|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649) cilt: 15, sayfa: 72 Hüküm no: 41 Orijinal metin no: [11a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Râbia Hâtun bt. Mehmed’in bazı emlâk ve eşyasını kocası Mustafa Ağa b. Abdülkerim’e bıraktığı
Mahmiye-i İstanbul’da Şehzâde Câmi‘-i Şerîfi kurbunda Molla Hüsrev mahallesinde sâkine Râbia Hâtun bt. el-merhûm Mehmed Efendi tarafından husûs-ı âti’l-beyânı ikrâra vekîl olup vekâlet-i mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan Hasan Rûşen b. Hüseyin ve Himmet Çelebi b. Yusuf şehâdetleriyle şer‘an sâbite olan Mehmed Çavuş b. Abdullah meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde, müvekkile-i mezbûrenin zevci işbu râfi‘ül-kitâb Mustafa Ağa b. Abdülkerim el-müteferrika mahzarında bi’l-vekâle ikrâr ve i‘tirâf edip zikr-i âtî akdin sudûruna değin müvekkile-i merkūmenin silk-i mülk ve yedinde münselik hakkı olup vilâyet-i Anadolu’da Yalakâbâd kazâsına tâbi‘ Çalıca nâm karyede vâki‘ bir tarafı Yusuf Çelebi b. Abdullah mülküne ve bir tarafı Hüseyin b. ( ) mülküne ve bir tarafı Paşa Çiftliği demekle ma‘rûf çiftliğe ve bir tarafı tarîk-i âmma müntehî olup bir çardağı ve ahûru ve samanlığı ve anbarı ve bir sığır ahûrunu ve bir tahtânî odayı müştemil çiftlik ta‘bîr olunur cemî‘ mülk menzilini, cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ile ve menzil-i mezbûra muttasıl olup lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd İnandı Deresi demekle ma‘rûf nehir üzerinde dâyir bir göz un değirmenini dahi seng-rîzeni ve sâir hukūk ve merâfıkı ile ve yine çiftlik-i mezbûr kurbunda vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd tahmînen dört dönüm cemî‘ mülk bağını dahi cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ile ve zikr olunan menzil içinde vâki‘ iki nühâs bakracını ve bir nühâs kebîr sahanını ve üç belini ve üç el çapasını ve iki kebîr çapasını ve bir kürek belini ve altı aded urganını ve bir araba zincirini ve bir teknesini ve bir nühâs sinisini ve bir baltasını ve bir çatal çekicini ve bir boğaz demirini ve iki bıçağını ve bir sac ayağını ve bir tartiyesini ve dört re’s kara sığır ineğini ve bir çift kara öküzünü ve bir danasını ve bir re’s buzağısını ve on dört keyl buğdayını ve iki keyl burçağını safka-i vâhide ile müvekkilem mezbûre zevci merkūm Mustafa Ağa’ya sekiz yüz kıt‘a riyâlî kuruşa bey‘-i bâtt-ı sahîh ile bey‘ edip ol dahi nefsi için iştirâ ve kabûl eyledikden sonra yine zikri âtî ferâğ ve tefvîzin sudûruna değin müvekkilem mezbûrenin taht-ı tasarrufunda olup karye-i mezbûre sınırında vâki‘ mârrü’z-zikr çiftliğe intimâ ve intisâbı olup Değirmenönü nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd iki kıt‘a çayırın ve yine değirmen kurbunda vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a çayırın ve Yarbaşı nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd dört kıt‘a tarlanın ve <> …? bağı nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Derviş Ali tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Beyler Çiftliği demekle ma‘rûf çiftlik kurbunda vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd ormanın ve Eskideğirmen yeri nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd beş kıt‘a tarlanın ve Deveboynu nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve mârrü’z-zikr çiftlik kurbunda vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve harman yerinin ve Deretarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Hızır Reis tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd iki kıt‘a tarlanın ve Nalçacı tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın hakk-ı tasarruflarını, sâhib-i arz ma‘rifetiyle müvekkilem mezbûre merkūm Mustafa Ağa’ya iki yüz kıt‘a riyâlî kuruş mukābelesinde ferâğ ve tefvîz edip ol dahi tefevvüz ve kabûl eyledikden sonra semen-i mezbûr sekiz yüz riyâlî kuruş ve bedel-i ferâğ olan iki yüz riyâlî kuruş cem‘an bin riyâlî kuruşu müvekkilem mezbûre Râbia Hâtun merkūm Mustafa Ağa yedinden tamâmen ahz u kabz edip mârrü’z-zikr menzili ve değirmeni ve bağı ve bahçeyi ve eşyâ-i mezbûreyi ve çayırı ve tarla ve ormanın mahallerinde zabt ve tasarrufa merkūm Mustafa Ağa’yı tarafından taslît eyledi dedikde, vekîl-i mezbûrun minvâl-i muharrer üzre cârî ve sâdır olan ikrârı el-mukarru lehü’l-merkūm vicâhen tasdîk ve şifâhen tahkīk edicek ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’t-tâsi‘ ve’l-ışrîn min şehri Rebî‘ilevvel li sene 1059.
Şuhûdü’l-hâl: Halil Ağa b. Mehmed, İsmail Ağa b. Yusuf, Mustafa Çelebi b. Abdurrahman, Ahmed Efendi b. Hüseyin, Ahmed Çelebi b. Abdurrahman, Yahya Bey b. Zekeriya, Mustafa Çelebi b. Receb.
|