.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Üsküdar Mahkemesi 403 Numaralı Sicil (H. 1154-1155 / M. 1740-1742)
cilt: 70, sayfa: 179
Hüküm no: 289
Orijinal metin no: [49a-4]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kızkulesi mustahfızları Mehmed, Seyyid Ahmed ve arkadaşlarının Haydarpaşa çayırında hak iddia etmekten men edildiği

Ma‘rûz

Sahib-i arzuhâl Kızkulesi mustahfızları <> Mehmed ve es-Seyyid Ahmed ve Sofu Mehmed ve Mustafa dört nefer kimesneler yedlerinde olan bin elli dört senesi târihiyle bir kıt‘a emir ve bin yüz otuz bir târihiyle bir kıt‘a emir ve bu def‘a ısdâr eyledikleri defterhâne derkenârıyla bir kıt‘a emirlerde takdîm-i sınır hudûdları Bulgurlu karyesine müteveccih tarîk altından Pervez Ağa tarlası demekle ma‘rûf bağdan aşağı kıble tarafından vâdîye varınca andan Kapıağası Ahmed Ağa’nın nısf bağı mezkûrûn Nerdübânlı nâm karye yolundan İbrahim Ağa zâviyesine mülâsık arsa-i hâliyeden Haydarpaşa bahçesine karîb Viran nâm karyeye giden tarîk-ı âmma varınca deyü tasrîh olmakla Kopusçu çayırı demekle ma‘rûf çayır için nizâ‘ ederler Üsküdar ustası Süleyman Ağa kullarından suâl olundukda benim da‘vâda alâkam yokdur ancak usta olmak takrîbiyle nezâret ederim deyü bin yüz on beş senesi târihiyle ve sâbıkā Rumeli kazaskeri ve târih-i mezbûrda Üsküdar kazâsını mutasarrıf Hasan Efendi hazretleri imzâ ve hâtemiyle mahtûm bir kıt‘a hüccet-i şer‘iye ibrâz ve mazmûn medîne-i Üsküdar hâricinde hadîka-i hâssa mülhakātından Şazrevan ahırı kurbünde vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd çayır ve Haydarpaşa bahçesi demekle ma‘rûf hadîka-i hâssa kurbünde iki bahçe arasında vâki‘ kezâlik ma‘lûmü’l-hudûd arsa kadîmü’l-eyyâmdan zikri mürûr eden bahçelerin mer‘âsından otağ-ı hümâyûn ve cirid ve şikâr-ı hümâyûn için mahsûs ve mümtâz olan mahâlden olmağla zira‘at ve hırâset olunagelmeyip çayır olduğu hâlde terk olunup otundan mürûr [u] ubûr eden koyun ve sâir hayvanât intifâ‘ edegelip kimesnenin tımar arâzîsinden değil iken müstahfizûn-ı [49b] mezbûrûnun mahâll-i mezbûra karîb tımarları toprağı olmağla zikri mürûr eden Şazrevan ahırı kurbü ve iki bahçe arasında arsa kendi tımarları toprağından olmak zu‘muyla müdâhaleden hâlî değillerdir deyü suâl olunup müstahfizûn-ı mezbûrûn cevâblarında sâlifü’l-beyân Şazrevan ahırı kurbü ve iki bahçe arasında vâki‘ arsa kadîmü’l-eyyâmdan otağ-ı hümâyûn ve cirid ve şikâr-ı hümâyûn için mahsûs ve mümtâz ve mu‘ayyen olan mahâlden çayır olduğu hâlde terk, otundan mürûr [u] ubûr eden koyun ve sâir hayvanât intifâ‘ edegelip bizim alâkamız yokdur deyü tâyi‘an ikrârları hüccet-i şer‘iye olup ba‘dehû bin yirmi üç senesi şehr-i Rebî‘ülevvelinin yirmi üçüncü günü Üsküdar kādısı Abdullah Efendi ve bostancıbaşı ağaya hitâben sâdır olan fermân-ı âlî üzere i‘lâm ve müstahfizûn mu‘ârazadan men‘ birle i‘lâm ve mûcibince amel oluna deyü musahhah fermân-ı âlî vârid olup ba‘dehû bin yüz yirmi dört senesi şehr-i Rebî‘ülevvelinin on birinci günü yine Üsküdar kādısı Ahmed Efendi ve bostancıbaşı ağaya hitâben fermân-ı âlîşân sâdır olup taraf-ı şer‘den Mehmed Efendi ve Abdi Usta ve mi‘mâr halîfesiden el-Hâc Ahmed yine mu‘ârazadan men‘ olundukları i‘lâm olunmuşdur. Hâlâ nizâ‘ olunan Kopusçu çayırı hadîka-i hâssadan otunu? ta‘bîr olunur kapı ma‘nâsındadır? deyü usta kulları haber verir ma‘lûm-ı kulları oldukda emir men lehu’l-emrindir.

Fî 17 Rebî‘ülevvel sene 1155