|
Bab Mahkemesi 54 Numaralı Sicil (H. 1102 / M. 1691) cilt: 20, sayfa: 164 Hüküm no: 168 Orijinal metin no: [27a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mehmed Çelebi b. Hacı Mustafa Ağa’nın bütün mal ve emlâkını kardeşi Ahmed Çelebi’ye satması
Mahmiye-i İstanbul’da Mi‘mâr Sinan mahallesinde sâkin Mehmed Çelebi b. merhûm el-Hâc Mustafa Ağa b. Hüseyin meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde, li eb karındaşı işbu bâ‘isü’l-kitâb Ahmed Çelebi mahzarında ikrâr ve takrîr-i kelâm edip, benimle karındaşım mezbûr Ahmed ile beynimizde iştirâki’s-seviy üzre mülk ve hakkımız olup Havâss-ı Aliyye kazâsı muzâfâtından Çatalca kazâsında vâki‘ bir tarafdan Ali Çavuş bahçesi ve bir tarafdan Kulaksız Halil Bey mülkü ve bir tarafdan Karakulak Hasan Ağa mülkü ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd, hâricen iki oda ve bir ahır ve su kuyusu ve dâhilen iki fevkānî ve iki tahtânî oda ve bir matbahı müştemil mülk menzilden ve içinde mevcûd beynimizde ma‘lûm kalîl ve kesîr cümle eşyâdan dahi nısf hisse-i şâyi‘amı [ve] hâriciyesi üç oda ve ahır ve samanhâne ve dört öküz ahır[ı] ve dört hizmetkâr odası ve dâhiliyesi taş kule ve hamam ve matbah ve saman anbarları ve oda ve bir sofa ve iki bağı müştemil çiftlik ta‘bîr olunur mülk menzilden ve kezâlik içinde mevcûd ve beynimizde ilm-i şer‘î ile ma‘lûmü’l-vasf ve’l-aded köleler ve câriyeler ve öküzler ve sâir devâbb ve mevâşî ve ma‘lûmü’l-mikdâr zehâyir-i mütenevvi‘a ve âlât-ı hırâset ve zirâ‘at ve evân-ı nühâsiye ve gayr-ı nühâsiye ve sâir onda mevcûd olan kalîl ve kesîr cümle eşyâdan dahi nısf hisse-i şâyi‘amı, bi cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık ve kâffeti’l-menâfi‘ ve’l-merâfık tarafeynden îcâb ve kabûlü hâviye şürût-ı müfsideden ârî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i kat‘î ile karındaşım mezbûr Ahmed Çelebi’ye bi safkatin vâhidetin bin iki yüz guruşa bey‘ ve temlîk ve teslîm ve yine iştirâken tasarrufumuzda olup çiftlik-i mezbûra tâbi‘ mevâzi‘-i adîdede vâki‘ kezâlik beynimizde ma‘lûmü’l-hudûd ve’l-kat‘ cümle tarlalardan nısf hisse-i şâyi‘amı, kezâlik cümle tevâbi‘ ve levâhık ile bâ-izn-i sâhib-i arz safka-i vâhide ile merkūm Ahmed Çelebi’ye üç yüz guruş mukābelesinde ferâğ ve tefvîz, ol dahi iştirâ ve tesellüm ve tefevvüz ve kabûl ettiğinden sonra semen-i merkūm ile bedel-i mezbûr cem‘an bin beş yüz guruşu merkūm Ahmed Çelebi bana edâ ve teslîm, ben dahi yedinden tamâmen ahz u kabz ve istîfâ eyledim. Ba‘de’l-yevm emlâk-i mezkûrda ve cümle eşyâ-yı mezbûrede ve arâzî-i mesfûrede vechen mine’l-vücûh alâka ve medhalim kalmayıp, cümlesi merkūm Ahmed Çelebi’nin mülk-i müşterâsı ve hakk-ı müfevvazı olmuşdur. Min-ba‘d onda olan akārda ve cemî‘ eşyâda aslâ hak ve müstahakkım kalmamışdır. Merkūm Ahmed Çelebi keyfe mâ yeşâ ve yahtâr mutasarrıf olsun dedikde, gıbbe’t-tasdîki’l-vicâhî mâ hüve’l-vâki‘ ve’l-ibtiğā ketb ve imlâ olundu. Fi’l-yevmi’s-sâlis min Cumâdelâhire li sene isneteyn ve mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Eş-Şeyh Abdullah Efendi b. Abdullah, Halil Çelebi, Hasan Yazıcı [b.] Ahmed, el-Hâc İbrahim [b.] Abd[ullah], Molla Mehmed b. Ali, Mustafa b. Piyâle, İbrahim Çelebi [b.] Ahmed, el-Hâc Abdülkerim [b.] Yunus, Mustafa b. Şaban ve İbrahim b. Muharrem.
|