.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740)
cilt: 69, sayfa: 227
Hüküm no: 206
Orijinal metin no: [29a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Sinan Ağa’nın vakfından olan yanmış ev arsasının Abdullah Efendi’ye satıldığı

Keşf

Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde ketb ü tahrîri için bi’l-iltimâs cânib-i şer‘-i hatîrden irsâl olunan müderrisîn-i kirâmdan Mevlânâ Hıfzı el-Hâc Mehmed Efendi b. el-merhûm Hasan Efendi mahmiye-i İstanbul’da Haseki kurbünde Habbâz Muhyiddin mahallesinde vâki‘ ashâb-ı hayrâtdan merhûm Sinan Ağa b. Abdurrahim nâm sâhibü’l-hayrın vakfından olup üç tarafdan Derviş Ali Mehmed Ağa Sarayı ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd muhterik menzil arsasına varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i şerîf ettikde menzil-i mezkûrun ber-mûceb-i vakfiye-i ma‘mûlün-bihâ süknâ ve tevliyeti vâkıf-ı mezbûrun evvelâ nefsine ba‘de vefâtihî evlâd-ı evlâd-ı evlâdına meşrûta olmağla süknâ ve tevliyetine ber-mûceb-i şart-ı vâkıf mutasarrıfa olup zâtı es-Seyyid İbrahim Çelebi b. Osman ve Hüseyin Çelebi b. İbrahim nâm kimesne ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan evlâd-ı vâkıfdan Ümmühani bt. Fazlullah nâm hatun meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip vâkıf-ı mezbûrun vakfiye-i ma‘mûlün-bihâsı mantûkunca menzil-i mezbûr bi-emrillâhi te‘âlâ muhterik olursa ba‘zı arsası ifrâz ve bedel-i misli ile âhara ferâğ ve mâ‘adâ arsası üzerine bedel-i mezkûr ile binâ olunup meşrûtün-lehümden mevcûd bulunan sâkin olalar deyü meşrût olmağla menzil-i mezkûr bin yüz otuz senesinde vâki‘ olan harîkde bi’l-külliye muhterik olup arsa sırfa kalmağla taraf-ı vakıfda binâya müsâ‘id olmamağla ile’l-ân hâlî kalıp ahcâr-ı mevcûdesinin ekseri zâyi‘ olmağın arsa-i mezkûrenin ber-mûceb-i şart-ı vâkıf ba‘zını ifrâz ve senede mukāta‘a ve icâre-i mu‘accele-i misliyesiyle âhara îcâr ve enkāz-ı mevcûdesi semen-i misli ile âhara bey‘ ve hâsılı olan ücret ve semen ile mâ‘adâ arsası binâ olunmak taraf-ı vakfa min-külli’l-vücûh enfa‘ ve evlâ olmağın ber-vech-i muharrer cânib-i şer‘den bana izin verilmek bi’t-tevliye matlûbumdur dedikde mezbûre Ümmühani Hatun’un bi’l-cümle kelimât-ı meşrûhası vâkı‘a mutâbıka olduğu mevsûkun-bihim cemâ‘at-i Müslimîn ihbârlarıyla lede’ş-şer‘i’l-enver zâhir ve müte‘ayyen olduğunu mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr ve ba‘dehû ba‘s olunan ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mütevellîye-i mezbûre Ümmühani’ye ber-vech-i muharrer taraf-ı şer‘de izin verildikden sonra mevlânâ-yı mezbûr hâssa mimârlarından Ser-mi‘mâr el-Hâc Mehmed Ağa b. Abdullah ve el-Hâc Mustafa b. Mustafa nâm halîfeler ile tekrâr arsa-i mezkûre üzerine varıp zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i şerîf ettikde mezbûr Ümmühani Hatun meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda hâlâ Devlet-i Aliyye’de çavuşbaşı olan umdetü’l-emâcid ve’l-ekârim câmi‘ü’l-mehâmid ve’l-mekârim bâ‘is-i hâze’l-kitâb sa‘âdetlü Derviş Mehmed Ağa b. el-Hâc Mahmud taraf-ı bâhirü’ş-şereflerinden husûs-ı âti’l-beyânla vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi olan Abdullah Efendi b. Sunullah mahzarında bi-tav‘ihâ ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip mimârân-ı mezbûrân mesâhaları üzere arsa-i mezkûrenin tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î bin üç yüz kırk altı buçuk zirâ‘ arsasını ifrâz ve alâmet-i fâsıla vaz‘ olundukdan sonra müvekkil-i müşârün-ileyh Derviş Mehmed Ağa için senede üç yüz akçe mukāta‘a ve dokuz yüz altmış guruş mu‘accele-i misliye ile li-ecli’l-binâ müvekkil-i mezbûr Abdullah Efendi’ye bi’t-tevliye îcâr ve arsa-i müfreze-i mezkûre üzerinde mevcûd etrâfı muhterik taş duvarları ve sâir münhedim ahcârı ve harâb su kuyusunun dahi ahcârını yüz kırk guruşa bey‘ ve temlîk ve teslîm eyledikde ol dahi müvekkil-i müşârün-ileyh Derviş Mehmed Ağa için ber-vech-i meşrûh bi’l-vekâle istîcâr ve iştirâ ve temellük ve kabûl eyledikden sonra mu‘accele-i mezkûr dokuz yüz altmış guruş ve semen-i mezbûr yüz kırk guruş vekîl-i merkūm Abdullah Efendi müvekkili müşârün-ileyhin mâlından tamâmen bana def‘ ve teslîm ben dahi yedinden bi’t-tevliye ahz u kabz eyledim ba‘de’l-yevm arsa-i mezkûre müvekkil-i müşârün-ileyhin ber-vech-i meşrûh dâhil-i havza-i tasarrufu ve zikr olunan duvarlar ve sâir ahcâr-ı mevcûde ve harâb su kuyusu mülk-i müşterâsı ve hakk-ı sırfı olmuşdur ba‘de’l-yevm müvekkil-i müşârün-ileyh arsa-i mezkûre üzerine kendi mâlıyla nefsi’çün her ne binâ ederlerse mülkü olmak üzere binâya müvekkil-i müşârün-ileyhe bi’t-tevliye izin verdim dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde ketb ü tahrîr ba‘dehû ma‘an ba‘s olunan ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb ve imlâ olundu.

Fî 13 Muharrem sene 1153.

Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-kuzât Hıfzı Mehmed Efendi, Karakulak Ahmed Ağa b. Hüseyin, Abdurrahman Ağa b. Ahmed, Ömer Efendi b. Yakub, Hattat es-Seyyid Ahmed Efendi b. Mehmed, Hüseyin Efendi b. Mehmed el-müezzin, Mustafa b. Ali, Ömer Çelebi b. Ahmed, Ahmed b. Mehmed