|
Bab Mahkemesi 54 Numaralı Sicil (H. 1102 / M. 1691) cilt: 20, sayfa: 174 Hüküm no: 183 Orijinal metin no: [29b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fâtıma bt. Derviş’in terekesinin varisler arasında paylaşılması
Mahmiye-i İstanbul’da el-Hâc Ali mahallesinde sâkine iken bundan akdem vefât eden Fâtıma bt. Derviş nâm hâtunun verâseti, zevc-i metrûku Yusuf Ağa b. Abdurrahman ile sadrî oğlu Ahmed ve Hasan ve Ali’ye münhasır olup, ba‘dehâ mezbûr Ali dahi vefât edip, verâseti kebîr oğulları Mahmud ve Mustafa’ya münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve mütehakkik oldukdan sonra mezbûr Mahmud ile kendi tarafından asâleten ve karındaşı merkūm Mustafa Çelebi tarafından vekâleten meclis-i şer‘-i şerîfde, bundan esbak fevt olan mezbûr Yusuf Ağa’nın terekesine bi’l-verâse vâzı‘u’l-yed olan sulbî kebîr oğlu Mehmed Çelebi nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip, babam müteveffâ-yı mezbûr Ali’nin vâlidesi olup merkūm Yusuf Ağa’nın zevce-i menkûhası iken vefât eden merkūme Fâtıma’nın zevci mezbûr Yusuf Ağa zimmetinde mehr-i müecceli olan otuz bin akçeyi kable’l-ahz mezbûre Fâtıma vefât etmekle, mezbûr Yusuf Ağa’dan mehr-i mezbûrdan babam müteveffâ-yı mezbûr Ali’ye yedi bin altı yüz akçe hissesine kable’l-edâ mezbûr Yusuf Ağa ve babam mezbûr Ali vefât etmeleriyle ben dahi bundan akdem mezbûr Yusuf Ağa’nın vârisleri olan mezbûrân Mehmed ve Hasan ve Hatice’den meblağ-ı mezbûr bin beş yüz akçe ile mu‘accel otuz miskāl altın bilezik ve yüz guruş kıymetli bir re’s câriye bahâsı ve cihet-i karzdan beş yüz guruş ve zırh bahâsı yetmiş guruş ve sâir tereke-i müteveffât-ı mezbûre Fâtıma’dan bize isâbet eden hisse-i şer‘iyyemizi taleb ve da‘vâ eylediğimde, mezbûrûn Mehmed ve Hasan ve Hatice dahi mehr-i müeccel-i mezbûrdan babam mezbûr Ali’ye isâbet eden meblağ-ı mezbûr yedi bin beş yüz akçe zimmetlerinde bize deynleri olduğunu i‘tirâf edip ve yedime deyn temessükü dahi ver dediklerinden sonra târih-i kitâb senesi Rebî‘ulevveli’nin evâhirinde mahmiye-i mezbûrede Bâb nâibi olan Muharrem Efendi huzûrunda mezbûrûn ile mürâfa‘a-i şer‘-i şerîf olduğunda, mezbûr Mehmed ve Hasan ve Hatice ancak yedi bin beş yüz akçe bize deynlerin ikrâr ve i‘tirâf mâ‘adâsın inkâr etmeleriyle nâib-i mûmâ-ileyh dahi ikrârları mertebesi olan yedi bin beş yüz akçeyi hükm ve kazâ ziyâde için yine imhâl edip, işbu hüccet-i şer‘iyyemi tahrîr ve yedime vermişdi. Hâlâ mezbûr Mehmed Çelebi’ye suâl olunup meblağ-ı mezbûr yedi bin beş yüz akçeyi bana edâ ve teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur deyu mazmûnu min-külli’l-vücûh takrîr-i meşrûhuna mutâbık ve nâib-i mûmâ-ileyhin imzâsıyla mümzât ve târih-i mezbûr ile müverraha bir kıt‘a hüccet-i şer‘iyye irâ’e edip, merkūm Mehmed Çelebi muvâcehesinde feth ve kırâ’at ve istintâk olundukda merkūm Mehmed Çelebi mazmûn-ı hüccet-i mezkûreyi ikrâr ve i‘tirâf etmeğin, mûcebince mahkûmun-bih olan meblağ-ı mezbûr yedi bin beş yüz akçeyi müteveffâ-yı mezbûr Yusuf Ağa terekesinden merkūm Mahmud Çelebi’ye edâ ve teslîm etmek üzre mezbûr Mehmed Çelebi’ye tenbîh olunup, mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sâbi‘ ve’l-ışrîn min Cumâdelâhire li sene isneteyn ve mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Murtaza Efendi b. İshak el-kadı, Ali Efendi b. Hüseyin el-müderris, diğer Ali Efendi b. Mustafa el-müderris, İbrahim Çelebi b. Ahmed.
|