.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 127 Numaralı Sicil (H. 1090-1091 / M. 1679-1680)
cilt: 55, sayfa: 345
Hüküm no: 317
Orijinal metin no: [95b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vefat eden Mehmed’in İsmail Çelebi b. Süleyman’a olan borcunun terekesinden ödenmesi

Mahmiye-i İstanbul’da Üsküp Mahallesi’nde sâkin işbu bâ‘isü(...)[‘l-kitâb] İsmail Çelebi b. Süleyman nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîfde mahmiye-i mezbûrede Uzun Yusuf Mahallesi’nde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mehmed nâm kimesnenin verâseti zevce-i metrûkesi Fâtıma bt. Abdullah nâm hatuna ve babası Ali Efendi b. Mehmed’e ve vâlidesi Fâtıma bt. İbrahim nâm hatuna münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve sâbit oldukdan sonra müteveffâ-yı mezbûrun babası ve terekesine bi’l-vesâye vâzı‘u’l-yed olan mezbûr Ali Efendi mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Mehmed’e hayatında bin doksan senesinde iki yüz on esedî guruşumu ikrâr [ikrâz] ve teslîm ol dahi iktirâz ve kabz ve tesellüm edip meblağ-ı mezbûr zimmetinde bana deyn oldukdan sonra hatta hayatında huzûr-ı Müslimînde cihet-i mezbûreden zimmetinde bana vâcibü’l-edâ ve lâzımü’l-kazâ iki yüz on esedî guruş deyni olduğunu ikrâr ve işhâd edip kable’l-edâ vefât etmekle meblağ-ı mezbûr zimmetinde kalmağın hâlâ mezbûr Ali Efendi’ye suâl olunup meblağ-ı mezbûru oğlu müteveffâ-yı mezbûrun tereke-i vâfiyesinden bana edâ ve teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden olup mahmiye-i mezbûre hısnı ebvâbından Silivri kapısı dâhilinde vâki‘ Arabacı Bâyezid Mahallesi’nde sâkin Mehmed Efendi b. Ahmed ve Mahmudpaşa Mahallesi’nde sâkin diğer Mehmed Efendi b. Ömer nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup [istişhâd] olunduklarında fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr Mehmed hayatında bin doksan senesinde müdde‘î-i mezbûr İsmail Çelebi’ye cihet-i karz-ı şer‘îden zimmetimde iki yüz on esedî guruş vâcibü’l-edâ ve lâzımü’l-kazâ deynim vardır deyü ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye etdiklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olup müdde‘î-i mezbûr İsmail Çelebi tahlîf-i şer‘îyle tahlîf olundukdan sonra mûcebince müteveffâ-yı mezbûr Mehmed’in tereke-i vâfiyesinden meblağ-ı mezbûr iki yüz on esedî guruşu müdde‘î-i mezbûr İsmail Çelebi’ye edâ ve teslîme mezbûr Ali Efendi tenbîh birle mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ ve’l-işrîn min-Rebî‘i’l-evvel li-sene ihdâ ve tis‘în ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: el-Hâc Kemâleddin Kethudâ-yı Hazret-i Efendi, Çukadâr Hasan Beşe, Mehmed Çelebi b. Haydar, Ahmed Çelebi b. el-Muhzır.