|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 21 Numaralı Sicil (H. 1002-1003/M. 1594-1595) cilt: 12, sayfa: 89 Hüküm no: 47 Orijinal metin no: [19a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Sipahi Mehmed b. Hamid’in adamlarıyla Himmet b. el-Hâc İbrahim’in müvekkili adına tahsile çalıştığı alacaklara zor kullanarak el koyması
Oldur ki, Anadolu muzâfâtından Yakub Bey Derbendi kazâsına tâbi‘ Alınca nâm karye ahâlîsinden olup vefât eden el-Hâc Bünyad’ın karındaşı ve evlâd-ı sıgārına vasiyy-i şer‘îsi olan Himmet b. el-Hâc İbrahim nâm kimesne meclis-i şer‘-i refî‘ü’l-erkâna Kızkadı dimekle ma‘rûf Mehmed b. Hamid nâm kimesneyi ihzâr ve mahzarında takrîr-i da‘vâ edip bundan akdem vasiyy-i şer‘îsi olduğum sıgārın emvâlinden Kara Hasan nâm kimesne zimmetinde buğday bahâsından dokuz bin beş yüz akçe olup meblağ-ı mezbûru vesâyeten merkūm Kara Hasan’dan taleb eylediğimde, kadı mahkemesinde i‘tirâf edip mezbûrun i‘tirâfı sicil olundukda mezkûr Mehmed dahi sipâhi oğlanı bayrağıyla yanında on beşden ziyâde yaraklı levend ile ol mahalde hâzır olup medyûn-ı mezkûru ahz edip meblağ-ı mezbûrun dört bin akçesin cebren elinden alıp ve beş bin beş yüzün dahi almak için mezbûru Haydar nâm kimesneye kefîle verdikde, ben dahi mâl-ı yetîme niçin böyle gadr edersin, eytâma zulüm eyleme dediğimde yanında olan eşkiyâya, koman deyip her biri âlet-i harble beni katl kasdına üzerime hücûm eylediklerinde, Müslimîn araya girip beni güçle kaçırdılar, hâlâ suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl akībe’l-inkâr udûl-ı Müslimînden el-Hâc Eyüb b. Ali ve Bünyad b. Ali nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde hâzırân olup, fi’l-vâki‘ sâlifü’z-zikr Mehmed minvâl-i meşrûh üzre medyûn-ı mezkûrdan ba‘de’l-ikrâr cebren zikr olunan dört bin akçeyi alıp bâkī kalan beş bin beş yüz akçeyi dahi almak için medyûnu Haydar nâm kimesneye kefîle verip vasiyy-i mezbûr eytâma niçin böyle zulüm edersin dimekle sipâhi oğlanı bayrağıyla yanında mevcûd olan eşkiyâya, koman deyüp her biri âlet-i harble mezbûru katl maksadına üzerine hücûm etdiklerinde Müslimîn araya girip güçle kaçırıp tahlîs etmişlerdir, biz bu husûsa şâhidleriz ve şehâdet dahi ederiz dediklerinde mezbûrânın şehâdetleri ba‘de’t-ta‘dîl hayyiz-i kabûlde vâkı‘a olup mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Tahrîren fî evâsıtı Şa‘bân sene-i mezbûr.
Şuhûdü’l-hâl: Es-Sâbikūn.
|