.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740)
cilt: 69, sayfa: 74
Hüküm no: 5
Orijinal metin no: [2a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ali Ağa’nın tasarrufunda olan vakıf menzilin yine Ali Ağa’nın elinde olan mülk menzil ile istibdali

İstibdâl

Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde istimâ‘ ve tahrîri için kıbel-i şer‘-i şerîfden keşif nâibimiz fahrü’l-müderrisîni’l-kirâm Hıfzı el-Hâc Mehmed Efendi b. Hasan Efendi irsâl olunup ol dahi hâssa mimâr hulefâsından el-Hâc Mustafa b. Ali ve Halil b. İbrahim nâm halîfeler ile mahmiye-i İstanbul’da Çıkrıkçı Kemâl mahallesinde vâki‘ merhûm Süleyman Paşa Evkāfı musakkafâtından sâbıkā Tu[r]nacıbaşı Ali Ağa b. Sinan’ın tasarrufunda olan vakıf menzile varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i şerîf ettikde vakf-ı mezbûrun meşrûtiyet üzere mütevellîsi olan Hafife Hanım tarafından kāimmakām mütevellîsi olan Süleyman Ağa b. İbrahim meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda bi’t-tevliye takrîr-i kelâm edip işbu akd-i meclis-i şer‘ olunan üç tarafı mezbûr Ali Ağa’nın menzili ve bir tarafı tarîk-i âm ile mahdûd mezbûr Ali Ağa’nın tasarrufunda olan vakıf menzil müşrif-i harâb olup ta‘mîr olmadan süknâ mümkün ve ta‘mîrine vakıfda müsâ‘ade olmayıp yevmî bir akçe icâre-i müeccelesiyle ta‘mîri mümkün olmamağla mutasarrıfı mezbûr Ali Ağa dahi ta‘mîrden ibâ etmekle istibdâl olunmak vakf-ı mezbûra nâfi‘ olmağla mezbûr Ali Ağa’nın yedinde mülkü olup mahmiye-i mezbûrede Muhtesib İskender mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Südcü Mustafa menzili ve iki tarafı Kıbrısîzâde menzili ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd mülk menzili ile mübâdeleye râgıb olmağın menzileyn-i mezkûreyn keşf olunup istibdâl cânib-i vakfa hayırlı ise istibdâle kıbel-i şer‘den izin verilmek bi’t-tevliye murâdımdır dedikde mimârân-ı mezbûrân evvelâ vakıf olan menzil-i mezbûru ebniye ve sukūf ahvâline ıttılâ‘-ı tâmmı olan hâzırûn bi’l-meclis Müslimîn ile mesâha ve takvîm eylediklerinde menzil-i mezkûrun arsası tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î iki yüz doksan dört zirâ‘ olup arsa-i mezbûre üzerinde olan harâb ebniyesi bi-hesâb-ı mezkûr terbî‘an yüz kırk sekiz zirâ‘ olmağla arsa ve binâsının kıymeti elli yedi bin dört yüz seksen akçeye bâliğ olduğu müte‘ayyen oldukdan sonra sâniyen menzil-i memlûke-i mezbûre üzerine varıp ber-vech-i muharrer ba‘de’l-mu‘âyene ve’l-mesâha takvîm olundukda arsası tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î altı yüz yirmi zirâ‘ olup üzerinde münakkaş cedîd ebniyesi yüz üç zirâ‘ ve etrâf-ı erba‘ası taş duvar olmağla arsa ve binâ ve taş duvarın kıymeti yüz elli iki bin iki yüz akçeye bâliğ olduğu mütehakkık oldukdan sonra mülk olan menzilin kıymeti vakıf olan menzilin kıymetinden doksan dört bin yedi yüz akçe ziyâde olmağla istibdâli min-külli’l-vücûh cânib-i vakfa evlâ ve enfa‘ ve hayır olduğu lede’ş-şer‘i’l-enver zâhir ve müte‘ayyen olduğunu mevlânâ-yı mezbûr ma‘an ba‘s olunan ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘a gelip ba‘de’l-inhâ ve’t-takrîr husûs-ı mezbûr atebe-i aliyye-i şehriyârîye arz olundukda istibdâl için izn-i hümâyûnu müş‘ir tuğrâlı emr-i âlîşân dahi sâdır oldukdan sonra mevlânâ-yı mezbûr mahallinde bir def‘a dahi ber-minvâl-i meşrûh ba‘de akdi’l-meclis fukahâ-yı ulü’l-elbâbdan istibdâl-i vakfı tecvîz eden meşâyih-i kirâm hazretlerinin kavilleri üzere ber-minvâl-i meşrûh istibdâle mütevellî-yi mezbûra izin verip mütevellî-yi mezbûr dahi vakıf olan menzili bi’l-cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık mülk olan [2b] menzil-i merkūma bedel mezbûr Ali Ağa’ya ba‘de’t-tahliye def‘ ü teslîm ol dahi kabz u tesellüm edip mezbûr Ali Ağa dahi mârrü’z-zikr mülk menzilini bi-kâffeti’l-hukūk ve’l-merâfık vakıf olan menzil-i mezbûreye bedel mütevellî-yi mezbûra ba‘de’t-tahliye def‘ ü teslîm ol dahi vakıf için kabz u tesellüm edip mübâdele-i sahîha-i şer‘iyye ile mübâdele ve tarafeynden tesellüm ve kabz ve tasarruflarından sonra mezbûr Ali Ağa istibdâl-i mezbûra nâdim ve rücû‘a âzim olup İmâm-ı A‘zam ve hümâm-ı ekrem hazretleri katında mutlakā ve İmâm Muhammed hazretleri katında bir rivâyetde vâkıf vakfiyesinde mübâdeleyi şart etmeyicek ve İmâm Ebû Yusuf hazretleri katlarında rivâyet-i uhrâda istibdâl câiz olduğuna binâen mütevellî-yi mezbûr ile mübâdele eylediğimden sonra rücû‘ eyledim vakıf menzile bedel verdiğim mülk menzilimi istirdâd ederim deyücek mütevellî-yi mezbûr cevâba mütasaddî olup eğerçi hâl bast olunan minvâl üzeredir lâkin bir mevkūf ile intifâ‘ mümkün olmayıp vakıf harâb olup ta‘mîre müsâ‘ade dahi olmamağla istibdâlde vakf-ı mezbûra menfa‘at azîm olduğu halde vâkıf şart-ı istibdâli dahi istememiş olursa da imâmeyn hazretlerinden rivâyet-i sahîha üzere re’y-i hâkimü’ş-şer‘le istibdâl sahîh olur ve el-yevm amel dahi bununladır deyü redd ü teslîmden ibâ ve sıhhat-i istibdâle hükm-i kazâ ricâ etmeğin nâib-i mûmâ-ileyh dahi tarafeynden olan kelimâta nazar ve mubtıl-ı hayr olmakdan hazer edip istibdâl-i mezbûrda menfa‘at-i cesîme olmağla alâ-kavli men-yerâhu sıhhat-i istibdâle hükmettikde mezbûr Ali Ağa inân-ı kelâmını semt-i âhara atf hükm-i hâkim ile istibdâl sahîh oldu, lâkin sıhhat lüzûmu müstelzime değildir binâen-aleyh menzil-i mezbûru istirdâd ederim dedikde mütevellî-yi mezbûr sıhhat lüzûmdan müfârakat olmaz deyü rivâyet eden eimme-i dîni -rıdvânullâhi aleyhim ecma‘în- re’yleri üzere lüzûma dahi hüküm taleb ettikde mûmâ-ileyh dahi alâ-kavli men-yerâhu mine’l-eimme istibdâl-i mezbûrun sıhhat-i lüzûmuna hükmetmekle hükm-i sâbıkı ahkâm etmeğin ba‘de’l-yevm evvelâ vakıf olan menzil mezbûr Ali Ağa’nın mülkü ve sâniyen mülk olan menzil vakıf olduğunu mevlânâ-yı mûmâ-ileyh mahallinde ketb ü tahrîr ve ma‘an ba‘s olunan Çukadâr Mustafa b. Ali ve Muhzır Mustafa b. Mehmed ile meclis-i şer‘a gelip âlâ-vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin ba‘de’t-tenfîzi’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fî-gurreti Zilhicceti’ş-şerîfe sene 1152.

Şuhûdü’l-hâl: Abdülfettah Efendi b. Mehmed, Mustafa Çelebi b. İsmail, Süleyman Çelebi b. Mustafa, Osman Bey b. Yusuf, Şeyh Ebubekir Efendi b. Mustafa, Osman Efendi b. Şa‘bân, Hüseyin Çelebi b. Mustafa, Müezzin İsmail, Mustafa Efendi b. Mustafa, Mustafa b. Musa, Salih b. Mehmed, İbrahim Odabaşı b. Mehmed