.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 151 Numaralı Sicil (H. 1143-1144 / M. 1731)
cilt: 66, sayfa: 333
Hüküm no: 409
Orijinal metin no: [82b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Sergiz kazası Gülgûn köyünden karısı Râbia’yı başına odun vurarak öldüren Seyid Süleyman’dan Râbia’nın vârislerinin diyet talebi

Diyet hücceti.

Vilâyet-i Anadolu’da Canik Sancağı’nda Sergiz kazâsına tâbi‘ Gülgûn nâm karye ahâlîsinden olup ber-vech-i âtî katîlen vefât eden Râbia bt. Hüseyin b. Mustafa’nın verâseti sadriye kızı Şerîfe Hafize nâm sagīre ile li-ebeyevn er karındaşı Mehmed ve li-ebeveyn kız karındaşı Fâtıma nâm hatuna münhasıra olduğu şer‘an müte‘ayyin oldukdan sonra bâ‘isü hâze’l-kitâb mezbûr Mehmed Çelebi meclis-i şer‘-i hatîrde müteveffâ-yı mezbûrenin zevci es-Seyyid Süleyman b. Veliyüddin mahzarında bi’l-verâse üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip târih-i kitâbdan yedi sene mukaddem mezbûr es-Seyyid Süleyman zevcesi kız karındaşım mezbûre Râbia’yı mûceb-i diyet olan odun ile bi-gayr-ı hakkın başından darb ve katledip hatta mezbûr es-Seyyid Süleyman mezbûre Râbia’yı ber-vech-i muharrer darb ve katleylediğini şuhûd mahzarında ikrâr etmekle hâlâ mezbûr es-Seyyid Süleyman’a suâl olunup mûceb-i şer‘îsi icrâ olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl zevcesi mezbûre Râbia vefât edip verâseti verese-i mezkûrûna münhasıra olduğunu ikrâr mâ‘adâyı inkâr edicek müdde‘î-yi mezbûrdan müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden ve karye-i mezbûre kurbünde vâki‘ Karaağaç nâm karye imâmı olup mahmiye-i İstanbul’da müsâfiren sâkin Mustafa Efendi b. Mehmed ve Tekkeköy demekle ma‘rûf karye ahâlîsinden Hasan Beşe b. Ömer nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka mezbûr es-Seyyid Süleyman târih-i kitâbdan yedi sene mukaddem Sergiz kazâsında Gülgûn karyesi ahâlîsinden müdde‘î-yi mezbûr Mehmed’in kız karındaşı olan zevce-i menkûhası Râbia bt. Hüseyin b. Mustafa nâm hatunu mûceb-i diyet olan odun ile bi-gayr-ı hakkın başına darb ve katleyledim deyü bizim huzûrumuzda ikrâr ve i‘tirâf etmişidi. Biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince müteveffât-ı mezbûrenin gümüşden şer‘an lâzım gelen beş bin dirhem-i şer‘î diyetinden müdde‘î-yi mezbûrun hissesine isâbet [eden] bin altı yüz altmış altı dirhem ve sülüsân dirhem hisse-i irsiyesini müdde‘î-yi mezbûra edâ ve teslîme mezbûr es-Seyyid Süleyman’a ba‘de’t-tenbîh mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâmin ve’l-işrîn min-Zilhicceti’ş-şerîfe li-sene selâse ve erba‘în ve miete ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Mehmed Efendi b. Hasan, es-Seyyid Mehmed b. es-Seyyid Ali, Molla İbrahim b. Mustafa, İbrahim Ağa b. Hasan, Ömer Bey b. Ömer, Abdullah b. Mustafa, Ali Ağa b. Ali, Hüseyin b. el-Hâc Mehmed, Mehmed Bey b. Mahmud, es-Seyyid Mustafa b. İbrahim b. İbrahim Efendi, es-Seyyid Mahmud b. İbrahim Efendi, Mehmed Bey b. Mehmed, <<Ömer b.>> es-Seyyid Hasan b. İbrahim, Molla İbrahim b. Ömer, Molla Ömer b. Osman.