.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649)
cilt: 15, sayfa: 94
Hüküm no: 71
Orijinal metin no: [18a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mehmed Ağa b. Cafer’in ölen Gedik Paşa Vakfı mütevellisine verdiği atının iadesi

Mahmiye-i İstanbul’da Gedik Paşa hamamcısı olan işbu râfi‘ül-kitâb Mehmed Ağa b. Cafer meclis-i şer‘-i hatîrde, zikr olunan Gedik Paşa Vakfı’na berât-ı pâdişâhî ile mütevellî olup bundan akdem medîne-i hazret-i Ebî Eyyûb-i Ensârî mahallâtından Câmi‘-i Kebîr mahallesinde sâkin iken vefât eden Ahmed Ağa b. Mustafa’nın sulbî sagīr oğlu Mehmed Çelebi’nin kıbel-i şer‘-i enverden mansûb vasîsi olan Şaban Hoca b. Kenan muvâcehesinde üzerine takrîr-i da‘vâ edip müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Ağa’ya hâl-i hayât ve nefâz-ı tasarrufâtında silk-i mülk ve yedimde hakkım olan işbu hâzır bi’l-meclis bir re’s kula aygır atımı i‘âre ve teslîm edip ol dahi isti‘âre ve tesellüm edip yedinde iken vefât etmişdir. Hâlâ işbu ata işbu vasî Şaban Hoca nâ-hak vaz‘-ı yed eder ve bana teslîmden imtinâ‘ eder, suâl olunup üzerinden kasr-ı yed edip ve bana teslîm olunmasın taleb ederim dedikde, gıbbe’s-suâl vasiyy-i merkūm mârrü’z-zikr atın minvâl-i muharrer üzre müdde‘î-i mezbûrun mülkü olduğunu inkâr edicek, müdde‘î-i mezbûrdan da‘vâ-yı meşrûhasını mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i ahrâr-ı müslimînden olup Davud Paşa-yı Atîk mahallesinden Mustafa Bey b. Abdullah ve Firuz Ağa mahallesinden Hasan Bey b. Abdullah ve Gedikpaşa Câmi‘-i Şerîfi kayyumu Abdülgaffâr Halîfe b. Fethullah nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup gıbbe’l-istişhâd, her biri şehâdet edip işbu kula aygır at işbu müdde‘î Mehmed Bey’in mülkü ve hakkıdır, Gedik Paşa [Vakfı] mütevellîsi olup medîne-i hazret-i Ebî Eyyûb-i Ensârî’de Câmi‘-i Kebîr mahallesinde sâkin iken vefât eden Ahmed Ağa’ya i‘âre edip ol dahi isti‘âre ve tesellüm edip fevt olmakla, işbu vasî işbu ata nâ-hak vaz‘-ı yed eder kasr-ı yed edip işbu müdde‘î Mehmed Ağa’ya teslîmi vâcibdir, biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde, gıbbe ri‘âyeti şerâyiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra müdde‘î-i mezbûr Mehmed Bey’e zikr olunan atı âhara bey‘ veya hibe eylemediğine ve yâhud turuk-ı şer‘iyyeden bir tarîk ile mülkünden ihrâc eylemediğine yemîn teklîf olundukda, ol dahi hasbe’l-mes’ûl yemîn billâhi’l-aliyyi’l-azîm edicek, şehâdet-i mezbûre mûcebince mârrü’z-zikr atın müdde‘î-i mezbûrun mülkü idiğine ve vasiyy-i merkūmu kasr-ı yedine ve müdde‘î-i mezbûra teslîmine vasiyy-i mezbûr mahzarında müteveffâ-yı mezbûr üzerine hükm olunup mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Hurrire fî gurreti şehri Rebî‘ilâhir li sene tis‘a ve hamsîn ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Sunullah Efendi b. Ebîbekir, Mehmed Çelebi b. Mehmed Ağa, Sefer b. Muharrem, Yahya Bey b. Zekeriya.