|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 127 Numaralı Sicil (H. 1090-1091 / M. 1679-1680) cilt: 55, sayfa: 375 Hüküm no: 348 Orijinal metin no: [77b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
İbrahim adlı kişinin terekesinden onun varisleri olduğunu ispat eden İslam, Mehmed ve Musa adlı kişilerin de pay alması
Vilâyet-i Rumeli’nde [Anadolu’da] hâlâ Dörtdivan kazâsında nâib-i şer‘u’ş-şerîf olan Ahmed Efendi b. Veli b. Mehmed imzâsıyla mümzâ ve hatmiyle mahtûm ve târih-i kitâb senesi Rebî‘ülevvelinin yirmi üçüncü günü târihiyle müverrah nakl-i şer‘î vârid olup mazmûnu kazâ-i mezbûra tâbi‘ Sayık nâm karye sükkânından İslam b. İsmail b. İslam ve mahmiye-i İstanbul’da Akbıyık Mahallesi’nde sâkin Mehmed b. Fazlullah b. Bindis? Mehmed ve Tavşantaşı kurbünde sâkin Musa b. Mehmed b. İslam nâm kimesnelerden vech-i âtî üzre da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden olup kazâ-i mezbûra tâbi‘ Sorkun nâm karye sükkânından Nasuh b. Mehmed b. el-Hâc Abdullah ve Dere nâm karyede sâkin Hüseyin b. Yusuf b. Budak nâm kimesneler nakl ve tahvîl için mahâll-i cerh ve ta‘dîle hâzırân olup şöyle edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediler ki fi’l-asl zikrolunan Sayık nâm karyeden olup mahmiye-i mezbûrede Mustafa Paşa-yı Atîk kurbünde Ali Fakīh Mahallesi sükkânından iken bundan akdem vefât edip terekesi vâlidesi Râbia bt. Abdullah nâm hatun yedinde mazbûta idüğü mesmû‘umuz olan İbrahim’in babası Ahmed b. Ali ile müsteşhidûn-ı mezbûrûnun cedleri İslam ve Bindis? Mehmed ve diğer İslam li-eb karındaşlar olup babaları ismi mezbûr Ali ve cedleri ismi Hamza Fakīh ve maskat-ı re’sleri zikrolunan Sayık nâm karyedir müteveffâ-yı mezbûr İbrahim’in verâseti vâlidesi mezbûre Râbia Hatun ile min-ciheti’l-usûbeti’n-nesebiye mezbûrûn İslam ve Mehmed ve Musa’ya münhasıradır gayrı vârisi ve terekesine müstahakk-ı âhar olduğu ma‘lûmumuz değildir tereke-i müteveffâ-yı mezbûrdan hisse-i irsiyelerini müsteşhidûn-ı mezbûrûn için hakk-ı taleb ve ahz vardır biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olduğunu hâvî bulunmağın nakl-i mezbûr zâtını ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifûn Mustafa Çelebi b. Mehmed ve Halil b. Ahmed ve Asiye bt. İbrahim ve Fâtıma bt. Abdullah ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan mezbûre Râbia muvâcehesinde feth ü kırâet ve istintâk olundukda mezkûre Râbia fi’l-hakīka tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘atü’l-yed olduğunu ikrâr lâkin nakl-i mezbûrun mevlânâ-yı mezbûr kıbelinden vürûdunu inkâr edicek müdde‘iyyûn-ı mezbûrûndan nakl-i mezbûrun mevlânâ-yı mezbûr kıbelinden vürûduna beyyine taleb olundukda zeyl-i nakl-i mezbûrda muharrerü’l-esâmî olan şühûd-ı tarîkdan (...) (...) (...) (...) sâkin Sipâhi Hüseyin Bey b. el-Hâc Receb b. Mehmed ve Sipâhi Hasan Bey b. Mehmed b. Ali nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân [78a] olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ işbu nakl-i mezbûr hâlâ Dörtdivan kazâsında nâibü’ş-şer‘i’ş-şerîf Mevlânâ Ahmed Efendi b. Veli b. Mehmed kıbelinden vârid olup bizim huzûrumuzda imzâ edip ve hatm edip mazmûnunu muvâcehemizde ba‘de’l-kırâe hat ve hatmine bizi işhâd eyledi biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde mezbûrân Hüseyin Bey ve Hasan Bey’in keyfiyet-i hâlleri mahalle-i mezbûre ahâlîsinden Hüseyin Bey b. Mehmed ve Yusuf Efendi b. Halil ve İsmail Bey b. Mehmed ve Mustafa Efendi b. Hasan ve sâirlerinden istikşâf olundukda her biri mezbûrânın adl ve makbûlü’ş-şehâde olduğunu haber verip mezbûrân sırren ve alenen ta‘dîl ve tezkiye olunup emr-i ta‘dîl ve tezkiye tamam ve şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘de’l-hükm mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sâbi‘ min-Rebî‘i’l-âhir li-sene ihdâ ve tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mustafa b. Hasan, Mehmed Çelebi b. Haydar, Ahmed Çelebi b. Abdurrahman, Mustafa Efendi b. Abdülaziz, Mehmed Çelebi b. Piyale, Ahmed Çelebi b. Piyale.
|