.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 127 Numaralı Sicil (H. 1090-1091 / M. 1679-1680)
cilt: 55, sayfa: 333
Hüküm no: 303
Orijinal metin no: [92a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vefat eden Kasap Ahmed Beşe b. Abdullah’ın büyük kızı Hatice’nin karısı Ayşe bt. Ahmed’e açtığı merhumdan kalan evle ilgili davanın reddedildiği

Mahmiye-i İstanbul’da Mustafa Paşa-yı Atîk Mahallesi’nde sâkin iken bundan akdem vefât eden Kasab Ahmed Beşe b. Abdullah’ın verâseti zevce-i menkûhası Âişe bt. Ahmed ile kebîre kızı Hadice’ye ve sagīre kızları Hayrunnisa ve Havva’ya münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra mezbûre Hadîce tarafından zikri âtî husûsa vekîl-i müsecceli olan Mustafa Çelebi b. Mehmed meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde zikri âtî menzilin nısfına vâzı‘atü’l-yed olduğu lede’ş-şer‘i’l-enver mütebeyyin olan işbu bâ‘isetü’l-kitâb mezbûre Âişe mahzarında bi’l-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip [92b] mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı ba‘zan es-Seyyid Hasan Çelebi vakfı ve ba‘zan Zahide Hatun tasarrufunda olan menzil ve ba‘zan Fâtıma Hatun mülkü ve bir tarafdan Saraylı Hatun mülkü ve bir tarafı tarîk-ı âm ile mahdûd iki bâb fevkānî oda ve iki sofa ve bir kenîf ve tahtânî matbah ve bir su kuyusu ve bir selâmlık ve bir tahtânî oda ve bir ahırı müştemil menzil müteveffâ-yı mezbûrun mülkü olup ba‘de-vefâtihî ırsen veresesi mezkûrâta isâbet etmiş-iken mezbûre Âişe menzil-i mezbûrun nısfına bi-gayr-ı vechin şer‘î vaz‘-ı [yed] eder suâl olunup semeni hissesinden mâ‘adâdan kasr-ı yed ve müvekkilem mezbûreye hisse-i irsiyesini teslîm etmek üzre mezbûre Âişe’ye tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûre Âişe cevâbında müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Beşe vefâtından beş ay mukaddem hâl-i hayat ve kemâl-i âfiyetinde menzil-i mahdûd-ı mezbûrun nısf-ı şâyi‘ini dört yüz esedî guruşa hîbetü’d-deyni mimmen aleyhe’d-deynü sahîhatün mısdâkınca bana hîbe-i sahîha-i şer‘iye ile hîbe ve temlîk ben-dahi meclis-i hîbede ittihâb ve kabûl edip menzil-i mezbûrun nısf-ı şâyi‘i mülk-i müşterâm olmağla vaz‘-ı yed ederim deyü def‘le mukābele edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûre Âişe’den def‘-i meşrûhuna beyyine taleb olundukda zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân olan yine mahalle-i mezbûrede sâkin Hatîb Abdurrahman Efendi b. Ali ve Müezzin Mehmed Halîfe b. Mazlum nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Beşe bâlâda tahdîd olunan menzil-i mezkûrun nısf-ı şâyi‘ini vefâtından beş ay mukaddem hâl-i hayat ve kemâl-i âfiyetinde bizim huzûrumuzda zevcesi mezbûre Âişe’ye dört yüz esedî guruşa bey‘ ve teslîm ol dahi iştirâ ve kabûl ve tesellüm eyledikden sonra semeni olan meblağ-ı mezbûr dört yüz esedî guruşu mezbûre Âişe’ye hîbe-i sahîha-i şer‘iye ile hîbe ve temlîk ol dahi meclis-i hîbede ittihâb ve kabûl eyledi biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘de’l-hükm zikrolunan menzilin nısfına müte‘allika mu‘ârazadan vekîl-i mezbûr men‘ olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sânî ve’l-işrîn min-şehri Rebî‘i’l-evvel li-sene ihdâ ve tis‘în ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: el-Hâc İbrahim b. Receb, Mahmud b. Mehmed, Muhzır İbrahim Çelebi b. Mahmud, Mehmed Çelebi b. Haydar, Ahmed Çelebi b. Abdurrahman.