|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 127 Numaralı Sicil (H. 1090-1091 / M. 1679-1680) cilt: 55, sayfa: 359 Hüküm no: 333 Orijinal metin no: [98b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Vefat eden Rukiye bt. Mehmed’in kızı Âmine’nin babası Halil Çelebi b. İbrahim’e açtığı annesinden kalan evle ilgili davanın reddedildiği
Mahmiye-i İstanbul’da Karabaş Mahallesi’nde sâkine iken bundan akdem fevt olan Rukiye bt. Mehmed’in verâseti zevc-i metrûkü Halil Çelebi b. İbrahim ile kebîre kızları Âmine ve Hadîce ve Âişe’ye ve li-eb er karındaşı Ali Çelebi’ye münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra mezbûre Âmine tarafından husûs-ı âti’z-zikre vekîl olup zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân olan Mustafa b. İsmail ve Hüseyin b. Zülfikar şehâdetleriyle şer‘an vekâleti sâbite olan zevci Mehmed b. Ali meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde müvekkile-i mezbûrenin babası ve zikri âtî menzile vâzı‘u’l-yed olan işbu bâ‘isü’l-kitâb mezbûr Halil Çelebi mahzarında bi’l-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı Nakkāş Paşa (...) vakfı ve bir tarafı Âişe bt. Mustafa mülkü ve iki tarafı tarîk-ı âm ile mahdûd üç bâb fevkānî oda ve bir ahırı müştemil menzil müteveffât-ı mezbûre Rukiye’nin ile’l-vefât mülkü olup ba‘de-vefâtihâ ırsen veresesine isâbet etmiş-iken mezbûr Halil Çelebi birkaç seneden beri menzil-i mezbûrun mecmû‘una bi-gayr-ı hakkın vaz‘-ı yed eder suâl olunup müvekkilem mezbûrenin hissesinden kasr-ı yed ve mezbûreye teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr Halil Çelebi cevâbında fi’l-hakīka menzil-i mezbûr müteveffât-ı mezbûrenin mülkü olup ba‘de-vefâtihâ veresesine isâbet etmişidi lâkin mezbûre Rukiye’nin hîn-i vefâtında menzil-i mezbûr ve bi’l-cümle ism-i mâl ıtlâk olunur terekesi taraf-ı şer‘den tahrîr ve defter ve kıymetleri takvîm-i sahîh ile tahmîn olundukda mezbûrenin zikrolunan menzil ve sâir kalîl ü kesîr ve celîl ü hakīr terekesi kıymetlerinden mezbûre Âmine’ye sekiz bin altı yüz yetmiş iki akçe isâbet ve mezbûre Âmine meblağ-ı mezbûr sekiz bin altı yüz yetmiş iki akçeyi benden bi’t-tamam ahz ü kabz ve tesellüm ve menzil-i mezbûrdan olan hissesi[ni] bana ta‘yîn ve tahsîs ve müteveffât-ı mezbûrenin terekesine müte‘allika âmme-i da‘vâdan beni ibrâ ve ıskāt etmişdir deyü def‘le mukābele edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûr Halil Çelebi’den def‘-i meşrûhuna beyyine taleb olundukda zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân olup yine mahmiye-i mezbûrede Arpa Emîni Mahallesi’nde sâkin Mustafa b. Mehmed ve Ördek Kasab Mahallesi’nde sâkin Süleyman b. Mehmed nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka mezbûre Rukiye’nin hîn-i vefâtında menzil-i mahdûd-ı mezbûr ve bi’l-cümle ism-i mâl ıtlâk olunur terekesi taraf-ı şer‘den tahrîr ve defter ve kıymetleri takvîm-i sahîh ile tahmîn olundukda zikrolunan menzil ve sâir kalîl ü kesîr ve celîl ü hakīr terekesinin kıymetlerinden mezbûre Âmine’ye sekiz bin altı yüz yetmiş iki akçe isâbet etmekle mezbûre Âmine meblağ-ı mezbûr sekiz bin altı yüz yetmiş iki akçeyi babası mezbûr Halil Çelebi yedinden tamamen ahz ü kabz edip menzil-i mezbûrda olan hissesini merkūm Halil Çelebi’ye ta‘yîn ve tahsîs ve müteveffât-ı mezbûrenin terekesine müte‘allika âmme-i da‘vâdan mezbûru bizim huzûrumuzda ibrâ ve ıskāt eyledi biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle mezbûr Mehmed Çelebi’ye müvekkilesi mezbûre bî-vech mu‘âraza eylememek üzre tenbîh olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’r-râbi‘ min-Rebî‘i’l-âhir li-sene ihdâ ve tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Hasan Efendi el-imâm, Hüseyin Ağa b. Mehmed, Abdullah Çelebi b. Ramazan, el-Hâc Ahmed Ağa Sarrâcbaşı, Abdurrahman Çelebi b. ( ) Attar, Şeh Mehmed, Yusuf Attar?.
|