.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadareti Mahkemesi 21 Numaralı Sicil (H. 1002-1003/M. 1594-1595)
cilt: 12, sayfa: 95
Hüküm no: 55
Orijinal metin no: [20a-2, Arapça]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ahmed Ağa b. Abdülmennân’ın para vakfı tesis ettiği

Elhamdülillâh…. Ammâ ba‘d; işbu mazmûnunda vakıf ikrârından bahseden sahîh ve şer‘î bir hüccet ve sarîh ve mer‘î bir vesîkadır. Dârü’s-saltanati’s-seniyye mahmiye-i Kostantıniyye mahallâtından Simkeş mahallesinde sâkin olan sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât er-râci‘ min rabbihî el-mağfira ve’r-rıdvân Ahmed Ağa b. Abdülmennân kıbelinden âtiyyü’z-zikr vakıf ikrârına vekâleti Lütfullah b. Abdullah ve Mustafa b. Abdullah er-râcileynin şehâdetleri ile sâbit olan Ali Bey b. Hüdâverdi el-cündî nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i şâmih-i imâd ve mahfil-i dîn-i münîf-i râsih-i evtâdda hâzır olup vekâlet-i mahkiyyesi hasebiyle şöyle ikrâr ve i‘tirâf etti ki, müvekkil-i mezbûr hâlis-i mâlından ifrâz ile niyet-i sâfiye ve taviyye-i vâfiye ile sâhibi ve mâliki olduğu râyicü’l-vakt altı bin akçe-i Osmânî madrûb bi darbi’l-hâkānîsini vakfedip habsetti. Meblağ-ı mezbûrun mu‘âmele-i sahîha-i şer‘iyye ve murâbaha-i sarîha-i mer‘iyye ile rehn-i kavî veya kefîl-i melî ile noksansız ziyâdesiz senede ona on bir rıbh üzre istiğlâl ve istirbâh edilmesini şart etti. Allah’ın rıbhdan ve nemâsından nâsib ettiğinin mahalle-i mezbûre avârızına sarf edilmesini şart etti. Tevliyeyi, mahalle-i mezbûre mescidi imâmına şart etti. Nezâret-i hasbiyyeyi de ahâlî-i mahalle-i mezbûreye şart etti. Şurût-i sâlifeye ri‘âyet mümkün olmazsa vakıf gelirinin fukarâ ve mesâkîn-i müslimîn ve müslimâta sarf edilmesini şart etti. Sonra vâkıf-ı mezbûr cemî‘i meblağ-ı mezbûru ve nakd-i ma‘dûd-i mesfûru tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği Mustafa b. Abdullah’a teslîm etti. O dahi tesellüm ve kabz edip sâir mütevellîler evkāfta tasarruf ettikleri gibi tasarruf eyledi. Hâl bu minvâl üzre iken vekîl-i mezbûr eimme-i selâsemiz indinde vakf-i nukūdun adem-i sıhhatine ihticâc ederek vakıfdan rücû‘ edip meblağ-ı merkūmun ke-mâ kâne mülküne idhâlini taleb etti. Mütevellî-i mezbûr vakf-ı nukūdun İmam-ı Züfer katında sahîh olduğunu söyleyerek redden imtinâ‘ etti. Hâkim-i muşârun ileyh, imâm-ı mezbûrun kavli üzre vakfın sıhhatine hükmetti. Vekîl-i merkūm iddi‘âsını tekrâr edip İmam Züfer katında sahîh ise de lâzım değildir; zikr olan sıhhate hüküm lüzûmu îcâb eylemez diye meblağ-ı mezbûru taleb edince mezkûr mütevellî sıhhate hükm olunmak ile mecme‘un aleyh olunca imâmeyn-i hümâmeyn Ebû Yusuf b. Yakub el-imâmü’s-sânî ve İmam Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî re’ylerinde dahi sahîh olmuş oldu. Onların re’ylerinde sıhhat lüzûmdan müfârakat olunmaz diye lüzûmuna dahi hüküm taleb edince hâkim-i mûmâileyh meblağ-ı mezkûrun vakfının lüzûmuna dahi hükmedip tescîl etti. Min ba‘d nakz ve nakzına mecâl muhâl oldu. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ sem‘ihî fe-innemâ ismuhû ale’l-lezîne yübeddilûnehû innallâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıf ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm.” Cerâ fî evâsıtı Şa‘bân sene isneteyn ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Yusuf b. Abdullah el-müezzin, Seydi Ahmed b. ( ), Hasan b. Hüseyin, Ahmed b. Mehmed, Mustafa b. Ahmed, Ramazan b. Mustafa, Ramazan b. Hasan, Mustafa b. Abdullah, Seyfi b. Hüseyin, Mehmed b. Maksud, Mehmed b. Mustafa, Yakub b. Mustafa, Mustafa el-cündî, Mustafa b. Abdullah, (…), İskender b. Abdullah el-cündî, Hamza b. Ahmed, Ali b. Mustafa, Mustafa [b.] Ali, Mehmed [b.] Mustafa, Mehmed [b.] Şaban, Ahmed b. Hüseyin el-muhzır ve gayruhüm