|
Üsküdar Mahkemesi 84 Numaralı Sicil (H.999-1000/ M.1590-1591) cilt: 10, sayfa: 292 Hüküm no: 474 Orijinal metin no: [45a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Musli b. İsa’nın, Hüseyin b. Abdullah’ın evinden yağmurluğunu çaldığı
Mahrûse-i Üsküdar sâkinlerinden Hüseyin b. Abdullah mahfil-i kazâda Musli b. İsa mahzarında takrîr-i kelâm edip bundan akdem evimden beylik çukadan bir yağmurluğum zâyi‘ olmuş idi hâlâ bit bâzârında oturakçılardan Hacı Ramazan nâm kimesnede bulup ahz eylediğimde bu zikr olunan yağmurluğu mezbûr Musli’ye bir köhne kırmızı eski bir yağmurluk verip dokuz yüz on akçe ile bu yağmurluğu aldım deyu cevâb verdikde mezbûr dahi fi’l-hakīka verdim demeğin şer‘a getirdim suâl olunup vukû‘u üzre tahrîr olunmasın taleb ederim dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr Musli fi’l-hakīka merkūm Hüseyin’in da‘vâ eylediği yağmurluğu mezbûr Hacı Ramazan ile arkamda olan kırmızı yağmurluk ile dokuz yüz on akçe dahi verip istibdâl eyledik mezbûr idiğini beyân eylesin dedikde udûl-i müslimînden Ali b. Cemşid er-râcil ve Mustafa b. Mahmud er-râcil meclis-i şer‘a hâzırân olup edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye edip fi’l-hakīka mezbûr Musli’nin merkūm Hacı Musli ile istibdâl eylediği beylik yağmurluk mezbûr Hüseyin’in evinden zâyi‘ olan yağmurlukdur kendi mülküdür bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz dediklerinde ba‘de ri‘âyet-i şerâiti’l-kabûl hayyiz-i kabûlde vâki‘ oldukdan sonra mahrûse-i mezbûre mahallâtından Salacak mahallesinde sâkin olan Sefer b. Abdullah er-râcil dahi bundan akdem evden bir kara saplı kılıç zâyi‘ olup birkaç günden sonra yine kapı hareket edip hâtunum kılıcı ahz eden yine geldi deyip ben dahi taşra çıktığımda mezbûru evim içinde ahır önünde bulup şer‘-i şerîfe getirirken Ayasofya-i Kebîr Hatîbi Süleyman Efendi’ye rast gelip bir fakīr alacak deyu ricâ edip tövbe verip salıverip mezbûr harâmzâde idiğine kat‘â şübhe yokdur deyip ve Korucu Süleyman Bey dahi mezbûr Musli birkaç kimesne ile benim ahırımda sâkin oldular bir hizmetkârım yanında birkaç yüz akçe ve birkaç guruşum ahz olunmuş idi bunlar idiğine aslâ benim şübhem yokdur dediğinden mâ‘adâ mezbûrun cemî‘ kelâmı birbirine muhâlif olup harâmzâde idiğinde kat‘â şübhe ihtimâli olmamağın mâ vaka‘a bi’t-taleb tahrîr olundu.
Şuhûdü’l-hâl: El-Hâc Hüseyin b. Abdullah, Mahmud Bey er-râcil, el-Hâc Hasan b. Ali, Muttalib b. Süleyman, Sefer b. Abdullah ve gayruhüm
|