|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 21 Numaralı Sicil (H. 1002-1003/M. 1594-1595) cilt: 12, sayfa: 66 Hüküm no: 20 Orijinal metin no: [11a-2, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Haydar Bey b. Abdullah’ın evini vakfettiği
el-Hamdü lillâh el-vâkıf alâ küllî hâl el-muttali‘ alâ mâ câle fi’l-bâl ve’s-salâtü alâ Muhammed zi’l-hayri ve’l-celâl ve alâ hayri’l-ashâb ve’l-âl. Hamdele ve salvele… Ammâ ba‘d, işbu mazmûnunda vakıf ikrârından bahseden sahîh ve şer‘î bir hüccettir. Dârü’s-saltanat-i seniyye mahmiye-i Kostantıniyye mahallâtından Karabaş mahallesinde sâkin olan yirmi sekizinci yayalar bölüğünden sâhibü’l-hayrât ve râtibü’l-meberrât mefharü’l-eşbâh Haydar Bey b. Abdullah kıbelinden tafsîlâtı aşağıda gelecek vakıf ikrârına ve tescîl maksadıyla vakıfdan rücû‘a vekâleti Mustafa b. Osman el-müezzin ve Ali b. İsa nâm kimesnelerin şehâdetleri ile sâbit olan el-Hâc Kasım b. Abdullah nâm kimesne meclis-i şerî‘at-i şerîfe-i garrâ ve mahfil-i tarîkat-i münîfe-i zehrâda hâzır olup müvekkil-i mezbûrunun işbu vakıf ikrârının sudûruna kadar silk-i mülk-i sahîhinde bulunan, mahalle-i mesfûrede vâki‘, üzerinde fevkānî bir beyt bulunan tahtânî bir beyti, selâmlığı, helâyı ve avluyu hâvî bulunan, bir taraftan Ayşe Hâtun bt. Cafer mülkü, diğer taraftan Hasan b. Abdullah mülkü, öteki taraftan Zübeyde Hâtun bt. Hüseyin mülkü, diğer taraftan da tarîk-ı âm ile mahdûd cemî‘-i mülkünü cümle tevâbi‘ ve levâhıkı ve kâffe-i merâsimi ve tarâ’ıkı ile mülk-i sahîhinden ifrâz edip niyet-i hâlise ve taviyye-i sâfiye ile vakfedip habsettiğini vekâlet-i mahkiyyesi hasebiyle bi’l-vekâle ikrâr ve i‘tirâf etti. Vâkıf-ı mezbûr, menzil-i merkūmda süknâyı evvelâ müddet-i hayâtınca kendisine vefâtından sonra müddet-i hayâtınca zevcesinin kardeşi Hüseyin b. Abdullah’a sonra mezbûrun evlâdına, sonra nesilleri kesilinceye kadar evlâd-ı evlâd-ı evlâdına şart etti. Menzilin tamirini orada kalan kimesne üzerine ve kendi mâlı ile şart etti; kendi mâlı ile tamir etmezse hâkimin izni ile ihrâcını sonra menzilin kirâya verilip ücret-i kirâ ile menzilin tamir edilmesini şart etti. Tevliye-i hasbiyyeyi kendi nefsine, sonra menzilde kalacak kimesneye şart etti. Bunların nesilleri kesildiğinde menzil-i mezkûrun, mahmiye-i mezkûrede vâki‘ Medîne-i münevvere evkāfına mütevellî olan kimesne yediyle emsâl kirâ ile kirâya verilmesini şart etti. Ücret-i kirâdan hâsıl olan meblağdan vakt-i hâcette kâfi miktarının menzilin tamirine sarf edilmesini şart etti. Artan miktarın Medîne-i münevvere ve Ravza-i şerîfe-i mutahhara fukarâsına sarf edilmesini şart etti. Vekîl-i mezbûr sonra vâkıf-ı merkūmun, emr-i vakf ve şerâiti ve kuyûdu ve zavâbıtı tamâmlandığında menzil-i mezbûru tescîl maksadıyla mütevellî nasbettiği Bayram b. Kasım’a teslîm ettiğini ikrâr etti. O dahi tesellüm ve kabz edip sâir mütevellîler evkāfta tasarruf ettikleri gibi tasarruf eyledi. Hâl bu minvâl üzre iken vekîl-i merkūm akār-ı mezbûrun vakfiyetinden rücû‘a şürû‘ edip müvekkilinin mülkiyyetine istirdâdını taleb etti. Hâkim-i mûmâ ileyh mesâil-i evkāfta eimme-i eşrâf beyninde cârî ihtilâfı da bilerek ve hüküm husûsunda lâzım gelen husûsâta ri‘âyet ederek vakfın sıhhatine ve lüzûmuna hükmetti. Menzil-i mezkûr bu sûretle kimesne tarafından tebdîl ve tağyîri câ’iz olmayacak şekilde müebbed, lâzım, müseccel bir vakıf hâline geldi. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ sem‘ihî fe-innemâ ismuhû ale’l-lezîne yübeddilûnehû innallâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıf el-merkūm ale’l-hayyi’l-kayyum.” Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-yevmi’s-sâbi‘ aşer min Cumâdelûlâ sene selâse ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Abdurrahman b. Yusuf el-İmâm, Mustafa b. Osman el-müezzin, İbrahim Bey b. Abdullah el-cündî, Ali b. İsa el-İmâm, Rüstem b. Abdullah, el-Hâc Kasım b. Abdullah, el-Hâc Hüseyin b. Abdullah er-râcil, Ali b. Ahmed, Mehmed b. Abdullah, Hüseyin b. Ali el-attâr, Mustafa b. Mehmed, Hüseyin b. Abdullah ve gayruhüm
|