|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649) cilt: 15, sayfa: 49 Hüküm no: 13 Orijinal metin no: [4a-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mehmed Beşe b. Ali’nin beytülmâl tarafından el konulan terekesinin annesi ile kız kardeşine teslimi
Mahrûse-i Galata a‘mâlinden kasaba-i Tophâne’de Firuz Ağa mahallesi sâkinelerinden Fâtıma Hâtun bt. Mehmed meclis-i şer‘de Kırk Sekizinci Ağa Bölüğü’nden olup bundan akdem kasaba-i Kili’de vefât eden Mehmed Beşe b. Ali’nin zâhirde vâris-i ma‘rûfu olmamağla, Yeniçeri Beytülmâl emîni olup muhallefât-ı müteveffâ-yı mezbûre vâzı‘u’l-yed olduğu şer‘an sâbit olan İlyas Ağa b. Sinan tarafından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl olup vekâleti şer‘an sâbite olan Mehmed Beşe b. Mustafa mahzarında üzerine takrîr-i da‘vâ edip müteveffâ-yı mezbûr Mehmed Beşe benim sadrî oğlumdur verâseti bana ve li ebeveyn karındaşı işbu Ayşe nâm sagīreye münhasıradır, bu vechile tereke-i müteveffâ bana ve sagīreye intikāl eylemişken işbu vekîl Mehmed Beşe’nin müvekkili emîn-i merkūm nâ-hak vaz‘-ı yed eder, suâl olunup tereke-i müteveffâ-yı mezbûrdan yedi izâle olunması matlûbumdur dedikde, gıbbe’s-suâl vekîl-i mezbûr Mehmed Beşe müvekkili emîn-i mezbûrun tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vaz‘-ı yed eylediğini ikrâr edip işbu müdde‘iyenin verâsetini inkâr etmeğin, müdde‘iye-i mezbûre Fâtıma Hâtun’dan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i ahrâr-ı ricâl-i müslimînden olup mahalle-i mezbûrede sâkin Mustafa Efendi b. Mehmed el-imâm ve Mehmed Beşe b. Süleyman ve Arslan b. Karaca nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup gıbbe’l-istişhâd her biri şehâdet edip fi’l-hakīka işbu müdde‘iye Fâtıma Hâtun Kırk Sekizinci Ağa Bölüğü’nden olup bundan akdem kasaba-i Kili’de vefât eden Mehmed Beşe b. Ali’nin vâlidesidir ve işbu Ayşe li ebeveyn kız karındaşıdır, verâseti işbu müdde‘iye ile li ebeveyn kız karındaşı Ayşe bt. Ali’ye münhasıradır, mezbûretân Fâtıma Hâtun ve Ayşe’den gayrı vârisi ve terekesine müstahıkk-ı âharı olduğu ma‘lûmumuz değildir, biz bu husûsa şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her birilerinin muvâcehesinde edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle oldukdan sonra şehâdet-i mezbûre mûcebince mezbûretân Fâtıma Hâtun [ve] Ayşe’nin verâsetlerine ve tereke-i müteveffâ-yı mezbûrdan emîn-i mezbûr İlyas’ın izâlelerine vekîl-i mezkûr Mehmed Beşe mahzarında şerâyit-i hükm mer‘iyye olduğu hâlde hükm olunup mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’l-hâmis min Cumâdelûlâ li sene tis‘a ve hamsîn ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Çelebi b. Abdülbâkī el-kâtib, Osman Çelebi b. Mehmed el-kâtib, Mustafa Çelebi b. Abdurrahman el-kâtib, Yahya Bey b. Zekeriya.
|