|
Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740) cilt: 69, sayfa: 152 Hüküm no: 112 Orijinal metin no: [16a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Halime Hanım’ın tarla ve çayırlarını Osman Çelebi’ye sattığı
Mübâya‘a ve ferâğ-ı tarla
Mahmiye-i İstanbul’da Hoca Üveys mahallesinde sâkine fahrü’l-muhadderât Şerife Halime Hanım bt. es-Seyyid Mehmed Dede Efendi b. Mustafa’nın sadrî kebîr oğlu ve tarafından husûs-ı âti’l-beyânda ikrâra vekîl olduğu zâtını ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân Mehmed Ağa b. Ahmed ve Mehmed Ağa b. Mustafa nâm kimesneler şehâdetleriyle şer‘an sâbit olan umdetü’l-müderrisîni’l-kirâm es-Seyyid Mehmed Efendi b. es-Seyyid Mustafa meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde sâhib-i hâzihi’l-vesîka Erzurum kazâsı ahâlîsinden Osman b. Muharrem nâm kimesne mahzarında bi’l-vekâle ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip müvekkilem vâlidem mezbûre Halime Hanım’ın işbu temessük mantûkunca ferâğ-ı âti’z-zikrin sudûruna değin taht-ı tasarrufunda olup zikr olunan Erzurum kazâsı nevâhîsinden Yukaru Pasin nâhiyesi kurâsından Çul Ahmed nâm karye sınırı dâhilinde her biri lede’l-ahâlî ve’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd on yedi kıt‘a tarlalar ve tarla-i mezbûrun kebîrinde nübû‘ eden mâ-i lezîz ve iki kıt‘a çayır yerlerini doksan guruş bedel mukābelesinde mezbûr Osman Çelebi’ye bâ-ma‘rifet-i sâhib-i arz ferâğ ve tefvîz ve yine akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin yedinde mülkü olup karye-i mezbûrede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd ve’l-mikdâr ev yeri ve harman yeri ve samanhânesini cümle tevâbi‘iyle bi-safkatin vâhidetin bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile on guruşa yine mezbûr Osman Çelebi’ye bey‘ ve mahallerinde kabza mezbûru taslît eylediğinde ol dahi ber-vech-i mübeyyen tefevvüz ve iştirâ ve kabûl ve bedel-i mezkûr ile semen-i merkūmdan müctemi‘ yüz guruşu vâlidem müvekkilem mezbûreye teslîm eylediğinde ol dahi bi’t-tamâm tesellüm ve ahz u kabz eyledi min-ba‘d zikr olunan on yedi kıt‘a tarlalar ve iki kıt‘a çayır yerleri mezbûr Osman Çelebi’nin dâhil-i havza-i tasarrufu ve mârrü’z-zikr mebî‘ler emlâk-i müşterâsı olup müvekkilem mezbûrenin alâkası kalmamışdır dedikde gıbbe’t-tasdîkı’l-mu‘teberi’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’s-sâmin ve’l-ışrîn min-Zilhicceti’ş-şerîfe sene 1152.
Şuhûdü’l-hâl: Mustafa Efendi b. Şeyh Mehmed, el-Hâc Hasan b. Abdullah, el-Hâc Mehmed b. Mehmed, Mustafa Çelebi Erzurumî, Molla Mehmed Erzurumî, Hasan Efendi b. Osman, Molla Abdülkerim b. (°), Boşnak Molla Mehmed, Kilârî el-Hâc Osman
|