|
Bab Mahkemesi 151 Numaralı Sicil (H. 1143-1144 / M. 1731) cilt: 66, sayfa: 328 Hüküm no: 403 Orijinal metin no: [81a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Musa Ağa’nın İznik’te Çıralık denilen yerde bulunan iki parça bağının vakfiyesi
Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ-seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma‘în. ammâ ba‘d işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ve inşâsına bâ‘is ve bâdî oldur ki; mahmiye-i İstanbul’da İbrahim Paşa mahallesinde sâkin sahibü’l-hayrât ve’l-hasenât ve tâlibü’s-sadakāt ve’l-meberrât Musa Ağa b. Ahmed meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde zikri âtî vakfına li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb ve ta‘yîn eylediği fahrü’l-kuzât el-Hâc Mehmed Efendi b. Hasan mahzarında ikrâr-ı sahîh-i şer‘î ve i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î kılıp vilâyet-i Anadolu’da İznik kasabasında İbrahim Paşa mahallesinde Çıraklık demekle ma‘rûf mahâlde vâki‘ bir tarafdan Bostancızâde bağı ve bir tarafdan Hasan nâm kimesne bağı ve bir tarafdan yine kendi bağım ve bir tarafdan tarîk-ı âm ile mahdûd tahmînen üç dönüm kürûmî mülk bağım ile yine mahalle-i mezkûrda vâki‘ bir tarafdan Ali Çelebi bağı ve bir tarafdan Seyyid Kasım bahçesi ve bir tarafdan ba‘zen cidâr-ı kal‘a ve ba‘zen Süleyman nâm kimesne mülkü ve bir tarafdan tarîk-ı âm ile mahdûd tahmînen iki dönüm bağımı hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı sahîh-i müebbed ve habs-i sarîh-i muhalled ile vakf ve habsedip şöyle şart eyledim ki zikrolunan iki kıt‘a bağın hâsıl olan galle ve nemâsını kasaba-i mezbûrede vâki‘ merhûm Abdülkadir Geylânî kuddise sırruhü’l-azîz hazretleri zâviyesinde şeyh olan es-Seyyid Mehmed Efendi b. Veliyüddin vakf-ı mezbûruma mütevellî olup galle-i mezkûreyi [81b] ahz u kabz ve mesârif-i lâzımesinden fazlasına hayatda oldukça mutasarrıf ola ba‘de vefâtihî evlâdı ve evlâd-ı evlâdı ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdı batnen ba‘de batnin ale’s-seviy mutasarrıf olalar ve ekber ve erşedi mütevellî ola ve ba‘de’l-inkırâzi’l-küll galle-i mezbûre zâviye-i mezkûrede sâkin olan fukarâya sarf oluna ol vakt zâviye-i mezkûrede şeyh bulunan kimesne vakf-ı mezbûra mütevellî ola ve mürûr-ı eyyâm ile şürût-ı mezkûreye ri‘âyet müte‘azzire olursa vakf-ı mezbûr mutlaka vakf-ı fukarâ-i ehl-i îmân ola deyü ta‘yîn-i şürût ve tebyîn-i kuyûd edip zikrolunan iki kıt‘a bağı fâriğan ani’ş-şevâgil mütevellî-yi mezbûra mahâllinde on gün mukaddem def‘ ve teslîm edip ol dahi vakfiyet üzere zabt ve tesellüm ve kabz eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î vâkıf-ı mezbûr semt-i vifâkdan cânib-i şikāka âzim olup vakf-ı akār inde’l-imâmi’l-a‘zam gayr-ı sahîh lâzım olmağın vakf-ı mezbûrdan rücû‘ ve zikrolunan bağları kemâ-kân mülküme istirdâd ederim mahâllinde bana teslîm etsin dedikde mütevellî-yi merkūm cevâb-ı bâ-savâba mütesâddî olup eğerçi hâl bast olunan minvâl üzeredir lâkin İmâm-ı Ebû Yusuf hazretleri katında vâkıf mücerred “vakaftü” demekle ve İmâm Muhammed hazretleri katında dahi “teslîmü ile’l-mütevellî” ile vakfa lüzûm ârız olmuşdur deyü teslîmden imtinâ‘ ve bu bâbda nizâ‘ edip hâkim-i hâsim esbagallâhu ni‘amehû aleyhi hazretleri huzûrunda müterâfi‘ân her biri mübtegāsınca fasl ve hasma tâlibân olduklarında hâkim-i müşârün-ileyh lâ-zâle müşârün-ileyh hazretleri tarafeynin kelâmına nazar ve mennâ‘un li’l-hayr olmakdan hazer edip İmâmeyn-i müşârün-ileyhimâ mezheb-i hatîrleri üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hükmetmeğin min-ba‘d vakf-ı mezbûr sahîh ve lâzım olup nakz ve nakîzına mecâl muhâl oldu.
Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-yevmi’s-sâmin min-Muharremi’l-harâm li-sene erba‘a ve erba‘în ve miete ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: el-Hâc Mehmed Bey b. Halil, el-Hâc İsmail b. Himmet, Hamdi Çelebi b. ( ).
|