|
Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740) cilt: 69, sayfa: 125 Hüküm no: 75 Orijinal metin no: [11b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ali ve kardeşi İsmail’in, Hüseyin Efendi’deki alacakları konusundaki davaya sulh bedeli karşılığı son verildiği
Sulh, bâ-imzâ-i efendi
Mahmiye-i İstanbul’da Azebler mahallesinde sâkin olup kendi tarafından asîl ve li-ebeveyn er karındaşı es-Seyyid İsmail b. Mustafa b. Abdullah tarafından husûs-ı âti’l-beyâna ber-vech-i âtî sulh ve ibrâya vekîl olduğu es-Seyyid Mehmed b. Mustafa ve Hasan b. Mehmed nâm kimesneler şehâdetleriyle mahzar-ı hasm-ı câhidde şer‘an sâbit ve sübût-ı vekâlete hükm-i şer‘î lâhık olan es-Seyyid Ali nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde sâhib-i hâzihi’l-vesîka Hüseyin Efendi b. Mustafa nâm kimesne mahzarında asâleten ve vekâleten ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip bundan akdem ben ve karındaşım müvekkilim mezbûr es-Seyyid İsmail ale’l-iştirâki’s-seviyy bâ-berât-ı âlîşân vilâyet-i Anadolu’da Kocaeli sancağında vâki‘ senede yetmiş iki bin akçe mâlı olan Rum Paşa ve karye-i Onacık mukāta‘ası demekle ma‘rûf mukāta‘anın ber-vech-i mâlikâne mutasarrıf olduğumuz nısf hissemizi üç bin guruş bedel-i makbûza mezbûr Hüseyin Efendi ile matbah emîni esbak Halil Efendi’ye ale’l-iştirâki’s-seviyy ferâğ ve kasr-ı yed eylediğimizden sonra mâlımızdan mezbûr Hüseyin Efendi’ye iki yüz guruş îdâ‘ ve teslîm etmiş idik, hâlâ yedinde kalmışdır, asâleten ve vekâleten taleb ederim deyü da‘vâ eylediğimde ol dahi cevâbında cânib-i mîrîden kendilerden matlûb olan bin yüz elli bir senesi imdâd seferiyeleri’çün emirleriyle sipâh çavuşlarından Musa Ağa’ya teslîm eyledim deyip ol vechile ba‘de vukū‘i’l-münâza‘a beynimizde muslihûn tavassut edip da‘vâ-yı mezkûremden beni mezbûr Hüseyin Efendi ile seksen guruş üzerine sulh eylediklerinde ben dahi ber-vech-i mübeyyen asâleten ve vekâleten sulh-ı mezkûru kabûl ve bedel-i sulh-ı merkūm seksen guruşu yedinden bi’t-tamâm ahz u kabz edip gerek meblağ-ı mezbûr ve gerek mâlikâne-i merkūmeye ve gerek sâir işbu târîh-i vesîkaya gelince beynimizde cereyân eden cemî‘ mu‘âmelât-ı şettâdan hukūk-ı ma‘lûme ve mechûleye müte‘allık âmme-i da‘vâdan zimmetini bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ibrâ-i âm ile ibrâ ve ıskāt eyledim eğer müvekkilim karındaşım mezbûr es-Seyyid İsmail benim ber-vech-i muharrer vekâletimi inkâr edip merkūm Hüseyin Efendi’den şer‘an bir nesne ahz ederse me’hûzuna ben zâmin ve kefîl oldum dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î ketb olundu.
Fî 16 Zilhicce sene 1152.
Şuhûdü’l-hâl: Salih Çelebi b. Süleyman, el-Hâc Ömer Ağa b. es-Seyyid Hasan, Yusuf Çelebi b. Abdullah, Ahmed Çelebi b. Ali, Mehmed Çelebi b. Abdullah ve gayruhum
|