.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649)
cilt: 15, sayfa: 123
Hüküm no: 115
Orijinal metin no: [28a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Saliha bt. Abdullah ve Payidar bt. Abdullah’ın Hüseyin b. Nasuh aleyhine açtıkları ev davasında haklı oldukları

Fi’l-asl Trabzon kazâsına tâbi‘ Güzhâne? nâm karyeden olup mahmiye-i İstanbul’da kazgancılar kethüdâsı ba‘dehû Kastamonu Sancağı’nda Küre-i Nühâs kasabasında mutavattın iken vefât eden Hasan Beşe b. Abdülmennân nâm râcilin mu‘tekaları olduğu şer‘an sâbit ve mütehakkık olup vech-i âtî üzre olan menzilin kendi vakıf idiğini iddi‘â edip kıbel-i şer‘-i enverden dahi husûmete me’zûneler olan Saliha bt. Abdullah ve Payidar bt. Abdullah meclis-i şer‘-i hatîrde, zikri âtî menzile vaz‘-ı yed eylediği bi mâ hüve nehcü’s-sübût şer‘an sâbite olan Hayyât Hüseyin b. Nasuh mahzarında üzerine her biri takrîr-i da‘vâ [edip], mu‘tekamız olup Küre-i Nühâs’da vefât eden Hasan Beşe b. Abdülmennân hâl-i sıhhat ve nefâz-ı tasarrufâtından yedinde ve taht-ı tasarrufunda muntazam mülk ve hakkı olup mahmiye-i İstanbul’da Karagümrük’de Ali Paşa-yı Atîk mahallesinde vâki‘ bir tarafı Hayrünnisa Hâtun bt. ( ) mülküne ve iki tarafı mezbûr Hasan Beşe’nin âhar mülküne ve bir tarafı ulemâya meşrûta vakıf menzile muttasıl iki bâb tahtânî odaları ve sofayı ve kenîfi ve bi’r-i mâî ve tûlen ve arzan otuz zirâ‘ cüneyneyi müştemil cemî‘ menzilini kâffe-i hukūkuyla vakf-ı sahîh-i şer‘î ile vakıf ve habs edip mütevellî nasb eylediği Ahmed Efendi b. Mehmed Efendi b. Mehmed’e teslîm edip ol dahi bi’t-tevliye tesellüm eyledikden sonra menzil-i mezkûrda hayâtda oldukça kendi sâkin ola ba‘de vefâtihî süknâsını bize ve bizden sonra tasarrufunu bizim evlâdımıza ve evlâd-ı evlâdımıza ve evlâd-ı evlâdımıza neslen ba‘de neslin ve ba‘dehum mahalle-i mezbûrede Ali Paşa Câmi‘i imâmı olanlar sâkin olup ba‘de salâti’l-fecr bir sûre-i Yâsîn-i şerîf tilâvet eyleyip sevâbını rûh-ı vâkıf-ı mezbûra ihdâ eyleye deyû şart edip bin elli sekiz Recebü’l-müreccebi’nin üçüncü günü kasaba-i Küre-i Nühâs’da kādî olan Mevlânâ Mehmed Efendi b. ( ) huzûrunda ba‘de’l-mürâfa‘ati’s-sahîha ve lüzûmuna mevlânâ-yı mezbûr hükm-i sahîh ve tescîli ile menzil-i mezkûr vakf-ı mahkûmun-bih ve müseccelen vâkıf-ı mezkûr Hasan Beşe vefât edip ber-mûceb-i şart-ı mezkûr menzil-i mezbûrda nevbet-i süknâ bizim hakkımızdır. Hâlâ işbu Hayyât Hüseyin menzil-i mezbûra nâ-hak vaz‘-ı yed eylemişdir suâl olunup menzil-i mezbûre üzerinden yed-i matlubunu izâle ve bize teslîm olunmasın taleb eder[im] deyû târih-i mezkûr ile müverraha ve mevlânâ-yı mezbûrun hükm ve tescîlini müştemil vakfiye-ima‘mûlün-bihâ eylediklerinde gıbbe’s-suâl mezbûr Hayyât Hüseyin cevâbında, mezbûr Hasan Beşe vefât etmekle verâseti li ebeveyn ammi oğulları Resûl ve Arslan ve Ahmed ebnâ-i Ali ve Hüseyin b. Cafer nâm kimesnelere münhasıra olmakla, mezbûrûn Resûl ve Arslan ve Ahmed ve Hüseyin cemî‘ menzil-i mezkûru tereke-i müteveffâ-yı mezbûrdan olmak üzre bi’l-vekâle bana üç yüz riyâlî kuruşa bâtten bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen-i mezkûr eylediler, ben dahi nefs için iştirâ ve tesellüm eyleyip hâlâ mülk-i müşterâm ve hakk-ı sırfımdır deyû vech-i meşrûh üzre müteveffâ-yı mezbûrun hâl-i sıhhatinde vakf-ı müsecceli idiğini inkâr edicek, müdde‘iyyân-ı mezbûretân Saliha ve Payidar’dan da‘vâ-yı meşrûhalarını mübeyyine beyyine taleb olundukda, zeyl-i vakfiye-i mezkûrede isimleri mastûr udûl-i ahrâr-ı ricâl-i müslimînden nefs-i Kastamonu’da Hamza Bey mahallesinden Papucçu Üstâd Abdülkādir b. Murtaza ve Kastamonu Sancağı’nda Eflani kazâsına tâbi‘ Husun Bey nâm karyeden Muslihiddin Efendi b. Abdülkerim el-kadı nâm kimesneler meclis-i şer‘-i hatîrde li ecli’ş-şehâde hâzırân olup her biri şehâdet edip fi’l-hakīka Trabzon’da Güzhâne’den? olup kasaba-i Küre-i Nühâs’da mutavattın iken vefât eden Hasan Beşe b. Abdülmennân hâl-i sıhhat ve nefâz-ı tasarrufâtında bin elli sekiz Recebi’nde yedinde ve tasarrufunda mülk ve hakkı olup mahmiye-i İstanbul’da Karagümrük’de Ali Paşa-yı Atîk mahallesinde vâki‘ bir tarafı Hayrünnisa Hâtun bt. ( ) mülküne ve iki tarafı yine mezbûr Hasan Beşe’nin âhar mülküne ve bir tarafı ulemâya meşrûta vakıf menzile muttasıl olan cemî‘ menzilini, kâffe-i hukūk ve merâfıkı ile bizim huzûrumuzda ve kasaba-i mezbûrede hâkim-i muvakki‘-i şer‘-i şerîf Mevlânâ Mehmed Efendi b. Cafer huzûrunda vakf-ı sahîh ve habs edip mütevellî nasb eylediği Ahmed Efendi b. Mehmed’e teslîm edip ol dahi vakfiyet üzre tesellüm eyledikden sonra vâkıf-ı mezbûr Hasan Beşe şöyle şart eyledi ki, menzil-i mezbûrda hayâtda oldukça kendi sâkin ola ba‘dehû mu‘tekaları olan işbu Saliha ve Payidar sâkine olalar, ba‘dehumâ işbu Saliha’nın ve Payidar’ın evlâdı ve evlâdı ve evlâd-ı evlâdı neslen [ba‘de neslin] mutasarrıflar olalar, ba‘dehum mahalle-i mezkûre Ali Paşa Câmi‘i imâmı olanlar sâkin olup ba‘de salâti’l-fecr bir sûre-i Yâsîn-i şerîf tilâvet edip sevâbını rûh-ı vâkıf-ı mezkûra ihdâ eyleye deyû şart eyledi ve menzil-i mezbûrun vakfiyetine ba‘de’l-mürâfâ‘ati’s-sahîhati’ş-şer‘iyye hâkim-i mûmâ-ileyh sıhhat ve lüzûmuna hükm-i sahîh-i şer‘î ile hükm edip menzil-i mezkûr vakf-ı mahkûm ve müsecceldir, işbu Hayyât Hüseyin nâ-hak [28b] vaz‘-ı yed eylemişdir kasr-ı yed edip meşrûtun-lehümâ olan işbu müdde‘iyyân-ı Saliha ve Payidar’a teslîmi vâcibdir, biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde, gıbbe ri‘âyeti şerâyiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra şehâdet-i mezbûre mûcebince menzil-i mezkûrun vakfiyetine ve müdde‘iyyân-ı mezkûretâna teslîmine mezkûr Hayyât Hüseyin mahzarında üzerine hâkim-i muvakki‘-i kitâb şerâyit-i hükmü mer‘î ve mes’ûl fi’l-hükm olduğu hâlde hükm-i sahîh [ve] vakf-ı sarîh edip ve mezbûr Hüseyin’i semen-i mezbûr ile bâyi‘[ûn]-ı mezkûrûn üzerlerine rücû‘a emr edip mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’l-hâmis aşer min şehri Rebî‘ilâhir li sene tis‘a ve hamsîn ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: El-Hâc Hüseyin b. el-Hâc Hasan Mi‘mâr Ayas’dan, el-Hâc Musli b. Kaya, Hüseyin Çavuş b. Ali, Zülfikār Çelebi b. Abdullah, el-Hâc Hasan b. Abdullah, Receb Efendi b. Hasan el-hatîb, Mehmed Beşe b. Ali, Himmet Beşe b. Ali, Yusuf Bey b. Abdullah, Ali Bey b. ( ), Ali b. Hızır el-kazgânî, Hamza Bey b. Yahya, Ahmed [b.] Mehmed, Veli b. Maksud, Ahmed Çelebi b. Abdurrahman.