârî alâ-tarîki’t-tehâruci’ş-şer‘î tereke-i müteveffiye-i mezbûreden benimhisse-i irsiyeme isâbet edenden ezyed ve evfer olan iki yüz guruş üzerine inşâ-yı akd-i sulh eylediklerinde ben dahi sulh-ı mezkûru kabûl ve bedel-i sulh-ı mezkûr iki yüz guruşu meclis-i sulhda kable’l-müfâraka merkūmân el-Hâc Mehmed ve Hadice Hatun bana def‘ ü teslîm, ben dahi yedlerinden tamamen ahz ü kabz edip bi-kadri’l-hısas beynimizde iktisâm etmemizle mûrisem müteveffiye-i mezbûrenin kalîl ve kesîr, celîl ve hakīr, nukūd ve urûzakār ve menkūl ma‘lûm ve mechûl bi’l-cümle ism-i mâl ıtlâk olunur terekesine ve hukūk-ı mîrâsa müte‘allika da‘vâdan her birimiz âharın zimmetini ibrâ-yı âmm-ı sahîh-i şer‘î ile ibrâ ve iskāt eyleyip ve her birimiz ber-vech-i muharrer âharın ibrâsını kabûl eyledik dedikde gıbbe[‘t-tasdîki’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.]
Fî 16 L sene [1]242.
Şühûdü’l-hâl: Muhzır Ali Çelebi, Muhzır Fettah Çelebi, Muhzır Ebûbekir Çelebi.
|