|
Bab Mahkemesi 150 Numaralı Sicil (H. 1143-1144 / M. 1730-1732) cilt: 65, sayfa: 420 Hüküm no: 433 Orijinal metin no: [100b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Cizyeye tâbi ehl-i zimmet sınıfının düşük cizye vermeye teşebbüs ettiklerinden bunlara dikkat olunmasına dair hüküm
Akzâ kuzâti’l-Müslimîn evlâ vülâti’l-muvahhidîn me‘âdinü’l-fazl ve’l-yakīn râfi‘û a‘lâmü’ş-şerî‘ati ve’d-dîn vârisü ulûmi’l-enbiyâi ve’l-mürselîn el-muhtas bi-mezîd-i inâyeti’l-meliki’l-Mu‘în İstanbul ve Galata ve Hâssa kādıları -zîdet fezâiluhûm- ve mefâhirü’l-kuzât ve’l-hükkâm me‘âdinü’l-fezâil ve’l-kelâm Kocaeli sancağında vâki‘ olan kādılar zîde fazluhüm tevkī‘-i refî‘-i hümâyûn vâsıl olıcak ma‘lûm ola ki kıdvetü’l-emâcid ve’l-a‘yân İstanbul ve tevâbi‘i cizyesi cibâyetine memûr olan Hasan zîde mecdühû Dersa‘âdet’ime arzuhâl edip İstanbul ve tevâbi‘inde sâkin ehl-i zimmet kefere ve Yahud tâifesinin ekseri mün‘im bâzergân ve neccâr ve dülger kalfaları ve sıvacı ve hamamcı ve kuyumcu ve kürkçü ve kalpakçı ve su yolcu ve kârîzci tâ‘bir olunur dülger makūlesinden olup fâhir libâslar mülebbes olmalarıyla ekseri a‘lâ cizyeye müstahik iken evsat ve evsata müstahik iken ednâ cizyesin vermeğe tasaddî ile cânib-i mîrîye gadr ve mukāyese i‘tibâr olunan a‘lâ ve evsat evrâklarının noksan sürülmesine bâ‘is ve bâdî olmalarıyla ol makūlelerin rakabesi üzerine madrûbe olan cizyeleri alındıkdan sonra şer‘an eşedd-i ikāb ile îcâb eden cezâları tertîb olunmak berât-ı âlîşânımın şürûtunda musarrah iken tâife-i mezbûre mütenebbih olmayıp sene-i sâbıkāda aldığı cizye kâğıdların ihfâ ve bir tarîkle âhar yerden cizye evrâkı tedârik edip ahz olunduklarında çarşı ve pazarda gavgaya tasaddî ve bazıları dahi şirrete sülûk ve kenar mahkemelerine geçip ta‘cîz etmeleriyle fîmâ-ba‘d her kimin da‘vâsı zuhûr ederse kenar mahkemelerine vardıklarında hâkimü’l-vakt olanlar bir fi‘il başdefterdârım -dâme ulüvvühû-ya havâle ve müşârun-ileyhin muvâcehesinde görülüp şürût-ı berâta tatbîk olunarak şer‘le da‘vâlarına faysal verilmek için emr-i şerîfim ricâ eylediği ecilden Hazîne-i âmiremde mahfûz olan harâc muhâsebesi defterlerine nazar olundukda ehl-i zimmetin ve emred ve mürâhik hükmüne dâhil olup şer‘an cizyeye müstahik olan gulâmlarının bir ferdi hâric ve kâğıdsız kalmamak şartıyla vech-i şer‘î üzere tahammül ve istihkāklarına göre evrâkları verilmek berât-ı âlîşân şürûtuna musarrah iken İstanbul’da neccâr ve sıvacı ve hamamcı ve kârhâneci ve dülger kalfaları olanlar ve ba‘zı ehl-i sanâyi‘a üstâdları ekseri a‘lâya müstahik iken istihkāklarına göre a‘lâ evrâkı almayıp evsat kâğıdı alırız deyü nizâ‘ ve ba‘zı tüvânâ rencberler evsata müstahik iken hîle ile ednâ kâğıdı alıp mâl-ı mîrîye gadretmeleriyle ol makūlelerin yedlerinde olan evrâklarına i‘tibâr olunmayıp vech-i şer‘î üzere tahammül ve istihkāklarına göre evrâkların tebdîl ve cizyeleri mâlı berât-ı âlîşânım şürûtu üzere cibâyet ettirilip bir ferde ta‘allül ve muhâlefet ettirilmemek ve ehl-i zimmet kefere cizyeleri için bu makūle iddi‘âya tasaddî ettiklerinde bilâ-fermân etrâfda olan mahkemelerde da‘vâları istimâ‘ olunmayıp vech-i şer‘î üzere mukayyed olan şürûta tatbîk olunarak bi’l-fi‘il başdefterdârım -dâme ulüvvühû- muvâcehesinde da‘vâlarına faysal verilmek için bundan akdem bin yüz kırk üç senesi için vech-i meşrûh üzere emr-i şerîf verildiği Hazîne-i âmirem defterlerinde mukayyed olmağla imdi [bin] yüz kırk senesi’çün dahi vech-i meşrûh üzere tecdîd olunmak bâbında fermân-ı âlîşânım sâdır olmağın buyurdum ki, hükm-i şerîfim vardıkda bu bâbda vech-i meşrûh üzere verilen ve hâlâ sâdır olan işbu emr-i şerîf-i celîlü’ş-şân vâcibü’l-imtisâl lâzımü’l-imtisâlimin mazmûn-ı münîfi-birle amel olup hilâfıyla bir ferde bir türlü vaz‘ u hareket ettirmekde be-gāyet ihtirâz ve ictinâb eyleyip cânib-i mîrîye gadr ve zarâr tertîbinde[n] ihtirâz eyleyesiz şöyle bilesiz alâmet-i şerîfe i‘timâd kılasız.
Tahrîren fi’l-yevmi’l-ışrîn şehr-i Cemâziyelâhir sene 1143.
Be-makām-ı Kostantıniyye el-mahrûse.
|