.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadareti Mahkemesi 80 Numaralı Sicil (H. 1057-1059/M. 1647-1649)
cilt: 15, sayfa: 130
Hüküm no: 122
Orijinal metin no: [30a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Safiye Hâtun bt. Osman’ın kocası Hasan Çelebi b. Mustafa’ya bazı emlâkini satıp bazı emlâkinin tasarrufunu devrettiği

Mahmiye-i İstanbul’da Mimar Kemal mahallesinde sâkine Safiye Hâtun bt. Osman meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde, zevci işbu râfi‘ül-kitâb Hasan Çelebi b. Mustafa mahzarında bi’t-tav‘i’s-sâf ikrâr ve i‘tirâf edip zikri âtî akdin sudûruna değin silk-i mülk ve yedimde münselik hakkım olup Havâss-ı Kostantıniyye kazâsına tâbi‘ Ekşinoz nâm karyede vâki‘ bir tarafı li ebeveyn kız karındaşım Râbia Hâtun mülküne ve bir tarafı Hüseyin Ağa b. ( ) mülküne ve iki tarafı tarîk-i âmma müntehî iki bâb tahtânî odayı ve bir anbarı ve su kuyusunu ve cüneyneyi müştemil çiftlik ta‘bîr olunur cemî‘ mülk menzilimi, cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ile ve çiftlik-i mezbûr kurbunda vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd harman yerinde ve ahûrda olan nısf hisse-i şâyi‘alarımı dahi cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ile ve mârrü’z-zikr çiftliğimde zikr olan ahûra varınca devr eylediğim ma‘lûmü’l-arz cemî‘ mülk arsamı dahi cemî‘ hukūk ve merâfıkı ile zevcim merkūm Hasan Çelebi’ye safka-i vâhide ile on bin fıddî râyic fi’l-vakt akçeye bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bey‘ ve teslîm edip ol dahi minvâl-i muharrer üzre iştirâ ve tesellüm ve kabûl eyledikden sonra yine zikri âtî ferâğ ve tefvîzin sudûruna değin nısf hisse-i şâyi‘aları taht-ı tasarrufumda olup karye-i mezbûre sınırı dâhilinde vâki‘ mârrü’z-zikr çiftlik kurbunda lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a çayırın ve Çayırbaşı nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Kum tarlası demekle ma‘rûf bir kıt‘a tarlanın ve bağlar içinde vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve mer‘â kurbunda vâki‘ Bağyeri demekle ma‘rûf dört kıt‘a tarlanın ve dere yanında vâki‘ Arık tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve bahçe yolunda vâki‘ Eğri tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Kavak tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Depe tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî bir kıt‘a tarlanın ve Derya tarlası demekle ma‘rûf lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Mandırayeri nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Kanlıçeşme nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Çataldere nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Defterdâr Paşa Kovalığı nâm mevzi‘de vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a tarlanın ve Kalyoz altında iki yol arasında vâki‘ lede’l-ahâlî ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a [tarla]nın ve Ermeni köyünde Kovalık tarlası demekle ma‘rûf bir kıt‘a tarlanın nısf hisse-i şâyi‘alarını dahi sâhib-i arz ma‘rifetiyle zevcim merkūm Hasan Çelebi’ye on bin mezbûru’n-na‘t akçe mukābelesinde ferâğ ve tefvîz ve teslîm edip ol dahi minvâl-i muharrer üzre tefevvüz ve tesellüm ve kabûl eyledikden sonra semen-i mezbûr on bin akçe ve bedel-i ferâğ olan on bin akçe cem‘an yirmi bin cedîd akçeyi zevcim merkūm Hasan Çelebi’ye karz-ı şer‘îden zimmetimde deyn olan yirmi bin cedîd akçeye takās eyledim. Ba‘de’l-yevm sâlifü’z-zikr emlâk-ı merkūm Hasan Çelebi’nin [mülk-i] müşterâsıdır ve zikr olunan çayır ve tarlaların nısf-ı şâyi‘aları hakk-ı tefevvüzü olup benim bi vechin mine’l-vücûh alâka ve hakkım kalmamışdır keyfe mâ yeşâ ve yahtâr mutasarrıf olsun dedikde, mukırra-i mezbûrenin ikrâr-ı meşrûhunda el-mukarru lehü’l-mezbûr vicâhen tasdîk ve şifâhen tahkīk edicek, mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’s-sâbi‘ aşer min şehri Rebî‘ilâhir sene 1059.


Şuhûdü’l-hâl: İbrahim Dede b. Ali, Mustafa Çelebi b. ( ), Mehmed Çelebi b. Ali, Yahya Bey b. Zekeriya.