|
Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740) cilt: 69, sayfa: 73 Hüküm no: 4 Orijinal metin no: [2a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hasan Odabaşı’nın vakfiyesi
Vakfiye-i el-Hâc Hasan Odabaşı bi-imzâ-i efendi
El-hamdü li-veliyyihî ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ-nebiyyihî Muhammedün ve alâ-âlihî ve sahbihî ecma‘în. Ammâ ba‘d işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ve inşâsına bâ‘is ü bâdî oldur ki, dergâh-ı âlî -dâme mahfûfen bi’l-me‘âlî- yeniçerilerinin onuncu bölük odası neferâtı mutekā‘idlerinden sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât ve tâlibü’s-sadakāt ve’l-meberrât el-Hâc Hasan Odabaşı b. Abdülkerim meclis-i şer‘-i şerîf-i enver ve mahfil-i dîn-i münîf-i ezherde zikri âtî vakfına li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb eylediği el-Hâc Abdi b. el-Hâc Habib mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip “ed-dünyâ mezra‘atü’l-âhire” fehvâsınca etyab-ı mâlımdan altı yüz doksan guruşumu ifrâz edip hasbeten lillâhi’s-Samed vakf-ı sahîh-i müebbed ile vakf ve habs edip şöyle şart eyledim ki, meblağ-ı mezbûr altı yüz doksan guruşu yed-i mütevellî ile rehn-i kavî ve kefîl-i melî yâhûd ikisinden biri ile alâ-vechi’l-helâl onu on bir buçuk hesâbı üzere irbâh olunup beher sene altı yüz guruşdan ber-vech-i muharrer hâsıl olan nemâ yed-i mütevellide hıfz olunup iktizâ ettikde techîz-i umûr-ı seferiye-i neferâta sarf oluna ve doksan guruşun nemâsıyla dahi beher sene Ramazan-ı şerîfde oda-i mezbûrda sâkinler neferâtının ta‘âmiyelerine sarf oluna ve nukūd-ı mevkūfeme oda-i mezbûra her kim mütevellî olur ise ol hasbî mütevellî ola ve ben hayâtda oldukça nâzır olam vefâtımdan sonra oda-i mezbûre ihtiyârları nâzır olalar, şurût-ı mezkûreme ri‘âyet müte‘azzire olur ise vakf-ı mezbûr mutlakā vakf-ı fukarâ-i Müslimîn ola deyü ta‘yîn-i şurût edip meblağ-ı mezbûru mütevellî-yi mezbûra def‘ ü teslîm ol dahi vakfiyet üzere kabz u tesellüm eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î vâkıf-ı mezbûr el-Hâc Hasan Odabaşı kelâmını semt-i âhara atf edip sıhhat-i vakf-ı nukūd ve ona müteferri‘ olan şurût-ı kuyûd eimme-i selâse-i nahârîr -aleyhimü’r-rahmetü’l-kadîr- katlarında gayr-ı sahîh ve merdûd olmağın vakf-ı mezbûrdan rücû‘ edip meblağ-ı mezbûru mülküme istirdâd ederim dedikde mütevellî-yi mezbûr cevâba mütasaddî olup eğerçi hâl bast olunan minvâl üzeredir lâkin hazret-i İmâm Züfer’den İmâm Ensârî rivâyeti üzere sıhhat-i vakf mukarrerdir ki binâ olunan şurût[u] kuyûdun dahi sıhhati dahi mimmâ lâ-yünkerdir ve imâmeyn-i hümâmeyn hazretleri katlarında dahi sıhhat-i vakf müstelzim-i lüzûm olmağla vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hüküm taleb ederim deyü müterâfi‘ân ve her biri mübtegāsınca fasl ü hükme tâlibân olduklarında sadr-ı kitâbı tevkī‘-i müstetâbı ile muvakkı‘ olan hâkim-i hâsım efendi hazretleri dahi tarafeynin kelâmına nazar ve mennâ‘u’l-hayr olmakdan hazer edip cânib-i vakfı evlâ ve ahrâ görmekle rivâyet-i mezbûre üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hükmetmeğin ba‘de’l-yevm vakf-ı mezbûr sahîh ve lâzım oldu, cerâ zâlik.
Ve hurrire fî-gurreti Zilhicce sene 1152.
Şuhûdü’l-hâl: Hüseyin Efendi İmâm-ı Câmi‘-i İskender Paşa, İbrahim Odabaşı, Ömer Yazıcı b. Hacı İbrahim, Mehmed Odabaşı b. Ali, İbrahim Odabaşı b. Abdullah, Nâzır el-Hâc Mehmed b. Yusuf, Mehmed Odabaşı b. Abdullah, Semerci Halil Beşe b. Mustafa, Bayrakdâr Süleyman Beşe
|