|
Bab Mahkemesi 151 Numaralı Sicil (H. 1143-1144 / M. 1731) cilt: 66, sayfa: 344 Hüküm no: 423 Orijinal metin no: [85b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Kastamonu’nun Muzafferüddin mahallesinde Atabey vakfından olan ev ve arsanın babası tarafından kendisine hîbe edildiği iddiasıyla Berber Hasan tarafından açılan davanın geçersiz olduğu
Vilâyet-i Anadolu’da medîne-i Kastamonu ahâlîsinden olup mahmiye-i İstanbul’da müsâfiren sâkin Berber Hasan b. Hüseyin nâm kimesne Dîvân-ı hazret-i sadrazamî’de ma‘kūd meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde medîne-i mezbûre ahâlîsinden olup zikri âtî arsa ve çatma menzile vaz‘-ı yedi sâbit olan fahrü’l-kuzât râfi‘u’l-kitâb Çetinzâde el-Hâc Ahmed Efendi mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip bundan akdem vefât eden babam Hüseyin hayatında medîne-i mezbûrede Muzafferüddin mahallesinde vâki‘ lede’l-ahâlî ve’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd arsa ile derûnunda mevcûd bir bâb çatma menzilini bana hîbe ve temlîk ve teslîm ben dahi meclis-i hîbede ittihâb ve temellük ve kabz ve kabûl etmekle arsa ve menzil mülk-i mevhûbum olmuş iken mezbûr el-Hâc Ahmed Efendi bi-gayr-ı hakkın zabteder suâl olunup kasr-ı yedine tenbîh olunmak murâdımdır dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr el-Hâc Ahmed Efendi cevâbında fi’l-vâki‘ arsa-i mezbûreyi derûnunda mevcûd çatma menzil ile zabt ve tasarrufunu ikrâr lâkin arsa-i mezbûre medîne-i mezbûrede vâki‘ Atabey Gāzi vakfından olmağla mezbûr Hasan’ın babası Hüseyin hayatında tasarrufunda olduğu hâlde bin yüz kırk bir senesinde mezbûr Hasan’ın huzûrunda vakf-ı mezbûr mütevellîsi ma‘rifetiyle iki yüz seksen guruş semen ve bedel mukābelesinde bana bey‘ ve ferâğ ve tefvîz ben dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve tefevvüz ve kabûl edip hatta mezbûr Berber Hasan bey‘-ı mezbûr[u] mücîz ve babası merkūmun vefâtından sonra semen ve bedel-i mezkûru müteveffâ-yı merkūmun sâir veresesiyle beynlerinde iktisâm ve bin yüz kırk iki Şevvali’l-mükerremi’nin yirmi dördüncü günü medîne-i mezbûrede hâkim-i şer‘-i şerîf olan el-Hâc es-Seyyid Hasan Efendi huzûrunda arsa-i mezbûre derûnunda vâki‘ çatma menzilde alâka ve medhalim yokdur deyü i‘tirâf dahi edip mûmâ-ileyh efendi yedime işbu bir kıt‘a hüccet-i şer‘iyeyi i‘tâ eyledikden sonra mezbûr Berber Hasan husûs-ı mezbûr için bâ-fermân-ı âlî Kangırı [Çankırı] kādısı Osman Efendi’yi müvellâ ve Kangırı [Çankırı] vâlîsi vezîr-i mükerrem Ali Paşa hazretlerini mübâşir olmağla müşârün-ileyh hazretleri tarafından ta‘yîn buyrulan Sancakdâr Seyyid İbrahim Ağa ve Çukadâr Ömer Ağa mübâşeretleriyle Kangırı [Çankırı] kādısı mûmâ-ileyh Osman Efendi tarafından me’zûnen bi’l-hükmolduğu hâlde medîne-i mezbûreye irsâl olunan el-Hâc Abdullah Efendi ve Kastamonu Kādısı Ali Efendi b. Osman Efendi huzûrlarına beni ihzâr ve husûs-ı mezbûru tekrar bin yüz kırk üç senesi Cumâdelâhiresi’nin yirmi dokuzuncu günü benden da‘vâ eyledikde ben dahi vech-i meşrûh üzere bin yüz kırk iki senesi Şevvali’l-mükerremi’nin yirmi dördüncü günü Kastamonu’da hâkimü’ş-şer‘-i şerîf olan el-Hâc es-Seyyid Hasan Efendi huzûrunda mezbûr Hasan arsa-i mezbûreyi ve menzili babası Hüseyin iki yüz seksen guruş semen ve bedel mukābelesinde bâ-ma‘rifet-i mütevellî bana bey‘ ve tefvîzini mücîz olup alâka ve medhalim yokdur deyü ikrârını şühûd-ı udûlden sâbıkā Kethudâyeri Mehmed Ağa ve hâlâ Kethudâyeri Mehmed Ağa ve es-Seyyid Halil Ağa ve Şeyh Mustafa Efendi ve Güğümcü el-Hâc Ahmed Dede ve İmâm Ali Halîfe b. el-Hâc Mehmed ve el-Hâc Ahmed b. Mehmed ve Duhânî İbrahim b. Abdüşşekûr ve Mehmed b. Şa‘ban [86a] ve Mehmed b. Ahmed ve Penbeci Mehmed Çelebi ve Mehmed Beşe b. Mustafa ve Tosun Mehmed Ağa ve Ali Ağa ve Şehirkethudâsı Hüseyin Çelebi ve Molla Hüseyin b. el-Hâc Ahmed nâm kimesneler şehâdetleriyle muvâcehesinde isbât eylediğimde mûmâ-ileyhimâ el-Hâc Abdullah Efendi ve Ali Efendi dahi şühûd-ı mezbûreyi ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri kabûl ve mûcebiyle müdde‘î-yi mezbûr Berber Hasan’ı mu‘ârazadan men‘ ve yedime işbu hükm-i hücceti i‘tâ eylediler deyü min-külli’l-vücûh takrîr-i meşrûhuna mutâbık hüccet-i şer‘iye ibrâz edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûr el-Hâc Ahmed Efendi’den def‘-i mezbûrunu nâtık ve mûmâ-ileyhimâ Abdullah Efendi ve Ali Efendi’nin imzâlarıya mümzât hüccetin mazmûnuna mutâbık beyyine taleb olundukda fi’l-asl medîne-i mezbûre ahâlîsinden olup mahmiye-i İstanbul’da Müftihamamı kurbünde müsâfiren sâkin Uzun oğlu el-Hâc Hüseyin ve Hâfız Ali Efendi b. Abdullah ve Çukurhan’da sâkin Ömer b. Mehmed ve el-Hâc Mustafa b. Süleyman nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i ma‘kūd-ı mezkûre hâzırûn olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ işbu müdde‘î-yi mezbûr Berber Hasan bin yüz kırk üç senesi Cumâdelâhiresi’nin yirmi dokuzuncu günü bâ-fermân-ı âlî Kangırı [Çankırı] vâlîsi vezîr-i mükerrem Ali Paşa hazretleri tarafından mübâşir ta‘yîn ettirdiği Sancakdâr es-Seyyid İbrahim Ağa ve Çukadâr Ömer Ağa mübâşeretleriyle mezbûr el-Hâc Ahmed Efendi’yi husûs-ı mezbûra müvellâ ta‘yîn olunan Kangırı [Çankırı] Kādısı Osman Efendi tarafından me’zûnen bi’l-hükmolduğu hâlde Kastamonu’ya irsâl olunan el-Hâc Abdullah Efendi ve Kastamonu Kādısı Ali Efendi huzûrlarına ihzâr ve medîne-i mezbûre mahallâtından Muzafferüddin mahallesinde vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd arsa ve derûnunda vâki‘ çatma menzili babam Hüseyin hayatında bana hîbe ve temlîk ve teslîm eylemişidi deyü da‘vâ eyledikde mezbûr el-Hâc Ahmed Efendi dahi arsa-i mezbûr Kastamonu’da Atabey Gāzi vakfından olup müdde‘î-yi mezbûrun babası müteveffâ Hüseyin’in tasarrufunda olduğu hâlde mezbûr Hüseyin arsa-i mezbûreyi derûnunda olan çatma menzil ile ma‘an bin yüz kırk bir senesinde hayatında vakf-ı mezbûr mütevellîsi izniyle mezbûr Berber Hasan’ın huzûrunda iki yüz seksen guruşa bana bey‘ ve tefvîz ben dahi kabûl eylediğimden sonra mezbûr Berber Hasan bey‘ ve tefevvüz-ı mezbûru mücîz ve babası vefâtından sonra meblağ-ı mezbûru sâir veresesiyle beynlerinde iktisâm ve bin yüz kırk iki Şevvali’l-mükerrem’inin yirmi dördüncü günü medîne-i Kastamonu’da hâkimü’ş-şer‘-i şerîf olan el-Hâc es-Seyyid Hasan Efendi huzûrunda arsa-i merkūme ve çatma menzilde alâka ve medhali olmadığını [i‘tirâf] etmekle mûmâ-ileyh el-Hâc Hasan Efendi dahi mezbûr Berber Hasan’ın i‘tirâfı nâtık işbu hüccet-i şer‘iyeyi yedime i‘tâ eyledi deyü def‘le mukābele ve def‘-i mezbûru bizim huzûrumuzda şühûd-ı udûlden sâbıkā Kethudâyeri olan Mehmed Ağa hâlâ Kethudâyeri diğer Mehmed Ağa ve es-Seyyid Halil Ağa ve Şeyh Mustafa ve el-Hâc Ahmed Dede ve İmâm Ali Halîfe ve Hacı Ahmed ve Duhânî İbrahim ve Mehmed b. Şa‘ban ve Mehmed b. Ahmed ve Tosun Mehmed Ağa ve Ali Ağa ve Şehirkethudâsı Hüseyin Çelebi ve Molla Hüseyin ve Penbeci Mehmed Çelebi nâm kimesneler şehâdetleriyle mûmâ-ileyhimâ el-Hâc Abdullah Efendi ve Ali Efendi huzûrlarında isbât eyledikde şâhidûn-ı mezbûrûnun şehâdetlerini mûmâ-ileyhimâ kabûl ve mûcebince hükm-i mezbûr Berber Hüseyin’i [Hasan’ı] mu‘ârazadan men‘ edip işbu hüccet-i şer‘iyeyi mezbûr el-Hâc Ahmed Efendi yedine i‘tâ eylediler biz mazmûnu hüccete bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye ettiklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle müdde‘î-yi mezbûr Berber Hasan mu‘ârazadan men‘ olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî 13 min-M sene 1144.
Şuhûdü’l-hâl: Müezzin Mehmed Efendi b. Mehmed, Mehmed Çelebi Şiklı?, el-Hâc Mehmed Çelebi b. Kurt, Engelzâde el-Hâc Mehmed b. el-Hâc İbrahim, Terzi el-Hâc Halil, el-Hâc Ahmed-i Şâmî, el-Hâc Süleyman b. ( ), Bıyık el-Hâc Mehmed, Kabasakal el-Hâc Mustafa, Himmet b. Cürek?, Mustafa Beşe b. Hacı Mehmed, Abdi oğlu Abdülbaki, Börekci Mehmed Bey.
|