.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740)
cilt: 69, sayfa: 136
Hüküm no: 92
Orijinal metin no: [13b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ümmügülsüm ve Lübabe’nin sahip oldukları evin satışı

Mübâya‘a-i menzil

Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde ketb ü tahrîri için bi’l-iltimâs kıbel-i şerî‘at-i garrâdan irsâl olunan es-Seyyid Ahmed Efendi mahmiye-i İstanbul’da Süleymaniye kurbünde Mollagürânî mahalle[sinde] fahrü’l-müderrisîni’l-kirâm sa‘âdetli es-Seyyid Mehmed Hilmi Efendi hazretlerinin menziline varıp zeyl-i sahîfede muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i mübîn ettikde menzil-i merkūm ittisâlinde vâki‘ arsası merhûm Revanî Çelebi Vakfı’na ayda kırk beş akçe mukāta‘a-i kadîmesi ve bi’l-cümle ebniyesi mülk olup etrâf-ı selâsesi mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Hilmi Efendi ve Hüseyin Çelebi ve Zirki Halil Çelebi ve Abdurrahman Ağa menzilleri ve taraf-ı râbi‘i tarîk-i âm ile mahdûd dâhiliyesinde tabaka-i ulyâda bir köşk ve vustâda üç bâb oda ve bir camlı sofa ve süflâda bir kilâr ve bir matbah ve bir hamam ve hâriciyede fevkānî ve tahtânî cem‘an iki oda ve müştemilât-ı sâire-i ma‘lûmeyi hâvî menzilin mâlike ve mutasarrıfa olup zâtı Müslimîn-i mezkûrîn ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan Havva bt. Mustafa nâm hatunun sadriye kebîre kızları olup zâtları kezâlik ta‘rîf-i şer‘î ile mu‘arrefe olan Ümmügülsüm ve Lübabe bintey Hüseyin Çelebi’den her biri meclis-i şer‘de menzil-i mahdûd-ı mezkûrun ebniye-i memlûkesinden hisse-i ma‘lûmelerini bundan esbak semen-i ma‘lûm ve makbûza vâlideleri merkūme Havva’ya bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bey‘ ve arsasını bâ-ma‘rifet-i mütevellî ferâğ-ı kat‘î ile ferâğ ve tefvîz ve teslîm eylediklerini bi’l-muvâcehe ikrâr ve menzil-i mahdûd-ı mezkûra müte‘allıka âmme-i da‘vâdan vâlideleri mezbûre Havva’nın zimmetini ibrâ ve ıskāt eylediklerinde ol dahi tasdîk ve kabûl eyledikden sonra merkūme Havva meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda sâhib-i hâze’l-kitâbi’l-müstetâb mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Hilmi Efendi b. Abdullah mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip menzil-i mahdûd-ı mezkûr akd-i âti’z-zikrin sudûruna dek yedimde mülküm olan ebniye-i memlûkesini bi-cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık ve kâffeti’l-hukūk ve’l-merâfık bin [bey‘-i] bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bin üç yüz guruşa mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Hilmi Efendi’ye bey‘ ve arsasını dahi bâ-ma‘rifet-i mütevellî meccânen ferâğ ve tefvîz ve teslîm eylediğimde ol dahi ber-vech-i muharrer ebniye-i mezkûreyi iştirâ ve arsa-i mezkûreyi tefevvüz ve kabûl ve semen-i mezkûr bin üç yüz guruşu bana teslîm eylediğinde ben dahi yedinden tamâmen tesellüm ve ahz u kabz edip bey‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine ve gayra müte‘allıka âmme-i da‘vâdan mûmâ-ileyhin zimmetini ibrâ-i âm ile ibrâ ve ıskāt eyledim ba‘de’l-yevm benim aslâ alâkam kalmayıp menzil-i mahdûd-ı mezkûrun ebniye-i merkūmesi mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Hilmi Efendi’nin mülk-i müşterâsı ve arsa-i merkūmesi dâhil-i havza-i tasarrufu olmuşdur keyfe mâ yeşâ’ ve yehtâr mutasarrıf olsun dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Hilmi Efendi meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda takrîr-i kelâm ve bast-ı merâm edip ber-vech-i muharrer mülk-i müşterâm olan ebniye-i mezkûrenin rub‘-ı şâyi‘ini cümle tevâbi‘iyle üç yüz yirmi beş guruş semen-i makbûza bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile zevce-i menkûham olan Âişe bt. (°) nâm hatuna bey‘ ve kezâlik arsasının dahi rub‘unu meccânen bâ-ma‘rifet-i mütevellî ferâğ ve teslîm eylediğimde ol dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve tefevvüz ve tesellüm ve kabûl eyledi dedikde vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde ketb ü tahrîr ba‘dehû ma‘an mürsel Yusuf b. Abdullah ve Ali b. Mehmed ile meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fî-selhi Zilhicceti’ş-şerîfe sene 1152.

Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-eimme Hâfız Ahmed Efendi b. Ahmed, es-Seyyid Süleyman Çelebi b. Ebulkasım, Terzi Halil b. Mehmed, Ahmed b. Ömer, Mustafa b. İbrahim, el-Hâc İbrahim b. Mehmed