.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649)
cilt: 15, sayfa: 78
Hüküm no: 51
Orijinal metin no: [13a-2]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Şahbaz bt. Abdullah’ın alacak hususunda Esirci Kerime bt. Musa ile sulh olduğu

Mahmiye-i İstanbul’da Molla Hüsrev mahallesinde sâkine Şahbaz bt. Abdullah nâm hâtun tarafından vech-i âtî üzre sulh ve ibrâya vekîl olup vekâleti bi mâ hüve nehcü’s-sübût şer‘an sâbite olan Ahmed Ağa b. Feridun meclis-i şer‘-i şerîfde, mahmiye-i mezbûrede Sinan Ağa mahallesinde sâkin Esirci Kerime Hâtun bt. Musa tarafından husûs-ı âti’l-beyânda sâbitü’l-vekâle vekîl olan karındaşı İbrahim Bey b. Musa mahzarında bi’l-vekâle tav‘an ikrâr ve takrîr-i kelâm [edip], müvekkilem mezkûre Şahbaz Hâtun yedinde mülkü ve hakkı olan beş yüz riyâlî kuruş kıymetli evsâfı beynimizde ilm-i şer‘î ile ma‘lûm Rûsiyyetü’l-asl müslimetü’l-mille Nakışcı Mâhıruhsar bt. Abdullah nâm câriyesini bundan akdem Salih Paşa vezâretinde beş yüz riyâlî kuruşa bey‘a ve semenini kendiye îsâle tarafından gāibe ani’l-meclis Ayşe bt. Mustafa’yı vekîl ve yedine teslîm edip mezbûre Ayşe dahi ba‘de’l-kabz câriye-i mezbûreyi âhara dört yüz riyâlî kuruşa bilâ-izn bey‘ ile istihlâk edip câriye-i mezbûrenin aynı nâ-ma‘lûm olmağla müvekkile-i mezbûrenin yevm-i istihlâkda kıymeti olan meblağ-ı mezbûr beş yüz riyâlî kuruşu merkūme Kerime Hâtun üzerine da‘vâ eyledikde, mezkûre Kerime Hâtun cevâbında câriye-i mezkûreyi ben mezkûre Şahbaz Hâtun’dan mezkûr Salih Paşa’nın hâl-i vezâretinde sâkin olduğu sarayında makarr-ı nisvân olup Salih Paşa hâtunu sâkin olduğu mahalde teslîm eyledim, ol dahi tesellüm eyledi deyû def‘-i meşrûhunu isbâta kādir olmayıp istihlâfen hâkim-i muvakki‘-i kitâb tûbâ-lehû ve hüsnü me’âb dahi müvekkilemi câriye-i mezbûreyi adem-i teslîmime vech-i şer‘î üzre tahlîf edip ol dahi hasbe’l-mes’ûl yemîn billâh edip mezkûre Kerime Hâtun mülzemün-aleyhâ oldukdan sonra müvekkile-i mezbûre Şahbaz Hâtun’dan kıymet-i mezbûre beş yüz riyâlî kuruşu mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i müslimînden şâhid-i vâhid ikāmet edip kıymet-i mezbûreye ba‘de edâ-i şürût şehâdeti makbûle oldukdan sonra şâhid-i âhar sadedinde iken beynlerine muslihûn tavassut edip kıymet-i mezbûre beş yüz riyâlî da‘vâsından sulha vekîl olmağın, beni mezbûre Kerime Hâtun ile dört yüz elli riyâlî kuruş üzerine inşâ-i akd-i sulh eylediklerinde, ben dahi vekâleten sulh-ı mezbûru kabûl edip ziyâde kıymet-i câriye-i mezbûre da‘vâsından merkūme Kerime Hâtun’un zimmetini ibrâ-i âmm-ı kātı‘ü’n-nizâ‘la ibrâ eylediğimden sonra bedel-i mezbûru târih-i kitâba gelince ( ) şehrinin ikinci gününde yirmi gün tamâmına değin te’cîl eylemişdim. Hâlâ müddet-i mezbûre tamâm olmağın bedel-i mezbûr dört yüz elli riyâlî kuruşu mezbûre Kerime Hâtun tarafından def‘a vekîli olan mezbûr İbrahim Bey’in yedinden tamâmen alıp kabz eyledim. Min ba‘d câriye-i mezbûre kıymetine müte‘allika merkūme Kerime Hâtun üzerine da‘vâ ve hakkım yokdur dedikde, mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sâlis ve’l-ışrîn min şehri Rebî‘ilevvel li sene tis‘a ve hamsîn ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Çelebi b. Abdülbâkī, Osman Çelebi b. Mehmed, Mustafa Çelebi b. Abdurrahman, Yahya Bey [b.] Zekeriya.