|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 359 Hüküm no: 345 Orijinal metin no: [48b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Merhum Ali Çelebi’nin terekesi hususunda amcası Muslı b. Süleyman’ın diğer varislerden merhumun kız kardeşleri Fâtıma ve Ayşe’nin zimmetini ibra ettiği
Mahmiye-i İstanbul’da Arabacı Bayezid mahallesinde sâkin iken bundan akem vefât eden Ali Çelebi b. el-merhûm Mehmed Ağa’nın verâseti li-eb kız karındaşları Fâtıma ve Âişe nâm sagīrler ile cedde-i sahîhası Belkıs bt. Abdullah nâm hâtuna ve li-ebeveyn ammisi Muslı b. Süleyman nâm kimesneye münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin ve asl-ı mes’eleleri altı sehimden i‘tibâr olunup sihâm-ı mezbûrenin ikişer sehmi sagīretân-ı mezbûretâna ve bir sehmi mezbûre Belkıs’a ve bir sehmi mezbûr Muslı’ya isâbet eylediği bâhir ve mütebeyyin oldukdan sonra mezbûr Muslı meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzimü’t-tevkīrde sagīretân-ı mezbûretân Fâtıma ve Âişe’nin tesviye-i umûrlarına kıbel-i şer‘-i enverden mansûb vasîleri olan işbu bâ‘isü’l-vesîka zahrü’l-emsâl Ali Ağa b. Mehmed mahzarında tav‘an ikrâr ve i‘tirâf edip mezbûr Ali Çelebi vefât eyledikde ben âhar diyârda bulunmağla cümle terekesine sagīretân-ı mezbûretânın vasîleri olan mezbûr Ali Ağa vesâyeten vaz‘-ı yed etmeğin hâlâ müteveffâ-yı mezbûrun terekesinden bana isâbet [eden] bir sehm hisse-i şer‘iyyemi mezbûr Ali Ağa’dan taleb eylediğimde ol dahi müteveffâ-yı mezbûrun mahalle-i mezbûrede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd mülk menzilde olan hisse-i şer‘iyyesinden mâ‘adâ esâs-ı beyt ve evânî-i nuhâsiyye ve gayr-ı nuhâsiyye ve bi’l-cümle ism-i mâl ıtlâk olunur kalîl ve kesîre ve celîl ve hakīr cemî‘ terekesinden ve müteveffâ-yı mezbûrun vâlidesi olup kendinden mukaddem vefât eden Emine nâm hâtundan müntakil üç yüz kıt‘a riyâlî guruşdan bir sehm hisse-i şer‘iyyem mukābilesinde bana isâbet ve intikāl eden on üç bin seksen akçeyi tamâmen def‘ ve teslîm ben dahi ahz u kabz edip [49a] mûrisim müteveffâ-yı mezbûr Ali Çelebi’nin zikrolunan menzilde olan hisse-i şer‘iyyesinden gayrı cemî‘ terekesine müte‘allika de‘âvî ve mutâlebât ve eymân ve muhâsamâtdan gerek sagīretân-ı mezbûretânı ve gerek vasiyy-i mezbûru ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘la ibrâ ve ıskāt eyledim min ba‘d tereke-i müteveffâ-yı mezbûrda [ve] menzil-i mezbûrda olan hissesinden gayrı bir akçe ve bir habbe hakkım bâkī kalmadı dedikde gıbbe’t-tasdîkı’l-mu‘teber mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’l-hâmis min-Zilka‘deti’ş-şerîfe li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: İvaz Efendi b. ( ) ser-muhzırân, Hüseyin Bey b. Ali, İbrahim Ağa b. Ali el-cündi, Ali Ağa b. İbrahim, İbrahim Efendi b. Ömer el-cündi, Abdullah Bey b. Rıdvan, Mehmed Çavuş b. Ferhad, Hâcı Mehmed b. Hüseyin, Osman Beşe çukadâr.
|