|
Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740) cilt: 69, sayfa: 126 Hüküm no: 76 Orijinal metin no: [11b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ayşe bt. Mehmed’in vefatıyla oğlu Yahya’nın terekeden olan hakkını vasisi olan babasının tamamen aldığı
İbrâ
Mahmiye-i İstanbul’da Yenibahçe kurbünde Karabaş mahallesinde sâkine iken bundan akdem vefât eden Âişe bt. Mehmed Efendi b. Ali nâm hatunun verâseti vâlidesi Fâtıma bt. Süleyman Efendi nâm hatun ile sadrî oğlu Yahya nâm sagīre inhisarı tahakkukundan sonra sagīr-i mezbûrun babası ve cânib-i şer‘-i mutahhardan mansûb vasîsi Ali Odabaşı b. Mustafa meclis-i şer‘-i hatîr-ı lâzımü’t-tevkīrde tereke-i müteveffiye-i mezbûreye vâzı‘atü’l-yed olup zâtı ta‘rîf-i şer‘î ile mu‘arrefe olan sâhibetü hâzihi’l-vesîka merkūme Fâtıma Hatun muvâcehesinde bi’l-vesâye ikrâr ve takrîr-i kelâm edip vasîsi olduğum sagīr-i mezbûr Yahya’nın vâlidesi müteveffiye-i mezbûre Âişe Hatun’un nukūd ve eşyâyı hâvî terekesinden sagīr-i mezbûra isâbet eden hisse-i irsiye-i ma‘lûmesini merkūme Fâtıma Hatun bana def‘ ü teslîm ben dahi vesâyetim hasebiyle yedinden tamâmen ahz u kabz eyledim tereke-i müteveffiye-i mezbûreden sagīre-i mezbûra isâbet eden hisse-i ma‘lûmesinden merkūme Fâtıma Hatun yedinde ve zimmetinde bir akçe ve bir habbe hakkı bâkī kalmamağın husûs-ı mezbûra müte‘allıka kat‘an da‘vâ ve nizâ‘ım yokdur dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î merkūm Ali Odabaşı meclis-i şer‘de merkūme Fâtıma Hatun mahzarında i‘âde-i kelâm edip bundan akdem merkūme Fâtıma ile beynimizde ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ cereyân etmiş idi, el-hâletü hâzihi hesâb ve kitâbımızı gördüğümüzde her birimiz âharın zimmetinde bir akçe ve bir habbe zuhûr etmemekle târîh-i vesîkaya gelince beynimizde cereyân eden ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ hukūk-ı ma‘lûme ve mechûleye müte‘allıka kalîl ü kesîr [ve] celîl ü hakīr âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebât ve eymân ve muhâsamâtdan merkūme Fâtıma’nın zimmetini ibrâ-i âmm-ı katı‘u’n-nizâ‘la ibrâ ve ıskāt eylediğimde ol dahi ba‘de’l-kabûl ber-mûceb-i hüccet nafaka-i mefrûza mutâlebesine ve târîh-i vesîkaya gelince beynimizde cereyân eden ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ hukūk-ı ma‘lûme ve mechûleye müte‘allıka kalîl ü kesîr [ve] celîl ü hakīr âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebât ve muhâsamâtdan benim zimmetimi ibrâ-i âm ile ibrâ ve ıskāt eyledi min-ba‘d birbirimiz ile vechen mine’l-vücûh ve sebeben mine’l-esbâb kat‘an da‘vâ ve nizâ‘ımız yokdur dedikde merkūme Fâtıma Hatun mukırr-ı mezbûr Ali Odabaşı’yı cemî‘ kelimât-ı meşrûhasında tahkīk ve tasdîk etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî 27 min-Zilhicce sene 1152.
Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Çelebi b. Mustafa, Hacı Hasan b. Mehmed, Hüseyin b. Hasan, Halil b. İbrahim, es-Seyyid Mustafa b. Ali, Mustafa b. Mehmed, Ahmed b. Ali, İbrahim b. Mustafa, Mehmed b. Yusuf, Mehmed Efendi b. Ahmed, İbrahim b. Ahmed
|