|
Bab Mahkemesi 172 Numaralı Sicil (H. 1152-1153 / M. 1740) cilt: 69, sayfa: 288 Hüküm no: 281 Orijinal metin no: [40a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şeyh Mehmed Emin Celvetî’nin evlerini vakfettiğine dair vakfiyesi
Mâ hurrire fî-hâzihi’l-vesîkati’ş-şer‘iyye min-asli’l-vakfi ve şerâitihi’l-mer‘iye cerâ küllühû ledeyye ve innî kazaytü bi-sıhhatihî ve lüzûmihî fî-husûsihî ve umûmihî âlimen bi’l-hilâfi’l-cârî beyne’l-eimmeti’l-eslâf ve mürâ‘iyen li-mâ yecibü ri‘âyetühû fi’l-evkāf harrarahû el-fakīr ileyhi subhânehû ve te‘âlâ Mehmed el-kādı bi-Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Kostantıniyye -suniyet ani’l-âfât ve’l-beliyye-
Hamd-i mevfûr ve şükr-i nâ-mahsûr ol vâkıf-ı umûr ve kâşif-i estâr-ı cumhûr cenâbına mu‘ayyen ve maksûrdur ki dâr-ı cinânı a‘mâl-i hasenât erbâbına lutf u ihsân eyledi, ve’s-salâtü salavât ol seyyid-i kâinât ve mefhar-i mevcûdât makbûl-i dergâh-ı ilâhî …? …? …? ma‘allâhi a‘nî Muhammed Rasûlüllâh hazretlerinin merkad-i münevver ve meşhed-i mu‘attârlarına îsâr olunur ki, tarîk-i hayrâtı ve sebîl-i meberrâtı ayân eyledi dahi zümre-i âl ü evlâd ve fırka-i ashâb ü ahfâdları müşâhidîne nisâr olunur ki, her biri vâkıf-ı esrâr şerâyi‘-i ahkâm olmağla nücûm-ı semâ-sa‘âdet ve kevâkib-i felek-izzet derürler -rıdvânu’llahi te‘âlâ aleyhim ecma‘în- ve ba‘d işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ve tastîrine bâ‘is ve bâdî oldur ki, mahmiye-i İstanbul -sînet ani’l-âfât- hısnı ebvâbından Eğrikapı hâricinde server-i enbiyâ habîb-i kibriyâ hazret-i Muhammed Mustafa -sallallâhu te‘âlâ aleyhi ve sellem-in alemdârı Halid b. Zeyd Ebî Eyyûb Ensârî -radiyallâhu te‘âlâ anhü’l-bârî-ye mensûbe olan belde-i tayyibe-i mübâreke mahallâtından Cebecibaşı mahallesinde mîrî su mahzeni mukābelesinde vâki‘ Hırâmî Ahmed Paşa binâ eylediği mescid-i şerîf ve zâviyesinde zâviye-nişîn olan umdetü’l-ulemâi’s-sulehâi’s-sâlikîn sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât eş-Şeyh Mehmed Emin el-Celvetî b. Ahmed Sûfî meclis-i şer‘-i şerîf-i enver ve mahfil-i dîn-i münîf-i ezherde vaktâ ki bu dâr-ı dünyâ medâr-ı fenâ ve makarr-ı inâ olup ni‘âmı zıll-ı zâil ve mukīmi dayf-ı râhil ve vücûduna adem lâzım ve sıhhatine sakam telâzim idiğine ilmi yakīnen câzim olmağla inşâ-i hayr etmeğe âzim olup niyet-i sâfiye ve taviyyet-i vâfiye ile hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı âti’l-beyâna li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb u ta‘yîn eylediği Mahmud b. Mehmed mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip yedimde mülk ve hakkım olup mahmiye-i mezbûrede Molla Ahaveyn mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Çukurçeşme kurbünde Kebeci Abdülbaki Çelebi odaları demekle ma‘rûf odalardan Vezneci Ahmed Çelebi menzili ve bir tarafdan vakf-ı el-Hâc İlyas bostanı ve bir tarafdan Hüseyin Odabaşı menzili ve bir tarafdan ba‘zan Osman Efendi menzili ve ba‘zan iki tarafına tarîk-i hâs ile mahdûd tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î altı yüz zirâ‘ arsa üzerine mebnî hâricen fevkānî bir oda ve bir sofa ve tahtânî bir oda ve ahur ve kenîf ve dâhilen tahtânî iki oda ve bir sofa ve bir kemer matbah ve kilâr ve müşterek bi’r-i mâ ve kenîf ve bir mikdâr bahçe ve taraf-ı âharında dahi dâhilen fevkānî üç bâb oda ve bir kemer matbah ve tahtânî kenîf ve müşterek bi’r-i mâ ve bir mikdâr bahçe ve hâriciyede bir oda ve kenîf ve bostan-ı mezbûrda damlalık arsasını müştemil menzilimi ve yine Molla Ahaveyn mahallesinde Çukurçeşme kurbünde vâki‘ bir tarafdan İpekçi İsmail Çelebi menzili ve bir tarafdan Kırbacı el-Hâc İsmail Vakfı olan odalar ve bir tarafdan Çulha es-Seyyid Mehmed Çelebi menzili ve taraf-ı râbi‘i tarîk-i âm ile mahdûd tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î altı yüz dokuz zirâ‘ arsa üzerine mebnî fevkānî üç oda ve iki sofa ve tahtânî bir matbah ve bir kömürhâne ve iki bi’r-i mâ ve kenîf ve bir mikdâr bahçe ve havluyu müştemil menzilimi ve yine mahmiye-i İstanbul hısnı ebvâbından Eğrikapı dâhilinde Tekfursarayı karşısında Çakırağa mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Mustafa Odabaşı mülkü ve iki tarafdan es-Seyyid Ahmed Ağa mülkü ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd bi-hesâb-ı terbî‘î tûlen ve arzen iki yüz yirmi zirâ‘ arsa üzerine mebnî fevkānî iki oda ve bir sofa ve dehliz ve bir matbah ve bir kilâr ve tahtânî kenîf ve bahçe ve müşterek bi’r-i mâ ve havluyu müştemil menzilimi ve yine mahmiye-i İstanbul hısnı ebvâbından Eğrikapı hâricinde tarlaya karşı Otakçıbaşı mahallesinde vâki‘ bir tarafdan virâne bahçe ve bir tarafdan Sadıkoğlu Hüseyin Beşe menzili ve bir tarafdan el-Hâc İbrahim Ağa veresesi menzili ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î doksan altı zirâ‘ arsa üzerine mebnî fevkānî bir oda ve bir sofa ve tahtında bir matbah ve kenîf ve bir mikdâr bahçeyi müştemil menzilimi ve yine Eğrikapı hâricinde tarlaya karşı Otakçıbaşı mahallesinde vâki‘ bir tarafdan es-Seyyid Süleyman Çelebi menzili ve bir tarafdan imâma meşrûta ve vakıf menzil ve bir tarafdan tarîk-i hâs ve taraf-ı râbi‘i tarîk-i âm ile mahdûd tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î iki yüz otuz iki zirâ‘ arsa üzerine mebnî tahtânî üç bâb oda ve kenîf ve bi’r-i mâ ve havluyu müştemil menzillerimi bi-cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık ve etyab-ı mâlımdan ifrâz eylediğim altı yüz guruşumu dahi vakf-ı sahîh-i müeyyed ve habs-i sarîh-i muhalled ile vakf ü habs edip ve mukaddemâ zevcem merhûme Hacce Hadîce hayâtda oldukça kendine vefâtından sonra bana ve benim vefâtımdan sonra ile’l-inkırâz evlâdıma ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdıma vakf ü ta‘yîn eylediği Divanyolu’nda Ali Paşa-i atîk mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Ahmed Çelebi mülkü ve bir tarafdan Kâtib İbrahim Efendi mülkü ve bir tarafdan Osman Paşa Sarayı demekle ma‘rûf saray ve bir tarafda tarîk-i hâs ile mahdûd tûlen ve arzen bi-hesâb-ı terbî‘î yetmiş sekiz zirâ‘ arsa üzerine mebnî tabaka-i ulyâda bir oda ve bir sofa ve tahta-pûş ve tabaka-i vüstâda bir oda ve bir dehliz ve kilâr ve süflâda bir kemer matbah ve bi’r-i mâ ve kenîf ve havluyu müştemil menzil ile mâlından iki yüz guruş nukūd-ı mevkūfesi şurûtunun tebdîl ve tağyîrini yedimde komağla işbu vakf-ı mezbûruma vakf-ı evvel-i mezbûr zam ve ilhâk olundukdan sonra şöyle şart eyledim ki, zikr olunan vakıflara hayâtda oldukça ben mütevellî olup menzileyn-i mezbûreyni icâreteyn ile âhara îcâr ve meblağ-ı mezbûr sekiz yüz guruş dahi alâ-vechi’l-helâl onu on bir buçuk hesâbı üzere rehn-i kavî ve kefîl-i melî ile istirbâh ve istiğlâl olunup hâsıl olan galle ve nemâdan ben mutasarrıf olup bi-emrillâhi te‘âlâ vefâtımdan sonra zevcim Âişe Hatun bt. Mehmed yevmî dört akçe vazîfe ile mütevellîye ola ve onun vefâtından sonra evlâdım ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdım ile’l-inkırâz vazîfe-i mersûme ile mütevellî olalar ba‘de inkırâzi’l-evlâd akrabâmdan es-Seyyid Abdullah mütevellî ola ve onun vefâtından sonra vakfımın mürtezi[ka]larının aslah ve erşedi mütevellî olalar ve bir sâlih ve mütedeyyin kimesne vakfıma yevmî bir akçe ile kâtib ola ve bir kimesne dahi yevmî iki akçe ile câbî ola ve mârrü’z-zikr Eğrikapı hâricinde su mahzeni mukābelesinde Cebecibaşı mahallesinde Halid b. Zeyd Ebî Eyyûb Ensârî -radiyallâhu te‘âlâ anhü’l-bârî- hazretlerinin şehîd oldukları mevzi‘de merhûm Hırâmî Ahmed Paşa Zâviye Mescid-i şerîfinde bir sâlih ve mütedeyyin ve mücevvid hâfız-ı kelâm-ı kadîm kimesne haftada iki gün tullâba ta‘lîm-i Kur’ân-ı azîmü’ş-şân edip yevmî sekiz akçeye mutasarrıf ola ve yine hizmet-i kurrâ için mescid-i şerîfin bâbın açıp kapamaya ve seccâde ve minderin koyup ve kaldırmak için mescidin kayyûmu olanlar yevmî bir akçeye mutasarrıf olalar ve yine su mahzeni çeşmesine şurb-i mâ-i nâs için tas asıp ve kaldırmak için mahalleden bir kimesne yevmî bir akçeye mutasarrıf olalar ve zâviye mescid-i şerîfinde zâviye-nişîn olanlar beher sene birer hatm-i şerîf tilâvet edip sevâbını rûh-ı Râsûlüllâha ihdâ edip yevmî bir akçeye mutasarrıf olalar ve yine mescid-i şerîfde imâm olanlar beher sene birer hatm-i şerîf tilâvet edip sevâbını vâkıfın rûhuna ihdâ edip yevmî bir akçeye mutasarrıf olalar [40b] ve yine mescid-i mezbûrda müezzin olanlar beher sene birer hatm-i şerîf tilâvet edip sevâbını vâkıfın vâlideynin ve üstâdlarının rûhlarına ihdâ edip yevmî bir akçeye mutasarrıf olalar ve her re’s-i senede her birisi mezkûr hatm-i şerîfleri tilâvet edip mescid-i mezbûrda eyyâm-ı mübârekede leyâlî-i mübârekede cemâ‘at-i Müslimîn ile du‘âların edip sevâbların mahall-i mezkûrlarına ihdâ edeler vakf-ı mezbûrum hazret-i şeyhülislâm-ı sellemehü’s-selâm hazretlerinin nezâret-i aliyyelerinde ola ve yine ehl-i mürtezika ve ehl-i mahalle ve vakfıma hasbî nâzırîn olup her re’s-i senede mütevellînin muhâsebesin ihtimâmen göreler ve meblağ-ı mezbûr mahmiye-i merkūmede mevzi‘-i ma‘rûf bostanda yed-i mütevellî ve sandık ile nâzıreyn ma‘rifetiyle dolaba vaz‘ olunup hîn-i iktizâda ihrâc oluna ve meblağ-ı mezbûr zikr olunduğu üzere istirbâh ve istiğlâl ve menzilûn-ı mezbûrûn icâreteyn ile îcâr olunup hâsıl olan icârât ve mahlûlât ve murâbahâtdan vazîfe-i mu‘ayyeneler verildikden sonra bâkī fazlaları meblağ-ı mezbûr yed-i mütevellide yedek nâmıyla zabt ve hıfz olunup ba‘zı şehrde icârât ve murâbaha cem‘ olunmadığı halde re’s-i şehrde ehl-i vezâifin vazîfeleri cefâ olunmayıp meblağ-ı mezbûrdan verilip ba‘dehû itmâm oluna ve meblağ-ı mezbûrdan mâ‘adâ zuhûr eden zevâyid-i vakf ile düşdükçe akārâta tebdîl olunup icâreteyn ile îcâr oluna icârât tamâmında yine fazla kalırsa zâviye-i mezbûrede beher sene âşûrâ aşı tabh oluna ve mevlid-i şerîf ayında mevlid-i şerîf kırâet oluna ve Kurban Bayramı’nda üç kurbân zebh olunup mezkûrlar fukarâ ile ekl olunup ba‘dehû üçer İhlâs-ı şerîf tilâvet edip sevâbını vâkıfın rûhuna ihdâ edeler ve eğer mezkûrlardan ziyâde yine mahlûlâtdan izdiyâd zuhûr ettikçe ibtidâdan tahammülüne göre her birine ehl-i mürtezikanın vazîfeleri üzerine nısf ya birer akçe düşdükçe zam oluna ve iyâzen billâhi te‘âlâ vakf-ı mezbûruma noksân terettüb eder ise galle-i mezkûreden tamâm olmadıkça bir kimesneye vazîfe tamâmen verilmeye ve hizmet edenler bi-gayr-ı özr-i şer‘î hizmetlerin terk ve tekâsül üzere olup tenbîh ile dahi mütenebbih olmazlarsa vazîfeleri verilmeyip ve şurût-ı mezkûra ri‘âyet ve i‘tibâr olunmayıp yerleri âhara verilip edâ-i hizmet oluna, vakf-ı mezbûrumun tebdîl ve tağyîri ancak yedimde ola ve mürûr-ı eyyâm ile şurût-ı mezkûreye ri‘âyet müte‘azzire olursa vakf-ı mezbûra mutlakā fukarâ-i Müslimîne sarf oluna deyü fârigan ani’ş-şevâgil menzilûn-ı mezbûrûn ve meblağ-ı merkūmu mütevellî-yi mezbûra teslîm ol dahi ber-vech-i muharrer kabz ve tesellüm eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîk vâkıf-ı mezbûr kelâmını semt-i vefâdan cânib-i şikāka atf edip vakf-ı akār İmâm-ı A‘zam hümâm-ı akdem Ebû Hanîfetü’l-Kûfî hazretleri katında sahîh lâkin sıhhat-i lüzûm olmayıp ve vakf-ı nukūd dahi eimme-i selâse katlarında sahîh olmadığına binâen vakf-ı mezbûrdan rücû‘ edip menzilûn-ı mezbûrûn ve meblağ-ı merkūmu mülküme istirdâd ederim dedikde mütevellî-yi reşîd cevâb-ı sedîde mütasaddî olup vakf-ı akār hazret-i İmâm-ı A‘zam kavl-i şerîfleri üzere ve vakf-ı nukūd hazret-i İmâm-ı Züfer mezhebi üzere sahîh olup ve sıhhat lüzûmdan müfârık olmaz diye? eimme-i dîn mezhebleri üzere redd ü teslîmden imtinâ‘ edip menziller-i mezbûrların ve meblağ-ı merkūmun sıhhat ve lüzûmuna hükm taleb ettikde hâkim-i hâsım-ı muvakkı‘-ı sadr-ı kitâb tûbâ-lehû ve hüsnü-meâb efendi hazretleri dahi âlimen bi’l-hilâf menzilûn-ı mezbûrûnun ve meblağ-ı merkūmun sıhhat ve lüzûmuna hükmetmeğin vakf-ı mezbûr lâzım ve mütehattim olup min-ba‘d nakz-ı nakīzına mecâl muhâl oldu, her kim tebdîline sâ‘î ve tağyîrine mütasaddî olursa envâ‘-ı azâb ve esnaf-ı ikāb ile mu‘azzeb ve mu‘âkab olur, cerâ zâlik kavlühû te‘âlâ “Fe-men beddelehû ba‘demâ semi‘ahû fe-innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû innallâhe semî‘un alîm” ve ecrü’l-vâkıfi ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm ve alâ hâze vaka‘a’l-işhâd ve’t-tahrîr fî-şehri min-Muharremi’l-harâm li-sene selâse ve hamsîn ve mi’e ve elf, min-hiceti men-lehü’l-izzü ve’ş-şeref.
Şuhûdü’l-hâl: Umdetü’l-mevâli’l-izâm Nakşîzâde es-Seyyid Mehmed Said Efendi, umdetü’l-müderrisîni’l-kirâm el-Hâc es-Seyyid Ali Efendi, umdetü’l-müderrisîni’l-kirâm Hırka-i şerîfe Şeyhi es-Seyyid Mehmed Efendi, fahrü’l-müderrisîni’l-kirâm Derviş Mehmed Efendi, umdetü’l-müderrisîni’l-kirâm Fevzi Ahmed Efendi, zübdetü’l-müderrisîni’l-kirâm Hacızâde Mehmed Efendi, umdetü’l-meşâyihi’l-kirâm Sultan Ahmed Vâ‘izi Hasan Efendi hazretleri, Seyfullah Efendi hatîb-i Piyale Paşa, Ali Efendi imâm-ı Câmi‘-i Mirâhur Yedikule, Mehmed Efendi imâm-ı bi-mescid-i Harâmî, es-Seyyid Mustafa Efendi müezzin-i mescid-i Harâmî, Seyyid Mahmud Efendi imâm-ı mescid-i Avcıbey mahallesi, Müezzin Lütfullah mescid-i Avcıbey mahallesi, Hattat Mehmed Efendi …? mahallesi, İbrahim Efendi imâm-ı câmi‘-i …? mahallesi, Za‘îm Mehmed Ağa, es-Seyyid Abdullah Veznedâr-ı Tersâne, el-Hâc Ahmed Çelebi doğramacı, Kamçıcı İbrahim Çelebi, Kamçıcı Mustafa Çelebi, İsmail Beşe sucukcu, İsmail Beşe b. İbrahim Beşe
|