|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 225 Hüküm no: 182 Orijinal metin no: [26b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Terme kazası ahalisinin donanmaya inşa olunacak kadırgalar için kendilerinden haksız yere para aldığını iddia ettikleri Mahmud Ağa ile bin akçe üzerine sulh oldukları
Fazîletlü efendi hazretlerinin imzâsıyladır.
Vilâyet-i Anadolu’da Samsun sancağında Terme kazâsı ahâlîsinden olup kendi taraflarından asîl ve kazâ-i mezkûr hâvî olduğu cemî‘ kurâ ahâlîsi Mehmed ve Bayram ve Karaçomak ve Mustafa ve Mehmed ve Muslı ve Halil ve Osman ve Muslı ve Ali Sofu ve Siyami ve Osman ve Zorba Mehmed ve Mustafa ve Ali ve Receb ve Hüseyin nâm kimesneler taraflarınan meblağ-ı âti’z-zikri taleb ve da‘vâ ve lede’l-iktizâ sulh ve ibrâya ve bedel-i sulhu kabza vekâlet iddiâ eden Habib b. İlyas ve Mehmed b. Beşir ve Osman b. Abdünnebi nâm kimesneler meclis-i şer‘-i hatîrde Dergâh-ı âlî kapıcılarından iftihârü’l-emâcid ve’l-ekârim câmi‘u’l-mehâmid ve’l-mekârim Mahmud Ağa b. el-merhûm Ahmed Paşa mahzarında herbiri ikrâr ve i‘tirâf edip mezbûr Mahmud Ağa işbu sene-i mübârekede ihrâcı fermân olunan donanma-i hümâyûn için zikrolunan Samsun İskelesi’nde müceddeden dört kadırga binâ etmeğe me’mûr oldukda kazâ-i mezkûra gelip bizden ve müvekkillerimizden bi-gayrı hakkın dokuz yüz kıt‘a esedî guruş ahz u kabz etmekle meblağ-ı mezbûru asâleten ve vekâleten mezkûr Mahmud Ağa[’dan] taleb ve da‘vâ eylediğimizde cevâbında husûs-ı mezbûru münkir ve biz dahi müdde‘amızı isbâta kādir olmadığımız ecilden istihlâf eylediğimizde yemîn etmek sadedinde iken beynimize muslihûn tavassut edip da‘vâ-yı mezbûreden mezkûr Mahmud Ağa ile bizi bin fıddî râyic fi’l-vakt akçe üzerine sulh eylediklerinde biz dahi sulh-ı mezbûru asâleten ve vekâleten kabûl etmişidik hâlâ bedel-i sulh-ı mezbûru mezkûr Mahmud Ağa bize vermekde te‘allül eder suâl ve teslîme tenbîh olunmak matlûbumuzdur dediklerinde gıbbe’s-suâl mezbûr Mahmud Ağa cevâbında fi’l-vâki‘ kaziyye vech-i mübeyyen üzere olup lâkin mezbûrûnun vech-i meşrûh üzere vekâletleri ma‘lûmumuz değildir isbât-ı vekâlet etmeyince bedel-i sulh-ı mezbûru teslîm etmem deyicek mezkûrundan vekâletleri mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden olup kazâ-i mezbûr ahâlîsinden Mehmed Beşe b. Abdullah ve Ömer Beşe b. Bahtiyar nâm râciller meclis-i şer‘a li-ecli’ş-şehâde hâzırân olup isre’l-istişhdâd fi’l-vâki‘ bâlâda esâmisi mektûb olup kazâ-i mezbûr hâvî olduğu cemî‘ kurâ ahâlîsi mezkûrûn meblağ-ı mezbûru taleb ve da‘vâ ve lede’l-iktizâ sulh ve ibrâya ve bedel-i sulhu kabza bizim huzûrumuzda merkūmûnu taraflarından vekîl ve menâblarına nâib nâs ü ta‘yîn eylediklerinde onlar dahi vekâlet-i mezbûreyi kabûl ve merâsimini edâ[ya] müte‘ahhid oldu[lar] biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i [şehâdet-i] şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince mezbûrûnun vekâletlerine ve bedel-i sulh-ı mezbûru mezkûruna teslîme ba‘de’l-hükm merkūmûn bedel-i sulh-ı mezbûr bin akçeyi mezbûr Mahmud Ağa’dan asâleten ve vekâleten alıp kabz edip mâ‘adâ da‘vâsından mezbûru ibrâ-i âm ile ibrâ ve ıskāt eyledik ba‘de’l-yevm bizim ve müvekkillerimiz mezbûrûnun işbu Mahmud Ağa kıbelinde vechen mine’l-vücûh hakları kalmamışdır da‘vâ dahi edersek mesmû‘a ve makbûle olmasın dediklerinde gıbbe’t-tasdîk mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’s-sâmin ve’l-ışrîn min-Şa‘bâni’l-mu‘azzam li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Osman Beşe b. Mustafa, İbrahim Yazıcı b. Mehmed, Ali Çavuş b. ( ) el-mübâşir, Mustafa Efendi b. Mehmed el-imâm, Mustafa Çelebi b. Hızır, Musa Beşe b. Ahmed, Ahmed Bey b. Derviş, Mehmed Bey b. el-Hâc Hüseyin, Hâcı Ahmed, Hasan Efendi el-müderris, Musa Efendi b. Ahmed.
|